Sıfırdan tasarımla uçak sahibi olmanın zaman kaybına dikkat çeken TUSAŞ Genel Müdürü Muharrem Dörtkaşlı, “Onun için hazır bir ürüne gitmeniz lazım. Devlet anladığım kadarıyla onu tercih edecek. Tüm kabiliyetlerimizle o projeye de yardımcı olup, katkıda bulunacağız” dedi.
Türkiye, bölgesel yolcu uçağına yönelik sürdürdüğü çabalarda önemli bir aşamaya geldi. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ/TAI) Genel Müdürü Muharrem Dörtkaşlı, bölgesel yolcu uçağı projesine ilişkin, “3-4 yıl gibi kısa bir sürede hiçbir ülkenin sıfırdan tasarımla uçak sahibi olamayacağını belirterek, “Onun için hazır bir ürüne gitmeniz lazım. Devlet anladığım kadarıyla onu tercih edecek. Tüm kabiliyetlerimizle o projeye de yardımcı olacağız, katkıda bulunacağız” açıklamasında bulundu.
HER TÜRLÜ KATKI SAĞLANACAK
TUSAŞ olarak, tüm imkanlarıyla bu projeye katkıda bulunacaklarını ifade eden Dörtkaşlı, “Onun lisansı alınacak, Türkiye'de üretilecek. O üretim aşamasında bizim kabiliyetlerimiz, yeteneklerimizin kullanılacağını düşünüyoruz. hazır bir ürüne gitmeniz lazım” dedi.
HALKA ARZ İÇİN ZAMAN BEKLİYORUZ
TUSAŞ'ın halka arzıyla ilgili de konuşan bulunan hukuki ve mali sisteminin bir noktaya getirilmesi gerektiğini ifade etti. Bu yöndeki işlemlerin tümünü tamamladıklarını belirten Dörtkaşlı, şunları kaydetti: “Geriye kalan talep toplama ve gonga vurulması. Dolayısıyla harcamamız gereken 100 birim enerjinin 90-95'ini harcadık. Sonra Avrupa Merkez Bankası toplantısı, avro bölgesindeki gelişmeler, volatilitenin artması, Fed'in faiz kararı gibi bir dizi gelişme ve belirsizlik ortaya çıktı. Ortamı iyi bulmadık ve ocak sonunda süreci durdurduk. Çünkü son dönemle ilgili yeniden rapor çıkartmamız ve gözden geçirmemiz lazım. Ortamın uygun olduğunu görürsek, hissedersek ortaklarımıza sorarız 'evet' derlerse hemen 2-3 ay içerisinde uygun bulduğumuz koşullarda halka arzımızı yaparız.”
ANKA'YI HÜRKUŞ'U ANLATACAĞIZ
Dörtkaşlı, 12. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda (IDEF'15) yabancı ülke satın alma yetkililerine yönelik faaliyetlerin olacağını belirterek, "ANKA'yı, HÜRKUŞ'u, GÖKTÜRK ve ATAK'ı anlatacağız. Bunları anlatmak demek, bu ürünlerin altında yatan kabiliyetlerin de anlatılması anlamına geliyor" değerlendirmesinde bulundu.