Son dönemde outdoor olarak tabir edilen doğanın sert koşullarına dayanıklı kıyafet ve ayakkabılara ilgi arttı. Söz konusu ürünlerin çeşitliliğindeki artışla alıcı profilleri de değişti. Eskiden sadece sporcuların tercih ettiği ürünlere şimdilerde beyaz yakalılar da ilgi gösteriyor.

Doğa şartlarına dayanıklı 'outdoor' ürünlere ilgi arttı. Olgar Grup CEO'su Orkun Olgar, metropollerin büyümesi ve teknolojinin artması neticesinde doğa sporlarına olan ilginin arttığını, bunun da outdoor ürün satışlarına yansıdığını kaydetti. Olgar, Son 5 yılda spor pazarının büyümesini tamamen doğa sporlarına borçluyuz" dedi.

Doğa sporları ekipmanları sektöründe 30 yıllık tecrübeye sahip olan Olgar, "Hem dünyada hem de Türkiye'de son 10 yılda ciddi bir patlama var. Batı Avrupa ve Amerika ile aynı hızda değil belki de ama bizde onları arkadan takip ediyoruz. Türkiye olarak doğa sporları ve doğa sporları ekipmanlarını doğru kullanma noktasında son 3-4 yılda bu konuda gelişim gösteriyoruz" şeklinde konuştu.

Türkiye'deki beyaz yakalı sayısının artması, metropollerin büyümesi ve teknolojinin artmasının doğa sporlarına yönelimi tetiklediğinin altını çizen Olgar, bu durumun nedenini şöyle açıkladı: "Çünkü teknoloji arttıkça ve etrafımız radyo frekansıyla doldukça insanlar bir boğulma hissine kapılıyor. İnsanlar bundan dolayı ormanlara, deniz kenarlarına ve dağlık alanlara gitmek istiyor. Bu ortamlarda aslında biz kendimizi buluyoruz. Çünkü biz doğanın içinden geliyoruz. Metropoller insanların doğal varoluş ortamları değil. Son dönemde dünyada teknoloji arttıkça, ekonomiler büyüdükçe doğaya yönelim daha çok artacağını tahmin ediyorum."

Doğa sporları ürünlerinde de renk, tasarım ve modanın etkisi olduğunu anlatan Olgar, "Ancak bu ürünlerin en büyük özellikleri size fonksiyon sunmalarıdır. Bu fonksiyonları doğada yaşadığınız zaman, bunları şehir hayatında da yaşamak istiyorsunuz. Örneğin doğada ıslak kalmanızı engelleyen bir ceketi şehir hayatında da kullanmak istiyorsunuz. Mesela belediye de çalışan bir otobüs şoförü, yağmurlu bir havada doğada kullandığı botları şehirde de giymek istiyor. Çünkü kendisine daha yüksek konfor sunuyor. Dolayısıyla biz bu ürünleri hem doğada hem de şehir hayatında kullanabiliyoruz. Bu tarz ürünleri sadece ormanda kullansanız, belki de bu parayı vermeye kıyamayabilirsiniz. Ama hayatınızın her yerinde kullandığınız için ürün sizin için daha değerli hale geliyor. Bu da pazarın büyümesine sebep oluyor" diye konuştu.

"Son 5 yılda spor pazarının büyümesini tamamen doğa sporlarına borçluyuz"

2020 itibariyle sektörde 30 yılı doldurduklarını söyleyen Olgar, "2015 yılında tamamen yurtdışı kaynaklı yabancı sermaye aldık. Bu durum aslında bizim daha çok büyümemize ve yurtdışı pazarına açılmamıza vesile oldu. 2015 yılında 20 mağazamız bulunuyorken bugün 50 mağazayı geçtik ve bunların 4 tanesi yurtdışında yer alıyor. Doğa sporlar, şirketimizde olduğu gibi bütün spor sektörünün son dönemde büyümesine ve ivme almasına sebep oldu. İnsanlar doğaya dönüş yapıyorlar ve doğa sporları ürünlerini alıyorlar. İnsanların hem şehirde hem de doğada kullanacağı ürünleri satmaya başladıktan sonra size hitap eden kitle büyüyor. Bu da pazarın büyümesini doğuruyor. Son 5 yılda spor pazarının büyümesini tamamen doğa sporlarına borçlu olabiliriz" şeklinde konuştu.

Kano, bisiklet, dağ sporcusu Cüneyt Gazioğlu ise hedeflerinin spor faaliyetleriyle Türkiye'yi tanıtmak ve insanları doğaya çıkarmak olduğunu belirterek, "Hedefimiz kendimizi tehlikeye atıp ekstrem olaylar oluşturmak değil. İnsanlara ilham vermeyi hedefliyoruz. Türkiye'yi tanıtmak ve insanları doğaya çıkmalarını istiyoruz. Doğru ekipmanla bu sporu yapmak gerekiyor. doğru ekipman kullanmadığınız takdirde kendinizi rahatsız hissedip bir daha doğaya çıkmak istemiyorsunuz. Bizde bunu önlemek ve bu tarz mesajlar vermek istiyoruz. Biz nereye gidersek gidelim, plastik ve çöp görüyoruz. İnsanlarımız maalesef bu konuda bir bilince sahip değil. İnsanlar doğaya çöpüyle geliyorsa, çöpüyle de gitmek zorunda. Yoksa o bıraktıkları çöp ilelebet orada kalıyor" dedi.