Son günlerde Faruk Bayındır ve Tarkim hakkında iddialar ortaya atıldı. MHP’nin kaset operasyonundan Yalçın Ayaslı’ya (Borajet’in patronu) kadar ortaya atılan suçlamalara Faruk Bayındır yolladığı mail ile cevap verdi:
Müsaadenizle iddialara tek tek cevap vereceğim.
1 - MHP kaset olayı ile başlamak istiyorum. Yazıda hiçbir görüşmede hiçbir ortamda “ MHP’yi devirdim” demediğim gibi söz konusu dosyada tek şikâyetçi bendim ve MHP’nin avukatlarından  -yanlış hatırlamıyorsam- Metehan beyle de bu konuda görüşmemiz oldu.  FETÖ ile MHP kasetlerinde ismim geçince hem savcılığa hem emniyete defalarca şikâyette bulundum. Bu işin organize bir yapı tarafından yapıldığını dile getirdim. Örgüt  tarafından hedef alınmama sebep olan hadiselerden biri de zaten budur.  Dosyada şikâyetçi olan ben olmama rağmen evim ofisim basıldı, arandı.
2-  Ticari bir işbirliği için yola çıktığımız Yalçın Ayaslı bey ile 2008 yılında işbirliğini noktaladık ve sonrasında hiç bir görüşmem olmadı.
3-  Atatürk Havalimanı’nda kayıtsız ve/veya yanlış kayıtlı birilerinin gelmesi veya gitmesi teknik olarak mümkün değildir.  Genel Havacılık Terminali’nde yolcu ve personelin giriş çıkış yaptığı tek bir nokta vardır. Orada da DHMİ özel güvenlik, polis ve gümrük memurları bulunmaktadır. Giriş-çıkış yapılabilen başka bir kapı bulunmamaktadır.
Kaldı ki bu noktadan yurtdışına çıkışlarda pasaport kontrolü esastır. Onun dışındaki geçişler pasaport kanununa aykırıdır. Atatürk Havalimanı’nda özel jet yolcuları için tek bir giriş noktası vardır orası da  genel havacılık terminalidir. Bu noktadaki pasaport işlemleri de titizlikle genel havacılık terminalinde görevli pasaport polisleri tarafından yapılmaktadır.  Bugün Fetö davasından tutuklu bulunan dönemin Atatürk Havalimanı Emniyet Müdürü Ufuk Balcı’nın, iki yıl önce tamamen keyfi ve hiçbir yasal alt yapısı bulunmayacak şekilde işyerimin bulunduğu genel havacılık terminaline girişimi yasakladığını hatırlatmak isterim.   Atatürk Havalimanı’ndaki mülki idare amirleri de konuya vakıftır.  Bu şekilde tarafıma uygulanan baskılara onlarca örnek verebilirim. Söz konusu tutarsız iddiaları size aktaranlar kuvvetli ihtimalle mevcut konjonktürü   ticari fırsata çevirmek isteyenlerdir.
4-Ergün Diler ortaya attığı iddialarda benim Florya imamı olduğumu belirtmiş. Böyle bir şey asla söz konusu değildir. Günün 18 saati işyerinde çalışan biriyim. Florya’daki iş adamlarına FETÖ operasyonu yapıldı. Ne ben onları tanırım ne de onlar beni tanır. İddialarınızda adı geçen Sesli battaniyelerinin sahibi Hazım Sesli’yi tanırım. Onu da Hazım Sesli’nin ortağı Atlasglobal şirketinin sahibi Murat Ersoy benimle tanıştırmıştır. Samimiyetimiz de yoktur. Bahsettiğiniz hiçbir salı toplantılarında bulunmadım. Sözünü ettiğiniz gibi, Zagrosjet’in ne kuruluşunda ne işletilmesinde hiçbir dahlim yoktur. Zagrosjet’in uçağı 18 aydır mahkemelik olup uçuşa elverişliliği yoktur. Murat Ersoy ile kurdukları bir şirkettir. Daha önce de Atlasglobal ile ortak tarifeli uçuşlar yapmaktaydı.
5-2014’ten itibaren defalarca haberli habersiz denetlemeler geçirdik. Çok yüklü miktarlarda cezalar kestiler. O zaman bizi denetleyenler  bir ay önce FETÖ den açığa alındılar.
6-Sevilay hanım (Yükselir)  Yargıtay’da akrabalarım olduğunu yazmıştı.  Son 3-4 yıldır Yargıtay’daki dosyalarım ortadadır. En az 10-15 dosyamız sonuçlandı ve hiçbiri lehimize sonuçlanmadı. 
7-Ayrıca dün, Ergün Diler’in ortaya attığı iddialardan esinlendiğini düşünüyorum, İbrahim Tatlıses de hakkımda bir şeyler yazdı. Fırsat avcılığına dönüşen ortamda yalanlarla beni yıpratmaya çalıştıkları apaçık ortadadır.  İbrahim bey’in iddiaları asılsız ve safsatadır. Kayınpederimin uçağını benimle tanışmadan bir yıl önce almıştı ve ben o uçağı hiç işletmedim. Alımını da satışını da bilmem. Parasını da ödemediğini kendisi söylemişti. Muhtemelen mahkemelikler.  Benim ve ailemin 10 yıldır kayınpederimle hiç bir görüşmemiz yoktur. İbrahim bey,  defalarca barıştırmak istedi ancak bu tekliflerini her seferinde geri çevirdim.   
8-Barzani ailesine ilişkin iddialarınız da gerçeği yansıtmamaktadır. Hava taksi şirketi olarak tamamen ticari olarak ilişkimiz söz konusudur.  Uçakları kiralayan herhangi biri gibi Barzani ailesini de uçaklarımızla müşteri olarak uçurmuşuzdur. Onlar da tıpkı diğer müşterilerimiz gibi Atatürk Havalimanı VIP salonundan girer ve çıkışlarını da oradan yaparlar. Uçağımızı kiralayan bir müşteri olmalarının dışında bizimle bir ilgileri yoktur. Ayrıca yolcu giriş-çıkış kayıtları, yer hizmetleri şirketleri, terminal işletmecisi ve polis tarafından tutulmaktadır,  giriş-çıkış işlemlerine hiçbir şekilde müdahil olamazsınız.
9-Tarkim Havacılık’a ait hangar yeri DHMİ’nin açtığı ihaleye en yüksek bedel ödenerek alınmıştır. Projesi de DHMİ’nin belirlediği standartlarda yani diğer hangarlarla aynıdır. 2008 yılında Borajet’e devredilen hangarla bir ilgimiz yoktur.
Özetle, yıllardır ülkeme, devletime maddi ve manevi haddim olmayarak hizmet etmeye çalıştım. Türkiye’nin en büyük özel uçak hangarına sahip alanında ilkleri gerçekleştiren bir şirkettir. Yasadışı hiçbir işimiz olmadığı için bugüne kadar gayri yasal ilişkilerimiz de olmadı.
Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Ulaştırma Bakanlığı döneminden beri sektörümüzü iyi tanıyan ve destekleyen Başbakanımız sayın Binali Yıldırım’ın teşviki ve destekleriyle ülkemize hizmet etmekten başka gayem de olmamıştır. Bizim üzerimizden birilerinin kavga etmesinden, ticari rakiplerimizin fırsatçılığından inanın artık çok yoruldum. Biz sadece işimizi dünya çapında yapmak istiyoruz ve bunun için çalışıyoruz. Şunu bilmenizi isterim biz her zaman devletimizin yanında olduk. Bunu aile geçmişimize bakarsanız net bir şekilde görebilirsiniz. 70-80 yıldır devlete hizmette kusur etmeyen bir aileyiz, öyle olmaya da devam edeceğiz.   
Saygılarımla
Faruk Bayındır