Katıldığı televizyon programında darbe girişimine ilişkin detaylı açıklamalarda bulunan Ala, "O gece Zekai Aksakallı paşamız aradığında 'Cumhurbaşkanımızın yetkisini veriyorum. Gerekeni yap' dedim" diye konuştu.
"28 Şubat darbesi olmasaydı FETÖ örgütü bu kadar kökleşebilir miydi?"
"Sistemi bir bütün olarak ele almazsanız, bunu çözemezsiniz. 28 Şubat darbesi olmasaydı FETÖ örgütü bu kadar kökleşebilir miydi? Bu kadar yaygınlaşabilir miydi?" diyen Ala açıklamasını şöyle sürdürdü:
"İç Güvenlik Yasası hazırlanırken jandarmanın da İçişleri Bakanlığına bağlanıp atamaların bakanlık tarafından yapılması öngörülüyordu. O zaman doğrusu 17-25 darbe girişiminden sonra bunların bu tür bir kalkışma ihtimalini ortadan kaldırmak için alınması gereken çok acil tedbirler olarak gördük. Meclis'e götürdük. Emniyetteki değişikliklerde dava açıp geri geliyorlardı. Geri gelmemeleri için İç Güvenlik Yasası'nı getirdik. Bu değişiklikleri hızla yapmazsak başka bir darbe girişimi ile karşılaşılabileceği ve baş etmenin zor olabileceği kanaati oluştu. Değerlendirdik tabii tedbirleri aldık. FETÖ'nün suç örgütü olarak ortaya çıkmasından itibaren ciddi adımlar atmaya çalıştık. Maalesef Meclis'te muhalefetin ortaya koyduğu direnci hatırlayın. Şunun altını çizmek lazım; bir örgüt olduğu, 17-25'te ortaya çıktı, darbe yapmaya çalıştıkları ortaya çıktı. Seçilmiş hükümeti alaşağı etmek için çalışmışlar. Fezlekeler hazırlamışlar savcılığa götürmüşler. Böyle bir durumda bunların suç işlediği ortaya çıktı. O zaman bile mevcut düzenlemelere ek düzenlemeler vardı. Siyaset bize yardımcı olmadı. Daha önce girmiş ama suç işlememiş o kişilere ilişkin yarın suç işleyebilir diye bir uygulama yok. 2010 referandumunda ben o anayasa maddelerini hazırlayan grubun içerisindeydim. Bizim hazırladığımız maddelerde çoğulculuğu esas alan maddeler vardı. Meclis'te kabul edildi. Anayasa Mahkemesi iptal etti. Tek çarşaf hale gelecek dedi. Eğer onu iptal etmemiş olsalardı çoğulcu bir yapı olacaktı. Her bir hakim savcı tek bir kişiye oy verecekti. Bir denge olacaktı. Bunu AK Parti'ye sormanın anlamı yok. İptal edenlere bakmak lazım."
"Hükümete karşı darbe hazırlığı"
Hükümete karşı bir oluşum olduğunu ifade eden Ala, "Bizim aldığımız kararla onlar belli bir mecraya girdi. Daha önce atılmalar olmuştu. Onlar için de kanunlar çıkardık. Bir kısmının uydurma olmadığı açığa çıktı. Ergenekon, Balyoz adında şu olur bu olur. Hükümete karşı bir oluşum olmuştu. Bir darbe hazırlığı yapılmıştı. Kumpasla oraya dahil edilip kendi adamlarının önünü açmak için kumpas kurduğu açık. İnsanları ne aklamak ne de itham etmek doğru değil. Kendi çıkarına kullandı. Dışarıdan bakınca çok makul kendi içerisinde birçok soru sorabilirsiniz. Eğer bunları adım adım yerine getirebilen bir sistem olsaydı haklı olabilirdiniz. Daha kendi okulları, askeri şura kararları bunların hiçbiri yargıya açık değildi. Jandarma yasasını ilk kez götürdüğümde bana sorulan ilk soru 'Jandarmayı siyasallaştırıyor musunuz?' demişlerdi. Bu terminolojiyi bırakın. Cumhurbaşkanınız seçecek parti 365 milletvekili var. Salt çoğunlukla seçebilir, kurallar belli. Asker muhtıra verdi. Her şey sütlimanındı da yapılmadı diye bir şey yok. Her türlü imkanı demokrasi için kullandı AK Parti" şeklinde konuştu.
"Darbeyi öğrenince emniyet genel müdürüne 'silahla karşılık vereceksiniz' talimatını verdim"
15 Temmuz’da memleketi Erzurum’da olduğunu söyleyen Ala, "Erzurum'daydım. Sağlık Bakanımızla gelmiştim. Akşam 21 uçağı ile protokol bizi uğurladı. THY'nin 21.20'deki, 150 kişilik uçakla bindik, Ankara'ya geldik. Bir insan bir şey söylerken sefil bir duruma düşmemeli. İspat etmeli. Ankara'ya indikten sonra daha kapılar açılmamış. Yerde hareket halinde o arada korumalar, efendim millet homurdanmaya başladı. Darbe oluyormuş tam telefona bakarken arama var. MİT Müsteşarı aradı ' Alo' dedim. "Sayın Bakanım darbe oldu" dedi. Bu saat 11 sularındaydı. Kapılar çaldı ben indim VIP'ye geçtim. Orada bizim Çorum milletvekili ile merhabalaştık. O da bir yere gidiyormuş ben emniyet genel müdürü ile görüştüm 'Silahla karşı durulacak asla hiçbir yer verilemeyecek. Bütün teşkilatlara talimat veriyorsun gözaltına alınıyorlar' dedim. O gece Güneydoğu'da Özel Harekat polislerini getirdik. Ankara'ya getirdik. Geldiler fakat uçaklar uçtuğu için Nevşehir'e indiler sabah da kara yolu ile Ankara'ya indiler. Onlardan tekrar aldık oraları. Sonra Hava Kuvvetleri Komutanları ile görüştüm. Diyarbakır'dan benim indiğim uçağı indirmek için iki tane F-16 kaldırmışlar. Sonra uçaklar kalkmasın diye talimat gelince hangisine uyacaklarını karar verecekleri sırada ben inmişim" dedi.
"Zekai Aksakallı Paşamıza 'Cumhurbaşkanımızın yetkisini veriyorum. Gerekeni yap' dedim"
Ala, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ın kurtarılması ile ilgili kendisini arayan Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı'ya' 'Ben İçişleri Bakanı olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın tüm yetkilerini size veriyorum, gidin ve gerekeni yapın' talimatını verdim" dedi.
Ala açıklamasını şöyle sürdürdü:
"Biz 17-25 olunca soruşturmalara açtık. İzmir'deki kumpas davaları dinlemeler filan o zaman ortaya çıktı. Biz bilmiyorduk devletin elemanlarıydı. Şimdi o zaman soruşturma açınca gördük ki 'Van Minut' olmuş ondan sonra hükümete karşı kıpırdanmalar başlamış hükümet aleyhinde dava açılmış ve dinlemeler başlamış. Net bir şekilde ortaya çıktı. Dinlemeler suçtu. Bunlara ek dinlemelerle 500 bin olmuş. Hukuksuz işlemlerinde dolayı soruşturma açıldı görevden alındılar. Artık kamuoyuna mal olmuş bir örgütten bahsediyoruz. Bundan sonra onların davalarına gidip boy gösteren onların medyasına konuşan siyasiler ortaya çıktı. Oraya gidip özel olarak desteklemek suç. Artık örgüt oldukları ortaya çıkmış"
"'Gürcistan'a kaçtı senaryosu FETÖ çetesinin alçaklığı"
15 Temmuz gecesi ' Efkan Ala Gürcistan'a kaçtı' yaygarası koparıldığını söyleyen Ala, "Bakın ben o gece Türkiye'nin dört bir yanından özel hareket polislerimizi yönlendirirken bu FETÖ terör örgütü 'Efkan Ala Gürcistan'a kaçtı yaygarası koparıyorlar. Benim THY'nin sefer sayılı biletimi ortaya çıkarınca sesleri kesildi. Bu FETÖ çete örgütünün küstah alçaklığıydı" ifadelerini kullandı.
"Adil Öksüz'ü bırakanlar da FETÖ örgütü"
Ala, "O zaman emniyet yakalamış adliyeye teslim etmiş serbest bırakmış savcılık. Prosedür tamamlanmış yargı serbest bırakmış. Sonra hakimler görevden alındı. Böyle bir ciddi örgütlenmiş devlet içerisinde devletin sorularını çalarak her türlü yöntemi kullanan bir yapıdan bahsediyoruz. Kimin hatası varsa onlar da soruşturuluyor. Demek ki yapılamamış yapılsa iş buraya gelmezdi. Ayrıldık tabi oradan. Orada değerlendirmeler yapılıyor. Sayın Bakan da söyledi. Kaç tane Adil Öksüz var kamuoyuna mal olmuş olan. Aynı öneme sahip onlarca Adil Öksüz yakalandı, tutuklandı. Çok özel iletişim ağı kurmuş olanlar yakalandı. Bu konu da soruşturuluyor. Ondan sonrasını bilmiyorum" dedi.
"15 Temmuz'da AK Parti bu işe kendi başını koydu"
"15 Temmuz'dan önce AK Parti bu işe kendi başını koydu" diyen Ala, "Kendi partimizdeki bir kısmı da ne olduğunu anlayamadı. Ama 15 Temmuz'dan sonra bütün siyasi mekanizma da anladı. İklim daha değişti. Elimizden geleni ortaya koyduk ve gereğini yapmaya çalıştık. 15 Temmuz'dan sonra siyasi atmosfer değişti. Bütün genel başkanlar Yenikapı'ya gitti. Bu birlikteliğe ihtiyaç var. Terör örgütleri ile mücadelede siyasi birlikteliğe ihtiyaç vardı. Siyasi ayağını söyleyen partiler kendi içlerine bakmalı. Hakikaten Cumhurbaşkanı AK Parti'den bunların böyle gelip yuvalanmaması için çok önemli hassasiyetle durdu. İlk harekete geçen de AK Parti oldu. İki üç tane milletvekili ihraç edildi soruşturma açıldı. Belediye Başkanları vardı görevden alındı. AK Partiye karşı böyle bir büyük darbe girişiminde bulunulacak ve siyasi ayağı olmayacak. İyi de AK Parti'den olmayacakları açık. Hükümete karşı yapıyorlar zaten. Herkes kendine dönüp bakmalı burada mantık yürütmek gerekirse AK Partiye karşı olan kişiler, siyasete AK Parti dışından kişileri getirir. Önce karşıdaki örgüt şöyle mi böylemi olacak yerine sistemini düzenleyeceksiniz. İsteseler de darbe yapamayacaklar. O bakımdan biz de sistemi değiştirelim 12 Eylül anayasasından kurtulalım kimse darbe yapamasın. Temizlenmeler devam ediyor. Teyakkuz halinde olmak lazım. Rehavet halinde olmamak lazım. Bunlar devam etmeli. İmkanı ortadan kaldırmaya ehemmiyet vermeliyiz" şeklinde konuştu.