YUSUF ZENGİN

 “Bu düzenleme Anayasa’da yer alan vergileme ilkeleri açısından sıkıntılı” diyen Ozan Bingöl, “Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı maliye politikasının sosyal amacıdır.” şeklinde uyarıda bulundu.

Başkent Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Ozan Bingöl, TBMM’den geçen pilot ve kabin memurlarının (hostes) ücretlerinde vergi oranlarının belirlenmesini de içeren yasa tasarıyla ilgili, “Vergide belirlilik adına doğru ama vergide adalet ilkesine aykırı bir uygulamadır!” açıklaması yapmıştı. Bingöl, bu konudaki açıklamalarına sosyal medyadan da devam ettirdi. Bingöl, Twitter’den şunları söyledi:

Herhangi bir havayolu şirketinde brüt 10.000 TL maaş ile çalışan kabin memurunun ödeyeceği aylık gelir vergisi ort. 198 TL Aynı havayolu şirketinin yer hizmetlerinde brüt 5.000 TL maaş ile çalışan mühendisin ödeyeceği aylık gelir vergisi ort. 647 TL Vergide adalet?!
 
Çünkü uçuş personelinin (pilot, kabin memuru, kabin amiri) tüm gelirlerinin %70’i vergiden istisnadır. Sayın Bakan vergiyi tabana yayarken (!) umarım bu adaletsizliği de görür...
 
Çünkü asıl mesele vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı meselesi, mesele gelirin adil bölüşümü meselesi.
 
BU DÜZENLEME SIKINTILI
 
Başkent Üniversitesi Öğretim Görevlisi Ozan Bingöl, kendi web sitesinde ise ‘pilotlar ve kabin amiri ve kabin memurlarının yeni vergileme rejimi’ başlıklı bir yazı kaleme aldı.
 
İşte o yazı:
 
18 Ocak 2019 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7161 sayılı Kanun ile Gelir Vergisi Kanununda değişiklikler yapıldı. Bunlardan birisi de pilot ve kabin ekibi çalışanlarının ücretlerinin %70’inin gelir vergisinden istisna ediliyor, başka bir deyişle vergi dışı bırakılıyor olmasıdır.

Aslında Ocak ayında yapılan düzenleme öncesinde uçuş tazminatı ve benzeri adlar altında uçuş ekibinin (pilot-kabin amiri-kabin memuru) birçok geliri gelir vergisinden istisna idi. Bu düzenleme ile birlikte “vergilemede belirlilik” ilkesi gereğince durum belirli ve şeffaf hale getirilmiş oldu. Ancak buna rağmen yapılan bu düzenleme Anayasa’da yer alan vergileme ilkeleri açısından sıkıntılı. Çünkü, Anayasanın amir hükmü olan 73. Maddeye göre; “Herkes mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlüdür.” Ve aynı maddenin devamı da şöyledir; “vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı maliye politikasının sosyal amacıdır.”

İşte hal böyle iken emek karşılığı elde edilen ücret gelirinin ayrım yapılarak vergilendirilmesi eşitlik ve adalet ilkelerine aykırılık oluşturmaktadır. Aslında her mesleğin bir zorluğu vardır. Ancak bu zorluk vergide adaleti zedeleyecek şekilde değil, başka mekanizmalarla telafi edilmelidir.  Sorun bir meslek grubu ya da bir meslek kolunun imtiyazlı olması ya da vergisel olarak avantajlı hale getirilmesi sorunu değildir. Sorun bu örnekte olduğu gibi yapısal bir sorundur. Ve bu vergi sistemi sürdürülebilir bir sistem olmaktan çıkmıştır. Çok kazanandan çok az kazanandan az vergi alınması sadece kitaplarda geçen bir cümle haline gelmiştir. Her alanda olduğu gibi futbolcudan, taksi plakası sahibinden, devasa holdinglerden, pilotlardan alınamayan vergiler yine vergi yükünü sırtlayan belli bir kesimin üzerinde artmaya devam edecektir.

Ayrıca 2017 yılı vergi harcama raporuna göre istisna sebebiyle tahsilinden vazgeçilen vergilerden dört örnek aşağıda sıralanmıştır. Durumun vahameti söz konusu raporda daha da açık olarak bizlere yansımıştır.

·  Yer altı işlerinde çalışanların ücretlerine ilişkin istisna 178 milyon TL

· Sporculara yapılan ödemelerde istisna 259 milyon TL

· Uçuş ve dalış tazminatlarına ilişkin istisna 628 milyon TL

· Futbol kulüplerine ilişkin istisnalar ile ilgili veriye ulaşılamamıştır.

denilmektedir.

15 Mart 2019 tarihli, 30715 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 306 seri nolu Gelir Vergisi Genel Tebliğininin ilgili kısımlarını aşağıda aynen sunuyorum. Örnekler incelendiğinde aslında yukarıda anlatmak istediklerim daha net anlaşılacaktır.