Havayolu Çalışanları Sendikası (Hava-Sen), son günlerde havada bayılan, hayatını kaybeden, kaza geçiren kaptan ve kabin memurları (hostes) sayısının giderek arttığına dikkat çekerek, “Bu sayı ne kadar olursa yöneticiler harekete geçecek?” diye sordu.

Hava Sen, yayınladığı basın açıklamasıyla, yoğun iş temposu nedeniyle uçuşlarda yaşanan bayılma ve kaza olaylarına dikkat çekerek, çok acil olarak yerli, milli ve insani FTL’nin (Uçuş ve görev süresi sınırlamaları ile dinlenme gereklilikleri) hazırlanması gerektiğini dile getirdi.

 

İşte Hava-Sen tarafından yapılan o açıklama:

 

Değerli Basın Mensupları ve Havayolu Çalışanları,

Yaz döneminin başlamasıyla ağırlaşan uçuş mesai koşulları uçucu personel üzerinde daha yoğun baskı oluşturmaya devam etmektedir. Personel yetersizliği ve artan uçuş paradoksunun kısa zamanda çözülmesi mümkün görülmüyor. Daha önce vurguladığımız sıkışma noktasına hızla yaklaştığımızı yöneticiler görüyorlar ama bizim önerdiğimiz çözüm imkanlarını görmemekte ısrar ediyorlar. Son günlerde havada bayılan, hastalıktan hayatını kaybeden, hatta iş kazası nedeniyle sakatlanan uçucu sayısı giderek artmaktadır. Hala gündeme getirdiğimiz ‘Kümülatif Yorgunluk’  olaylara esas neden olarak ortaya konmamaktadır. Bu nedenle uçucu ve uçuş kavramlarından çok uzak bir sendika ile bu işin olmayacağı ortada. Çok acil olarak yeni bir ‘’YERLİ, MİLLİ VE İNSANİ FTL’’ in hazırlanması gerekmektedir. Kaldı ki EASA’nın  FTL yönergesi Avrupanın tüm majör şirketleri tarafından çokça eleştirilmekte ve kendi kuralları FTL limitlerinin altında kalmak kaydıyla uygulanmaktadır. Zaten pek çok meydanı gece şartlarında kapanan merkezi Avrupa, uçuş mesafeleri ve saatleri itibarı ile bizimle aynı şartlarda değil. Bu bilgiler ışığında uçucu açığı da düşünülerek hazırlanacak ‘’YERLİ, MİLLİ VE İNSANİ FTL’’ şu noktaları dikkate almalıdır;

Hazırlanacak yönerge açık net ve kimsenin yorumuna muhtaç olmamalıdır.

 

Uçucuların da insan olduğu, fiziken ve zihnen yorulabilecekleri dikkate alınmalıdır.

 

Havacılığın kanla yazılmış kuralları ekonomi ve tasarruf gerekçeleri ile göz ardı edilmemelidir.

 

Limitlerin uygulanması SHGM, işveren ve uçucunun bizzat sorumluluğunda olmalı, Her ne olursa olsun daha planlama safhasında zorlanmamalıdır.

 

Gün, boş gün, ardışık gün, takvim ayı, uçuş süresi, uçuş görev süresi, min. ekip, std. Ekip, ilave ekip, ilave tam ekip, pas uçuş, nöbet süresi, uzun uçuş ve dinlenme süreleri, yeniden, eşyanın değil insanın tabiatına uygun bir şekilde tanımlanmalıdır

 

Planlamada eldeki imkanlar değil, insan bioritmi dikkate alınmalıdır.

 

Sistemin en önemli ve yeterli çarkı Kaptanın yetki ve sorumlulukları yöneticiler tarafından kullanılmamalı, SKPK ruhuna uygun olarak ana üs dışında kullanılmalıdır.

 

Günlük, haftalık, aylık, altı aylık ve yıllık uçuş ve mesai süreleri açık ve net olarak belirlenmelidir. Yıllık 900 saat geçilmemelidir.

 

Aylık 8, yıllık 96 boş gün ay içinde eşit dağıtılmalı yıllık izinler mutlaka mevsiminde tam olarak kullandırılmalıdır.

Her uçucu planlanan uçuşu yapmaya bedenen ve fikren hazır olmalı ancak insani nedenlerle yapılamayan uçuştan dolayı cezalandırılmamalıdır.

 

Değerli Arkadaşlar HAVA SEN ‘i kurmaktaki amacımızı ve heyecanımızı sizler çok iyi biliyorsunuz. Daha da ötesi söz konusu ettiğimiz sıkıntıları sizler çekiyorsunuz. Ekmek parasının en önemli faktör olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Ama nereye kadar ? Havada bayılan, hayatını kaybeden kaza geçiren kaptan ve kabin memurları sayısı ne kadar olursa yöneticiler harekete geçecek? Daha vahim durumlar olmasın için uğraşıyoruz. Sonuçta bu ekmek parası bizim, bu meslek bizim, bu şirket bizim, bu ülke bizim. Bedel ödemek yerine daha güzel daha büyük daha huzurlu olması için çalışalım. Ama bunu yaparken kimsenin bizi ve alın terimizi istismar etmesine müsaade etmeyelim. HAVA SEN bunun için var. Kabin A.Ş kurulsa bile sizin için mücadele edecek tek sendikayız. Yaklaşan tehditin görülmesi için çalışıyoruz.

Hepinize emniyetli ve huzurlu mesailer dileriz.