ULAŞTIRMA ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, pandemi sürecinde Türkiye’nin güvenle uçulabilecek bir ülke olduğunu belirterek, “Özellikle Avrupa Birliği ülkeleri başta olmak üzere birçok ülke, Türkiye’nin salgınla mücadelesindeki başarıdan ve salgını kontrol altına alma hızından haberdar ve dünya genelinde adımızdan övgüyle söz ediliyor. Bu durumun ve havayolu taşımacılığında almış olduğumuz tedbirlerin oluşturduğu güven ortamının, turizm sektörümüze de çok büyük katkıları olacağını düşünüyorum” dedi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Demirören Haber Ajansı'na (DHA) yaptığı yazılı açıklamada, denizcilikten koronavirüs sürecine, yatırımlardan haberleşmeye kadar birçok konuya değindi. Yapılan doğru yatırımların, koronavirüs sürecinde olumlu karşılığını gördüklerini belirten Bakan Karaismailoğlu, bu süreçte tamamlanmayan projelerin yapımının, tüm tedbirler alınarak, ara verilmeden devam ettiğini söyledi.

'DÜNYA DENİZCİLİĞİNDE ÖNCÜ OLMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ'

Deniz taşımacılığının önemine vurgu yapan Bakan Karaismailoğlu, “Deniz taşımacılığı küresel ihracat ve ithalatın belkemiğidir. Bugün dünya ticaretinin yaklaşık yüzde 85’i deniz taşımacılığı ile gerçekleşmektedir. Çünkü denizyolu ile yükleri, tek seferde daha büyük miktarlarda, en ucuz ve en güvenli şekilde taşıyabiliyoruz. Ayrıca havayolu, karayolu ve demiryolu taşımacılığına göre çok daha ekonomiktir. Sürdürülebilir ekonomik gelişme ve refah için ülkelerin olmazsa olmazıdır. Ecdadımız da bu bilinçle denizlere çok önem vermiş, yaşadığımız coğrafyanın avantajlarını da kullanarak, denizlerde adından daima söz ettirmiştir. Biz de ecdadımızdan aldığımız mirasla, dünya denizciliğinde öncü ve önemli bir role sahip olmak için çalışıyoruz. Bir yandan seyir emniyeti, can, mal, deniz ve çevre güvenliğinin korunmasına yönelik önlemlerin en üst düzeye çıkarılmasını; diğer yanda da gemi inşa sanayimizin ve liman tesislerimizin uluslararası standartlarda hizmet vermesini sağlıyoruz” dedi.

'ULUSLARARASI LİMAN SAYIMIZI 181’E ÇIKARDIK'

Bu kapsamda son 18 yılda denizcilik sektöründe önemli gelişmelere imza attıklarını belirten Bakan Karaismailoğlu, şunları ifade etti:

“Türk sahipli deniz ticaret filomuz, 2002 yılında dünyada 17’inci sırada iken, bugün filomuzu 29,5 milyon DWT taşıma kapasitesi ile 15’nci sıraya yükselttik. Bu sektörde, 30 ülkenin dünyanın yüzde 80’ini yönettiğini göz önünde bulundurursanız, dünyada 15’nci sırada yer almak büyük önem taşıyor. Uluslararası liman sayımızı 181’e yükselttik. Limanlarımızda elleçlenen yük miktarını 484 milyon tona çıkardık. Karadeniz kıyılarında inşa ettiğimiz Filyos Limanı hizmete geçtiğinde, yıllık 25 milyon ton konteynır elleçleme kapasitesi ile büyük tonajlı gemiler için yeni bir adres daha olacak. Geçmişte, Paris Memorandumu'nda kara listede olan Türk bayraklı gemileri, etkin ve yoğun denetim ve eğitim sonucunda 2008 yılında beyaz listeye taşıdık ve o zamandan itibaren hep beyaz listede yer aldı. 2019 yılında da yüzde 1,59 ile tüm zamanların en düşük tutulma oranını yakaladık. 2003’te 37 adet olan tersane sayımızı 83’e çıkardık. Yıllık üretim kapasitemizi ise 550 bin dedveyt ton’dan 4,53 milyon dedveyt ton’a yükselttik. Yerlilik oranımız da yüzde 60 seviyelerine ulaştı. Türk gemi inşa sanayimiz, en son teknolojiyi kullanarak çevreye duyarlı gemiler inşa edebilen önemli bir sektör oldu. Tecrübesi, kaliteden ödün vermeyen yönetim anlayışı ve iş bitirmedeki hızı ile dünya genelinde saygın bir konuma yükseldi. Hedefimiz gemi inşa sanayinde dünya sıralamasında, adet bazında 9‘uncu, tonaj bazında ise 16’ncı sırada yer alan ülkemizi daha üst seviyelere taşımaktır.”

'YAPILAN DOĞRU YATIRIMLARI SALGIN SÜRECİNDE GÖRMÜŞ OLDUK'

Koronavirüs sürecindeki sektörel kayıplarla ilgili olarak da “Öncelikle kaybettiğimiz canlar hariç her şeyin telafisi olduğuna inanıyorum. Doğru politikalar ve sarsılmaz bir irade ile yola çıktığınızda, başaramayacağınız hiçbir şey yoktur. Bunu en son olarak Covid-19 salgınında gördük. Dünyanın en gelişmiş ülkelerinin sağlık sistemleri çöktü ve yüz binleri aşan ölüm vakaları görüldü. Biz ise o dönemde ülke olarak büyük ve takdire şayan bir başarı sağladık. Hatta bu ülkelere yardım eli uzattık. Bu başarıya, başta salgını başından itibaren ciddiyetle takip eden ve gerekli tüm tedbirlerin alınması gerektiği talimatını veren Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği ile kendi yaşantılarından fedakarca ödün veren sağlık çalışanlarımız sayesinde ulaştık. Aynı şekilde ulaşımdan eğitime, turizmden güvenliğe her alanda koordinasyon içinde kararlar aldık ve uyguladık. Vatandaşlarımız da devlet ile el ele vererek alınan tedbirlere harfiyen uydu. Sağlık sektörümüz başta olmak üzere tüm alanlarda, son 18 yılda sağlanan siyasi istikrar ve yapılan doğru yatırımlar ile birlikte kat ettiği mesafeyi, salgın süreci ile birlikte bir kez daha gördük.”

'KORONAVİRÜS SÜRECİNDE YATIRIMLARIMIZI DURDURMADIK'

Bakan Karaismailoğlu, yapılan yatımlarla ilgili olarak da şu bilgileri verdi:

“Milletimizin desteğiyle, adeta yılan hikayesine dönen hizmetleri bir bir hayata geçirdik. Ülkenin ihtiyacı olan yatırımların yanı sıra, o dönemlerde hayal bile edilemeyecek dev projeleri tamamlayıp, milletimizin hizmetine sunduk. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı bünyesinde Marmaray, Avrasya Tüneli, Yavuz Sultan Selim ve Osmangazi Köprüleri, İstanbul Havalimanı, Yüksek Hızlı Tren hatları gibi nice küresel ölçekte projeler tamamlandı ve milletimize hizmet vermeye başladı. Bölünmüş yol uzunluğumuzu 6 bin kilometrelerden 27 bin kilometrenin üzerine çıkardık. Avrupa’nın 6’ncı, dünyanın 8’nci Yüksek Hızlı Tren işletmecisi olduk. Aktif olarak kullanılan havalimanı sayısını 26’dan 56’ya yükselttik. Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Hattı ve Marmaray ile Londra’dan Pekin’e uzanan Demir İpek Yolu Projesi’ni hayata geçirdik. Koronavirüs sürecinde de Türkiye’yi geleceğe taşıyacak yatırımları durdurmadık. Bakanlığımız tarafından yapımı devam eden tüm projelerin şantiyelerinde gerekli tedbirleri sürecin en başından beri aldık ve çalışmalara devam ettik. Bundan sonra da inşaat sezonu boyunca normalleşme süreci içerisinde tüm tedbirleri sürdürüp, aynı hassasiyetle çalışmalara devam edeceğiz. 1915 Çanakkale Köprüsü, Filyos Limanı, Gayrettepe-Havalimanı Metro Hattı, Ankara-Sivas YHT Hattı, Ankara-Niğde ve Kuzey Marmara Otoyolları gibi belli başlı nice büyük projemizde de aksama olmadan, yol haritamıza uygun olarak ilerliyoruz. Aynı şekilde salgın nedeniyle seferleri durdurulan yüksek hızlı trenlerimizi ve havayolu uçuşlarımızı da gerekli sağlık tedbirlerini alarak başlattık. Özellikle de havayolunda, gerek yabancı ziyaretçilerin ülkemize gelmesinde önemli bir ulaşım aracı olması, gerekse de küresel ticareti canlandırması açısından kritik adımlar attık.”

'HAVAYOLU TAŞIMACILIĞINDA ALINAN TEDBİRLER TURİZME KATKI SAĞLAYACAK'

Salgının yayılmasında taşıdığı risklerden dolayı, havayolu kullanımında bazı çekinceler ortaya çıktığını belirten Bakan Karaismailoğlu, “Biz de Havalimanı Pandemi Sertifikası dönemini başlattık. Yayımladığımız genelgedeki şartları yerine getiren havalimanlarını sertifikalandırıp, yeniden faaliyetlerini başlattık. Şu anda 53 havalimanımız salgına karşı önlemlerini aldı ve güvenli bir şekilde vatandaşımıza hizmet vermeye başladı. Çok ciddi tedbirlere ve sıkı bir denetim sürecine sahibiz. Havayolunu kullanan yolcuları, yolculuk sürecinin başlangıç noktasından varış noktasına kadar titizlikle takip ediyor ve aldığımız tüm tedbirleri harfiyen uyguluyoruz. Pandemi Sertifikasını alan havalimanlarımızı ve yaptığımız çalışmaları, diğer ülkelerle de paylaşarak havaalanlarımızda ve uçaklarımızda koronavirüs salgınına karşı tüm tedbirlerin alındığı belgeliyoruz. Ülkemizin güvenle uçulabilecek bir ülke olduğunu herkesin bilmesini hedefliyoruz. Özellikle Avrupa Birliği ülkeleri başta olmak üzere birçok ülke, Türkiye’nin salgınla mücadelesindeki başarıdan ve salgını kontrol altına alma hızından haberdar ve dünya genelinde adımızdan övgüyle söz ediliyor. Bu durumun ve havayolu taşımacılığında almış olduğumuz tedbirlerin oluşturduğu güven ortamının, turizm sektörümüze de çok büyük katkıları olacağını düşünüyorum” dedi.

'NİSAN VE MAYIS AYINDA E-DEVLETE GİREN KİŞİ SAYISI REKOR KIRDI'

İletişimin salgın sürecinde en çok ihtiyaç duyulan şey olduğunu söyleyen Bakan Karaismailoğlu, “Sokağa çıkma kısıtlamalarının yoğun olarak uygulandığı bu dönemde, bankacılık ve iletişim sektörü başta olmak üzere, birçok sektör evden çalıştı. Eğitim kurumları uzaktan eğitim platformları ile öğrencilere evlerinden ulaştı. Dışarıya çıkamayan vatandaşların ilgisi ile e-ticaret sitelerindeki yoğunluk katbekat arttı. İş dünyasında toplantılar görüntülü veya sesli telekonferans uygulamaları ile gerçekleştirdi. Sokağa çıkma kısıtlaması nedeniyle hepimiz, sevdiklerimizle ses-görüntü ve data ile iletişime geçtik. Yayıncı kuruluşlarımızın yayın altyapı kapasite kullanımları arttı. Aylık ortalama 300 milyon olan e-devlet kullanım sayısı, Nisan ve Mayıs aylarında rekor kırarak, 500 milyona ulaştı. Salgın sürecinin başından itibaren haberleşme sektöründe yetkilendirilmiş işletmecilere, yeterli personel bulundurma ve personel yeterliliğini sağlanma talimatını verdik. Haberleşme sektöründe birçok ülkenin altından kalkamadıkları dönemlerde dahi ülkemiz, 18 yılda yaptığı yatırımlar ve alınan tedbirler sayesinde artan yoğunluğun telafi etmeyi başardı. Operatörlerle yapılan koordinasyonla, 850 bin sağlık çalışanına 2 ay süreyle aylık 5 GB internet ve 500 dakika sesli görüşme hizmetini ücretsiz sunduk. Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okulların öğrencilerine Eğitim Bilişim Ağı (EBA) kapsamda, tüm hanelere 8 GB kadar ücretsiz internet hizmeti verdik. Abonelere fatura ödeme tarihlerinde öteleme imkanı sunduk. Virüsün dünya genelinde en yoğun olarak yaşanıp, dış tedarik zincirinin zorlaştığı dönemde; birçok konuda yerli ve milli üretimlerimizle, salgınla daha etkin mücadele ettik” şeklinde konuştu.

'İLETİŞİM ALTYAPISI KAPASİTE KULLANIM ORANLARI ARTTI'

Salgın sürecinde 7’den 77’ye herkesin internet kullandığını belirten Bakan Karaismailoğlu, “Çocuklar internet vasıtasıyla eğitimlerine devam etti. Evden çalışma sisteminde çalışanlar online olarak işlerini yaptı. Aslında bir bakıma bu dönemde Türkiye’nin bilişim, iletişim ve dijital sistemlerini yoğun ve aktif olarak kullanmasıyla birlikte sektörün imkanları test edilmiş oldu. Bu noktada da mayıs ayı sonunda, GSM şirketlerinin üst düzey yöneticileri ile önemli bir toplantı gerçekleştirdik. Salgın süresince iletişim altyapısı kapasite kullanım oranlarımızın arttığı ortada ve bu nedenle sektör temsilcileri ile yeni normalleşme sürecinde orta ve uzun vadede sektörün ihtiyaç öncelikleri ile ilgili ayrıntılı bir yol haritası çıkardık. Operatörler arası ortak çalışma ve şebekeler üstü hizmet konusunda işbirliği imkanlarının artırılmasını da kararlaştırdık. Öte yandan, toplantıda Türkiye’deki bilgi iletişim sektörünün yeni dönemdeki strateji ve planları da ayrıntılı şekilde masaya yatırdık” dedi.

'YÜKSEK HIZLI İNTERNETİN OLMADIĞI YER BIRAKMAYACAĞIZ'

Türkiye’nin haberleşme alanında çağ atladığını vurgulayan Bakan Karaismailoğlu, “Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde son 18 yılda haberleşme sektörüne yapılan yatırımlar ile mobil abone sayımız 83 milyona ulaştı. Genişbant abone sayımız 77 milyonu aştı. M2M, yani makineler arası iletişim abone sayımız 5,7 milyona çıktı. Fiber hat uzunluğu ise 371 bin kilometrenin üzerindedir. Sabit altyapılarda da fiber abone sayısı 3,1 milyona yaklaştı. Özetle, haberleşme sektörü, 2019’da %13 oranında büyüdü. Hedeflerimiz doğrultusunda çalışmalarımızı artarak sürdürmeye devam ediyoruz. 2023 yılında tüm hanelere en az 100 Mbit/sn hızda genişbant erişimi sağlayıp, mobil genişbant abone yoğunluğunu %100’e çıkarıp, toplamda 10 milyon fiber aboneye ulaşmış olacağız. ‘Her Yerden Herkese Genişbant’ sloganıyla; vatan topraklarında yüksek hızlı internetin olmadığı bir köşe bırakmayacağız” dedi.

'5G TEKNOLOJİSİNDE YÜKSEK YERLİLİK ORANINA ULAŞACAĞIZ'

Haberleşme uydu projelerine hızlı bir şekilde devam edildiğini belirten Bakan Karaismailoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Türksat 5A, Türksat 5B’nin ardından Türksat 6A haberleşme uydularımızı uzaya göndererek, Cumhuriyet'imizin 100’ncü yıldönümünde, dünyada haberleşme uydusu üretebilen ilk 10 ülke arasına girmek istiyoruz. 5G teknolojisinde de daha yüksek yerlilik oranlarına ulaşacağız. Bilişimde hızlı bir değişimi beraberinde getirecek olan 5G teknolojilerinde, daha yüksek verimlilik oranını hedefliyoruz. Ülkemizin, teknolojiyi sadece tüketen değil, tasarlayan, geliştiren, üreten ve dünyaya pazarlayan bir ülke haline gelmesi en öncelikli hedefimizdir. Salgın sürecini tarih yazarak atlatan Türkiye, önümüzdeki dönemde dünyada yükselen değer olacağını tüm dünyaya ispatlamıştır.”