Kabin görevlileri, uçak yolculuğu yaparken sizin isteme hakkınız olan her şeyi karşılamakla yükümlüler. Peki onları sinir eden, yapmazsak mutlu olacakları şeyler neler? İşte gerçek bir hostesin ağzından, uçuş görevlilerinin nefret ettiği 10 davranış.
Uçakla yolculuk, genel olarak uzun yolculuklar için rahat, otobüse göre eğer erken rezervasyonla alırsanız daha ucuz ve konforlu bir yolculuk tercihi. Peki gideceğiniz rotada size eşlik eden, ihtiyaçlarınızı ve güvenliğinizi sağlamakla sorumlu kabin görevlilerine ne kadar iyi davranıyoruz? Bussines Insider bu sorunun cevabını merak etmiş ve 60'tan fazla kabin görevlisine onları nelerin rahatsız ettiğini sormuş. Biz de sizin için bunlardan 10 önemli maddeyi listeledik.
Binerken ve inerken selam vermemek
Keşke yolcular her zaman kabin ekibini uçağa binerken insandan saysalar" diyor bir kabin görevlisi. Kabin görevlileri de insan, o yüzden uçağa binerken ve inerken onlara selam vermek günlerinin daha güzel geçmesini ve yorgun geçen uzun mesailerinin zorluklarını bir nebze olsun unutmasını sağlayabilir.
Ayaklarını diğer yolcuların koltuklarına veya duvarlara dayamak
Kabin görevlilerinden biri "Ben senin evine gelip ayaklarımı masanın üstüne veya duvarına dayıyor muyum?!" şeklinde yorum yapıyor burada. Bu arada bu davranış sadece kabin görevlilerini değil, o an uçakta olan tüm yolcuları rahatsız edecek bir davranış.
Güvenlik talimatlarını dinlemeyen yolcular
"Lütfen işimizi yapmaya çalışırken kabin ekibine karşı daha saygılı olun." Aslında bir çoğumuzun dinlemektense kulaklığı takıp müzik dinlemeyi tercih ettiği güvenlik talimatları, uçakla ilgili bir problem esnasında sizin yapacaklarınızı anlatması sebebiyle çok önemliler.
Kendinize ait eşyalara karşı sorumlu olun
Sana ait olan çok ağır valiz veya eşyaları uçağa getirip yukarıdaki dolaplara koymamı benden isteme. Bagaja ver!" Aslında büyük şehirlerin havaalanlarında bu konuya dikkat edildiği için belirli bir ağırlığın üstünde eşyalar uçağa alınmıyor. Ancak daha küçük şehirlerin ya da uçuşların daha az olduğu havaalanlarında maalesef bu, çok fazla gözden kaçıyor. Biz de buradan uyaralım: 15 kilonun üstündeki eşyalarınızı yanınıza almayın, bagaja verin.
"Kemer İkaz Işığı" yandığında tuvalete koşturmak
"Kemer İkaz Işığı yandığında genelde ayağa kalkanları uyarıyorsun, ancak sana cevapları 'Ama tuvalete gitmem lazım' şeklinde oluyor. Eğer 2 yaşında değilsen sanırım birkaç dakika daha tuvaletini tutabilirsin!" Bu biraz göreceli. Tabii ki idrarınızı tutamamanızla ilgili bir hastalığınız olabilir. Ancak genelde kemer ikaz ışığı uçak yolculuk irtifasına çıkana kadar yanar. Yani uluslararası uçuşta değilseniz en fazla tuvaletinizi tutmanız gereken süre 2-3 dakika. Tabii uçağa binmeden önce uçağı beklediğiniz alanda da tuvalete girmeniz mantıklı bir çözüm.
Kabin ekibinin suçu olmayan şeylerden dolayı onlara bağırmak
Katılıyorum, bence de uçuşun ileri saate alınması iğrenç; fakat önemli bir şeyi kaçırıyorsun: Benim de bu akşam konserde olmam gerekiyorken seninle birlikte küçük metal bir tüpte mahsur kaldım, üstelik bir yandan sen bana bağırırken." Genelde kalkış saatlerinin değiştirilmesi veya uçağın kalkamaması, kabin görevlilerine veya pilota bağlı bir durum değil. Bu çoğunlukla havayolu şirketi veya havaalanı yöneticilerinden kaynaklı bir durum. Siz geç kalmak istemediğiniz kadar onlar da belirledikleri saatin dışına çıkmak istemiyorlar. Bu sırada onlara bağırmak yerine yerinizde kalın ve uçak şirketine karşı olan şikayetlerinizi uçuştan sonra yazacağınız maile saklayın. Çünkü o an bağırmanız bir şey ifade etmediği gibi herkesi gerginleştirmekten başka bir işe yaramıyor.
Kabin görevlilerinin uçuşla ve pilotla ilgili her şeyi bildiğini sanmak
"Uçuşta olan bitenin belki %5'ini falan biliyoruz. Havanın ne kadar kötü olduğunu, neden yeni bir rotada uçmak zorunda kaldığımızı ya da neden saatinde inemediğimizi bilmiyoruz. Ama inanın hepsi sizin güvenliğiniz için!"   Bu tür soruların cevabı genelde pilotta olur ve sizin bilmeniz gerektiği kadarıyla da genelde açıklar. Size açıklanmayan kısımlar ise emin olun bilmediğiniz havacılık terimlerinden ve cevabını bilmediğiniz sorunlardan oluşuyordur. O yüzden kabin ekibine sormak yerine eve gittiğinizde internette küçük bir araştırma yapın. Pilotun söylediği sorunların neyden kaynaklandığına dair eminiz daha tatmin edici cevaplar bulacaksınız.
Parmaklarını şıklatarak kabin ekibini çağırmak
"'Hanımefendi bakar mısınız?' ,her zaman daha iyi bir yöntem." Bu aslında size hizmet etmek için çalışan kimseye yapmamanızı önerdiğimiz bir hareket. Garson, kabin görevlisi, sokak satıcısı kim olursa olsun. Kendinizi o şekilde çağıracağınız kişinin yerine koyun ve siz bundan hoşlanıp hoşlanmayacağınızı düşünün yeter.
Ayakkabınızı çıkarmak ve çıplak ayak veya çorapla gezmek
Lütfen, lütfen, lütfen tuvalete çıplak ayak veya ayağınızda sadece çorapla girmeyin. Halka açık bir tuvalete çıplak ayağınızla girer miydiniz? Hayır. Yerdeki çişi çorabınızla sildiğiniz için teşekkürler!" Aslında bu durumun bir de yolculuk ederken ayakkabısını, hatta çorabına kadar çıkaran versiyonu da var. Uçak her yeri kapalı ve sadece içerisindeki klima sayesinde hava sirkülasyonunu sağlayan bir alan. Kokulu bir ayak demek, bütün yolcuların o kokuyla yolculuk etmesi demek!
Kabin görevlilerinin dikkatini çekmek için onlara dokunmak
"Hatırlayabileceğimden daha fazla dürtüldüm, kolumdan tutuldum ve çekiştirildim"  Yukarıda da söylemiştik. "Hanımefendi-Beyefendi bakar mısınız?" demek her zaman daha etkili bir yöntem. Kimse sürekli çekiştirilip dürtülmek istemez.