HAVAYOLUNDA DİRENENLERDEN, GEZİ DİRENİŞİNE…
Türk Hava Yolları çalışanlarının grevi bir ayı aştı. Bu grev Gezi direnişinin de önceli bir bakıma. Ve tüm grevciler aynı zamanda birer gezi direnişçisi. Haftalardır hakları için direnen çalışanlarına direnişlerini sorduk. THY’yi adeta hükümetin küçük bir portresi olarak gören de var; yine de medyadan şikayet eden de… 2 kez AKP’ye oy vermiş, grev hakkı elinden alınınca ise kararını değiştirmiş olanlar var.
Türk Hava Yolları grevi, gezi direnişini de kapsayan bir süreç. Yaklaşık 40 gündür, kabin memurları ve uçak teknisyenleri ve diğer THY çalışanları grevdeler. Gezi direnişi sayesinde, “havaalanında grev mi var ya?”, “o grev de pek etkili olmuyormuş”, “çok maaş alıyorlarmış” gibi, toplumun büyük bir kesimini etkisi altına almış yorumlar da boşa düştü. Çünkü gezi direnişini göstermeyen medyanın söylediğine inanmıyor artık kimse. Hatta grevciler, kendilerini küçük bir Türkiye gibi görüyor. Türkiye’nin çehresini değiştiren ve boyutlanarak süren Gezi direnişine, kendileri de 3 hafta boyunca Gezi Parkında olan havayolu işçileri ne diyor acaba?
‘BASKIYA RAĞMEN, OLUMLU’
Gezi olaylarının insanların 2003’ten beri içine attığı bir birikim olduğunu belirten Şöför Kazım Köse, “Her yapılana boyun eğdik, suskun kaldık. Bu da insanların zoruna gitti. Haksız yere yapılanlara bir direnişti bu. Tarihte de bir ilk bu. Hiçbir siyasi parti aranmaksızın, her görüşten insan kavga yaşamaksızın direndiler. Hükümetin baskısına rağmen gelinen nokta olumludur. Bizleri marjinal, terörist sayıyorlar ama TC’nin armasını taşıyan polislerimiz de bize müdahale ediyor” dedi. 
'UNUTULDUK’
Direnişin, grev süreci ile hemen hemen aynı zamana denk geldiğine dikkat çeken Uçak Bakım Teknisyeni Özgür Certel şöyle konuştu; “Artık halk bazı şeylere uyanmaya başladı. Bazı şeyleri görmeye başladı. Ama bu süreçte biz unutulduk gibi bir durum oldu. Bizi hükümetin baskısı ile gündemde tutmuyorlar, yazmıyorlar. Ücretsiz bilet karşılığı yalan yazanları biliyoruz. Ben 12 buçuk sene buraya emek verdim ama şimdi pazara çıkıyorum.”
‘BURDAYIZ ÇÜNKÜ SAHİPLENDİK’
Berk Duman, 2 buçuk yıl Türk Hava Yollarında uçak teknisyenliği yapmış. İlk greve çıkıldığında işten atılan 305 işçiden birisi. Şimdi tazminatını almış. Bağı tamamen kesilmesine rağmen grevi de, gezi direnişini de destekliyor.
Geri dönüş yolunun kendisi için tamamen kapandığını ifade ederek; “İlk etapta işten atılan 305 işçiden biriyim. Havayolu tazminatımı verdi. Ben istifamı verip çıkmak isterdim olmadı ama mesleğime devam edeceğim. Ama buradayız çünkü bir şeyleri sahiplendik. O ruhla beraber grevi de sahiplendik. Türk-İş’ten bize bir destek gelmedi örneğin, bundan sonra da beklemiyorum. İşçinin tarafında olmadıklarını belli ettiler. Diğer kardeş sendikalarımız ise her zaman yanımızdaydı. Gezi direnişine de mümkün olduğunca katıldık, aynı zamanda oradaydık da” diye konuştu.
2 KERE AKP’YE OY VERDİM
Kendileri açısından grevin Gezi parkı direnişinin başlamasındaki yerinin büyük olduğunun altını çizen Kabin memuru Faruk Cihan, “THY hükümetin küçük bir portresi gibi. Hükümetteki hiyerarşi tıpkı bu şirketteki hiyerarşiyi andırıyor. Bizim haklarımızın gaspı ile, Türkiye halkının hak gaspı aynı. Medya bizi de bastırdı, engelledi, göstermedi; Gezi direnişçilerini de…
Belki bizim de yanlışlarımız oldu, tamamen haklı değiliz ama benim en önemli dayanağım, grev hakkımdır. Yasal olarak tutunduğumuz dal budur. Hukuki süreçlerin bu kadar baltalanması bizleri üzüyor. Çünkü biz her türlü kötü şartlara rağmen, kendimizi o şirketin bir parçası hissederken grev hakkımız elimizden alındı. Ben memur çocuğuyum. Sorgulamadım. İstikrarın sürmesi için iki kez AKP’ye oy verdim. İlk kez grev hakkımı elimden aldıktan sonra düşündüm” dedi.
‘GURURLUYUZ, CESARETLİYİZ, KENDİMİZDEN EMİNİZ’
Birçok havayolu firmasında kabin amirliği ve sendika temsilciliği yapan sektörde 14 yılını geçirmiş Melih Karabıçak, greve ve havayolu direnişe ilişkin görüşlerini şöyle belirtti, “23.dönem iş sözleşmesi ve maddelerine ilişkin tepki ve itirazlarımız dikkate alınmayarak iş süresi ve çalışma koşullarına ilişkin öne sürdüğümüz maddeler reddedilerek, uygulamaya devam edildi. 29 Mayıs’ta bir basın açıklaması yaparak grev kararımızı ilan ettik. Bunun üzerine 305 arkadaşımız işten çıkartıldı. Yasa Meclisten geçtikten sonra grev yasağı uygulandı ve 4 ay sonra yeniden ilan edildi. Yapılan görüşmeler, THY’nin sert tutumu nedeniyle dikkate dahi alınmadı.”
THY’nin grevi dayatmakla kalmayıp çalışanlar üzerinde bir baskı oluşturduğunu belirten Karabıçak, “ Sosyal haklarımız, sağlıklı çalışma koşulları ve ücret zam uygulamalarına ilişkin talepler ortak taleplerimiz olmakla beraber grevin ana omurgasını oluşturan talepler oldu. Biz THY çalışanları mücadelemizde ve kararlı duruşumuzda tüm bir işçi sınıfını temsil etmenin gururu ve cesaretiyle ve onların destekleriyle nihayetinde kazanımlar elde edeceğimize ve bu kazanımların tüm işçi sınıfı adına kazanımlar olacağından çok eminiz” dedi.
Gezi direnişini haklı bulduklarını söyleyen Karabıçak, “Hak arama olarak mücadelesi olarak görüyoruz haklı buluyoruz. Orada da bulunduk nöbet de tuttuk. Fakat kendi alanımıza da sahip çıkmamızın önemli olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.
GREVDE GEZİ ETKİSİ NASIL?
Havaalanından biraz uzakta, süren direniş, kimi zaman kalabalıklaşıyor; kimi zaman da yorgunluk ile birlikte azalıyor. Umut her zaman var. Gezi ile başlayan; hükümetin çalışma şekilleri, yaşam biçimi ve daha birçok alanda yaptığı baskıları da kapsayarak yayılan direniş, onları da etkilemiş. Grev alanında, çalan müziklerden, konuşulanlara kadar Gezi direnişinin etkisi bu önemli greve ve grevcilere de nüfuz etmiş. Çünkü onlar aslında 3 hafta önce başlayan direnişin önemli bir parçası. (İstanbul/EVRENSEL-Hilal Yağız / Kıvanç Terzi )