Türk Hava Yolları’nda (THY) 22 yıl sonra yapılan grev, dün akşam saatlerine kadar ne yazık ki başarılı olamadı. Bırakın uçuşların aksamasını, THY dün zamanında kalkış rekoru kırdı.
Buna sevinmemiz mi gerekiyor? Hayır. Çünkü grev, demokrasinin olmazsa olmazı örgütlenme hakkı ile elde edilmiş yasal bir hak. İşçinin, çalışanın hak aramak için son çaresi.
16 bin kişinin çalıştığı THY’de bunca yıl sonra neden greve gidildi? Önce Hava-İş’in talepleri neydi, hatırlayalım:
- Vardiya saatleri insan biyolojik saatiyle uyuşmayan saatlere çekildi.
- Uçucu ekiplerin uzun menzil uçuşlarındaki 36 saatlik dinlenme hakkı bir gecede 24 saate indirildi.
- Sağlık raporu kullananlar işten çıkarılıyor. Çalışan, hasta hasta işe gitmek zorunda kalıyor.
- Uçuş planlamaları ucu ucuna limitler zorlanarak yapılıyor, aylık uçuş planları günübirlik değişiyor.
- Grev yasağına karşı çıkan ve bu nedenle haksızca işten çıkarılan 305 işçi bilirkişi raporlarına rağmen işe döndürülmüyor.
- Sendikasız, toplusözleşmesiz bir düzen için sendikasızlaştırmaya yönelik sistemli bir saldırı var.
Talepler haklı olmasına haklı. Ancak dün başlayan greve katılım yaklaşık 500 işçiyi geçemedi.
Peki, tamamen çalışanların haklarına yönelik bu talepler neden karşılık bulmadı?
Grevi ilk kıran pilotlar oldu
Aslında greve ilk darbeyi Türkiye Havayolları Pilotları Derneği (TALPA) ve Havayolları Kabin Memurları Derneği (TASSA) vurdu. Grevin başlamasına bir gün kala greve katılmayacaklarını açıklayan pilotların gerekçesi, masada öncelikli maddenin 305 işçinin işe iadesi olmasıydı. Aslında THY’de greve çıkmayan çalışanların çoğunluğunun gerekçesi de bu oldu.
Bu arada gün içinde bir yandan THY Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu, diğer yandan Hava-İş Sendikası Başkanı Atılay Ayçin çeşitli açıklamalar yaptı. Topçu son derece memnun yorumlar yaparken Ayçin de ‘uçuş güvenliğinin’ tehdit altında olduğu uyarıları yaptı. Ama uçaklar uçmaya devam etti.
Bu arada en önemli açıklamayı ise TRTHaber’e bir röportaj veren Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım yaptı. Daha önce “Grev THY’yi etkilerse gerekli önlemleri alırız” diyen Yıldırım, dün ise hem Topçu’ya hem de Ayçin’e uyarıda bulundu. Masaya tek bir maddenin çözülmesi şartıyla oturulmasının yanlış olduğunu söyleyen Yıldırım, “THY çalışanları görevlerinin başına gelerek ‘Biz çalışmak istiyoruz’ dedi. Bu mesajı hem THY yönetimi hem de sendika almalıdır. Gerekeni yapmalılar” dedi.
Önce Çaykur, şimdi THY Sendikalar üzgün
THY’de grev kararının hayal kırıklığıyla sonuçlanması ise sadece Hava-İş’i üzmedi tabii. Bu olay zaten büyük sorunlar yaşayan sendikal hareketi sarstı. Sendikalar geçen ay Çaykur’la bu sıkıntıyı yaşamıştı. Tek Gıda-İş 61 yıllık tarihinde ilk kez greve çıkmış ancak greve işçi katılımı olmayınca vazgeçmişti. Sendikacılar Hava-İş’in sonuçları bile bile greve gittiğini söylüyor. 16 bin işçinin 15 binden fazlasının çalıştığını söyleyen sendika temsilcileri, “Sendikal hareket kamuoyu önünde rezil oldu. 305 işçi için farklı bir mücadele benimsenebilirdi” diyor ve ekliyor: “İki grevin de yapılamaması, işçinin son kozu olan grevin etkisinin yok olması, işverenin elinin güçlenmesi demek.” (Jale Özgentürk-Radikal)