YUSUF ZENGİN

BTA Catering Services tarafından organize edilen ‘Türk Kahvesi ve Falı’ isimli seminer, Atatürk Havalimanı’ndaki TAV Airport Hotel İstanbul’da gerçekleşti. Türk Kahvesi Kültürü ve Araştırmaları Derneği’nin kurucu üyelerinden yiyecek-içecek danışmanı Osman Serim, 1,5 saat süren programında Türk kahvesi ve kahve falının tarihi üzerine bilgi verdi. Seminere katılan BTA’nın grup şirketlerinde çalışan misafirlere de, farklı aromalardan oluşan Selamlique Türk Kahvesi hediye edildi.

İLK KAHVE KANUNİ ZAMANINDA İÇİLDİ!

Kahveyle 16. yüzyılda Yemen’in fethiyle tanıştığımızı anlatan Osman Serim, kahvenin ilk defa Kanuni Sultan Süleyman döneminde Topkapı Sarayı’nda içildiğini söyledi. Serim, 1554’te İstanbul’da ilk kahvehane açılmasıyla yayılmaya başladığına dikkat çekerek, “Arap ülkelerinde mırra, İtalya’da espresso denilen yöntemle yapılan kahve, biz de cezve kahvesi olarak geçiyordu. Bu yöntem bize has olduğu için Türk kahvesi olarak isimlendirildi. Osmanlı’da şekerin hem pahalı hem de bulunmasının zor oluşu nedeniyle kahve, sade olarak içiliyor, yanında şeker niyetine lokum ya da incir, kayısı, üzüm gibi meyveler ikram ediliyordu.” dedi.

Osman Serim, kahvenin bilinenin aksine Yemen’den değil Brezilya Rio Minas’dan geldiğine dikkat çekerek, pişirme tekniklerini ilişkin şunları anlattı:

“Lezzetli bir kahve için çekirdeklerin taze öğütülmüş olması önem taşıyor. Kahve, soğuk suyla hazırlanır ve sadece bir defa karıştırılarak kısık ateşte yaklaşık 6-7 dakikada pişirilir. Eğer su sıcak ya da ılık olursa çabuk kaynar ve kahvenin rengi, aroması, tadı suya düzgün şekilde geçmez.”.