Leyla Tavşanoğlu

Başında işadamı Sezgin Baran Korkmaz’ın bulunduğu SBK Holding’e bedelsiz olarak devredilen Türkiye’nin ilk özel bölgesel havayolu şirketi Bora Jet olayı giderek ilginçleşiyor.
Bora Jet’in ABD’de yaşayan eski patronu Yalçın Ayaslı sessizliğini bozarak bana yazılı bir açıklama gönderdi.
“Tehlikeli İlişkiler: Sezgin Baran Korkmaz, Levon Termendzhyan, Ekim Alptekin” başlığını taşıyan Ayaslı’nın açıklamasını sizlere olduğu gibi aktarıyorum:

“ABD’yi sıklıkla ziyaret eden SBK Turkey isimli şirketin kurucusu Sezgin Baran Korkmaz hangi yollarla elde ettiği bilinmeyen büyük bir servetin sahibi. İşin bilinen yanı kendisinin ABD’de bir takım suçlardan hüküm giymiş, hâlihazırda da federal soruşturma altında olan bir takım şirketlerle bağlantılı olduğu. Özellikle de Korkmaz’ın, bir takım hayali akaryakıt ticaretine karıştığı bilinen Levon Termendzhyan isimli Ermeni’ye paravan görevi yaptığı biliniyor. Termendzhyan SBK’nın ABD şubesi olan SBK USA’in başında. Sıklıkla hakkında dava açılan Termendzhyan’ın avukatı da Amerikalı bir Ermeni olan Mark Geragos. Geragos aynı zamanda Türk diplomat Kemal Arıkan’ı öldüren ASALA teroristi Hampig Sasunyan’ın da vekili. Geragos başarısız bir girişimle mahkemeden Sasunyan’ın tahliyesini şu sözlerle istemişti:
Türk nefreti Ermenilerin DNA’larının ta içine işlemiştir.
Geragos aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti devletine Ermeni soykırımı iddiasıyla dava da açtı.
İşin başka ilginç bir boyutu kara para akladığı gerekçesiyle bir SBK yetkilisi tarafından hakkında dava açılan Termendzhyan’ın ABD’de federal soruşturmadan kaçtığı ve Türk vatandaşlığı almaya çalıştığı.
Korkmaz ve Termenzhyan’ın yolları Türk işadamı Ekim Alptekin’in başında olduğu Mega Varlık şirketinde kesişiyor.
Alptekin’in ismi Başkan Trump’a kısa bir süre ulusal güvenlik danışmanlığı yapan Michael Flynn’e Türkiye adına lobi yapması amacıyla para vermekle ön plana çıktı.
Flynn geçen Kasım ayında mahkemede verdiği ifadede FBI’a yalan söylediğini itiraf etti.
Beş yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyor.
Mega Varlık tarafında ise, Ekim Alptekin Korkmaz’a hiç paraya satılabilmesi için Bora Jetîn değerini bir takım manevralarla düşürttü.
Alptekin (bir zamanlar FBI’da tercüman olarak çalıştığı ve FETÖ’ye yakın durduğu söylenen) Sibel Edmonds’a da kol kanat geriyor.
Ancak Edmonds şu sıralar FETÖ’ye karşı bir tavır içinde.
Edmonds geçmişte Türk Hükümeti’nin bir takım kongre üyelerine rüşvet vermek ve ABD’de seçim sürecini etkilemek için adaylara para yedirmekle suçlamıştı.
Edmonds Türk hükümetinin ABD seçimlerine müdahale için Amerikan-Türk Konseyi’ni (American-Turkish Council) kullandığını da iddia etmişti.
Amerikan-Türk Konseyi, Ekim Alptekin’in başkanlığını yaptığı Türk-ABD İş
Konseyi’nin (TAİK) uzun zamandır ortağı.
Korkmaz, Termendzhyan ve Alptekin’in yolları Mega Varlık’ın şimdiki başkanı Jacob Ortell Kingston’la da kesişiyor.
Korkmaz Kingston’dan hep ‘Benim Mormon ailem’ diye söz eder.
Kingston’ın adı tıpkı Termendzhyan gibi hayali akaryakıt ticaretine karışmış, tıpkı Termendzhyan gibi o da bulaştığı işlerden mahkûm edilmişti.
Utah eyalet yetkilileri Kingston ve çevresini ‘organize bir suç ailesi’ olarak damgalıyor.
Sezgin Baran Korkmaz ise mülkiyeti Kingston ve Mega Varlık’a ait bir malikânede yaşıyor.”

Ayaslı’nın açıklamalarını okudukça şaşkınlıktan şaşkınlığa düştüm.
Bunlar nasıl kirli ve tehlikeli ilişkilerdi?
Merak ettiğim nokta Ankara’da kim ya da kimlerin bu açıklamayı okuyunca telaşa kapılacağı!