Özellikle yeni genel müdür Temel Kotil'in gelmesiyle beraber yaşanan tasfiye süreci son dönemde çok hızlanmış durumda. Konumları idari kadroda genel müdürün altında gelen başkanların büyük çoğunluğu atılmış durumda.
1973 yılında Türk Uçak Sanayi AŞ olarak kurulan TUSAŞ, ABD tarafından üretilen F-16 savaş uçağının iki ülke arasında ortak üretimi kararının alınmasından ardından 1984 yılında ABD ortaklıklı bir firma olarak (Tusaş Aerospace Industries TAI) bugünkü kampüsünde faaliyete geçti. Firma son dönemde havacılık alanındaki gelişmelerden çok kurum bünyesinde yapılan tasfiyelerle anılıyor.
Bu konuyu uzun yıllardır kurum bünyesinde çalışmış olan deneyimli isimlerle konuştuk. Tasfiyelerin devam etmesi nedeniyle görüştüğümüz kurum çalışanlarının isimlerine haberde yer veremiyoruz.
'TAI HALLAÇ PAMUĞU GİBİ ATILMIŞ DURUMDA'
Son günlerde kurumda önemli bir tasfiye sürecinin yaşandığına ilişkin bilgiler geliyor. Öncelikle bu konuya ilişkin bilgi verebilir misiniz?
Özellikle yeni genel müdür Temel Kotil'in gelmesiyle beraber yaşanan tasfiye süreci son dönemde çok hızlanmış durumda. Konumları idari kadroda genel müdürün altında gelen başkanların büyük çoğunluğu atılmış durumda. Bu tasfiye kurumun tüm kademelerinde yaşandığı için TAI adeta hallaç pamuğu gibi atılmış durumda. Atılanların yerine gelenlerin ise hangi yolun yolcusu olduğu çok açık çok net şekilde belli.
TKP: TUSAŞ, Kotil'in çiftliği değildir!
'ODTÜ'LÜLER ARTIK MÜLAKATA BİLE ÇAĞRILMIYOR'
Temel Kotil geçtiğimiz sonbahardan bu yana görevde, nasıl bir değişim geçirdi kurum bu süre zarfında?
Çalışanlar arasında maaş makası gittikçe açılmış durumda. Yeni yönetimin adamı olarak alınanlar özel haklarla ve fahiş maaşlarla işe alınıyor. Eskiden özellikle ODTÜ mezunu mühendislerin tercih edildiği kurumda artık ODTÜ mezunları mülakata bile çağrılmıyor.
CUMA NAMAZINA BİLE BAŞLANDI...
Kurumda liyakatın anlaşılan bir önemi kalmamış durumda. Pekiyi işten çıkartmalarda nasıl bir yöntem izleniyor?
Özellikle geçtiğimiz Kurban Bayramından sonra her düzeyde işten çıkartmalar artmış durumda. Amiriyle herhangi bir sorun yaşamış olan, hakkını arayan veya "yaşam tarzı" uygunsuz görülenler kapının önüne konuluyor. Her türlü kanuni hakkı verilmesine rağmen neredeyse bütün ömrünü kuruma vakfetmiş kişilerin aşağılanırcasına kapanın önüne konması çok can sıkıcı. İşten çıkartma sürecinde tek söylenen şey ise "Yönetim Kurulu kararıyla iş akdinize tek taraflı sona erdirilmiştir" ibaresi. Kurum içinde çatlak ses istenmiyor ve olağanüstü bir mobbing başlamış durumda. Zorla kutlanan 15 Temmuz yıldönümünden sonra bazıları işten atılırım korkusuyla Cuma namazına bile başlamış durumda. Özellikle çalışanların sosyal medya hesapları sürekli olarak denetim altında.
'KURUM ARPALIĞA DÖNMÜŞ DURUMDA'
Kuruma her seviyede alımlarda sayısız imtihan ve mülakat yapılıyor diye biliniyor. Bu süreç askıda anlaşılan.
Sadece alımlar değil tüm görevlendirmeler ve işleyiş genel müdürün iki dudağının arasında. Kurum arpalığa dönmüş durumda. Daha reşit olmayan akraba danışman yapılıyor, mühim bir şahsiyetin eşi kreşten sorumlu müdür oluyor. "Sağlam" bilinen bir köyden adeta kelle hesabı yapılarak toplanan köylüler hemen o gün iş başı yaptırılarak usta işçilerin yerine alınıyor.
Kurumun gidişatını nasıl görüyorsunuz?
Bugün bünyesinde yaklaşık 6 bin kişinin bulunduğu TAI orta vadede 15 binli rakamlara çıkmaya aday. Gündemde olan milli uçak projesi için yeni yatırımlar yapılıyor, ayrı yerleşke inşaatları devam ederken tamamen ayrı bir kurumsal yapının adımları atılıyor. Hedefledikleri ise kurumu tamamen kendi çiftliklerine çevirirken; sorgulayan, akıldan ve bilimden yana olan kadroları tasfiye etmek.