YUSUF ZENGİN

Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu eski Başkanı Hamdi Topçu, piyasaya çıkan kitabında aynı dönem görev yaptıkları THY eski Genel Müdürü Temel Kotil hakkında 'vasıfsız ve işe yaramaz' gibi sözler sarfetti.

Hamdi Topçu'nun yeni kitabı 'Yerel'den Global'e, İstanbul Havalimanı ile ilgili eleştiriler konusunda kamuoyunda gündeme gelmişti. Ancak kitapta başka birçok ilginç konu bulunuyor.

Özellikle Temel Kotil ile ilgili sarfedilen sözler çok şaşırtıcı. İşte bu ilginç ve ses getiren kitabı bu kez de Airporthaber Köşe Yazarı Murat Herdem değerlendirdi.

İşte o yazı:

THY'de neler olmuş neler?

THY Yönetim Kurulu eski Başkanı Hamdi Topçu’nun THY’nin yükseliş dönemi olarak nitelediği, içinde yer aldığı dönemi anlattığı ‘Yerelden Global’e kitabını okudum. Kitapta birçok önemli anekdot olmasına rağmen, kamuoyuna sadece üçüncü havalimanına ilişkin bölüm yansıdı.

Topçu’nun, o dönemin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın Atatürk Havalimanı’nı istememesinden dolayı İstanbul Havalimanı'nının projelendirildiğini iddia etmesinin, güncel bir tartışma konusu olduğu için kitabın önüne geçtiğini düşünüyorum.

Ancak yukarıda da söylediğim gibi kitapta THY’nin yakın tarihine ilişkin, "neler olmuş neler" diyeceğimiz çok önemli kesitler var.

Hamdi Topçu’nun memleketi Rize’den gemi ile üç günde geldiği İstanbul’da, bakkal çıraklığından –kendi ifadesiyle hasbelkader- milyarlarca dolar değerindeki THY’nin en tepesine kadar uzanan serüvenine ait; bazen şaşırtan, bazen güldüren ve bazen de ‘bu kadar da olmaz’ dedirten bölümlerin dikkatle okunması gerekiyor.

THY’nin en güçlü adamının gönderilmesi ve gönderilme yöntemi şaşırtsa da, o bir dönemin en etkili ve popüler isimlerindendi. Sadece THY ve havacılık değil, kendi anlatımıyla siyasi gücünün de tesiriyle, bürokraside de çok etkin ve söz sahibi idi.

THY’de Abdurrahman Gündoğdu ve Candan Karlıtekin’in güçlü oldukları süreçte aradan sıyrılarak bir numara olmayı başarabilmesini salt yönetimsel becerilerle açıklamak mümkün olmayacağı için, özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yakınlığı, onu bu süreçte hem havacılık sektöründe hem de dolaylı olarak siyasi karakterler üzerinde dominant durumuna getirmişti. Kitabında yer aldığı şekliyle, birçok zaman Recep Tayyip Erdoğan’ın izni, onayı ve bilgisi olmadan ismini kullandığını kendisinin de itiraf etmesinden, bu konuda kendisine geniş bir alan bırakıldığını ve o sebeple bu denli rahat davrandığını anlayabiliyoruz. Öyle ki, Atatürk Havalimanı'nının bitişiğindeki askeri havalimanının Türk Hava Kuvvetleri’nden Maliye Bakanlığı’na devri sırasında, Erdoğan’ın bilgisi olmamasına rağmen, onun bilgisi dahilinde diyerek devri hızlandırdığını da kitaptan okudum. Aynı şekilde AK Partili milletvekillerine bazı konularda, “Sayın Erdoğan’ın talimatı” diyerek aslında olmayan talimatı varmış gibi göstermesi ve itirazların önüne geçmesi de onun belki Erdoğan ile özel hukukundan belki de bu yetkiyi almış olmasından kaynaklanıyordu. Sivil havacılıktaki bürokrat atamalarına doğrudan etki ediyor, yönlendiriyor, bakanlıkları, valiliği, emniyeti istediği gibi yönetebiliyordu. THY'de ki grev sırasında Valilik ve emniyeti nasıl koordine ettiğini kitabında anlatıyor.

Her ne olursa olsun Topçu, bu süreçte gücün zirvesindeydi ve sadece işine odaklanmış, önündeki bütün engelleri siyasi gücü de arkasına alarak aşıyordu.
Yönetim şekli ve stili tartışılsa da şu bir gerçek ki, Hamdi Topçu’nun işaret ettiği dönemde çok önemli işler başarıldı. THY belki AK Parti'den önce yerel bir havayolu değildi ancak dünyaya tam olarak açılmayı başaramamış, kabuğundan çıkmakta zorlanan, statüsünden kaynaklı bürokratik engelleri aşamayan, az olsun benim olsun mantığı ile yönetilen butik bir havayolu formundaydı. Ancak Topçu’nun da işaret ettiği gibi 2003 sonrası çok önemli işler başarıldı ve her ne olursa olsun bu işlerin önemli bir bölümünde Hamdi Topçu’nun şahsi gayretleri inkar edilemezdi.

2006'da şirket yapısının değiştirilmesi ve özellikle uçak alımlarında bürokratik engellerin aşılması, HABOM, TEC, TGS, THY Opet, Koltuk ve Galley üretim şirketleri, Aydın Çıldır Uçuş Akademisi’nin kurulması, Afrika açılımı, 30 yıllık muhalif sendikanın bitirilmesi, askeri havalimanın alınması, üst üste alınan dünya çapında ödüller, uçakta ilk kez canlı televizyon yayını ve Boeing ‪777-300‬ER tipi uçakların filoya dahil edilmesi gibi ilkler, Kevin Costner Barcelona, Messi, Kobe Bryant, Manchester United, Eurolig, Borussia Dortmund ve Didier Drogba gibi son derece makul rakamlara imzalanan dünyaca ünlü sponsorluklar bu dönemde yapılan işlerden bir kısmı idi. Yukarıda da söylediğim gibi, tavrını, tarzını eleştirebilirsiniz ancak tek başına bunlar bile bir dönemin hakkını vermek açısından yeter de artar sanıyorum.
Hamdi Topçu’nun kitabında anlattığı başarılara söz söylemek haksızlık olur ancak özellikle birlikte uzun yıllar görev yaptığı THY Genel Müdürü Temel Kotil ile ilgili görüş ve eleştirilerinin birçoğuna katılmak ve onaylamak ne yazık ki mümkün değil. Bu sadece benim değil, kitabı okuyan birçok kişinin ortak düşüncesi olabilir çünkü kendisini ön plana çıkarırken kuruma uzun yıllar genel müdür yardımcılığı ve genel müdürlük makamlarında hizmet eden bir kişiye, vasıfsız, işe yaramaz, iş bilmez, şov peşinde gibi yakıştırmalar yapmak kitabın özüne uymamış.

Sadece Temel Kotil özelinde değil o dönem pek hazzetmediği isimlerden de bir nevi intikam alır nitelikteki tanımlamalarını irrite edici buldum. Ulaştırma Bakanlığı’nı (dolayısıyla DHMİ ve SHGM’yi) yetersiz ve kalitesiz olarak tanımlamak, genel müdüre amaca giden her yolu mübah sayan bir tanım kullanarak makyavelist demek, adına yakıştırılan fıkralarla bir nevi küçük düşürüp alay etmek, kendisinden sonra gelen Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aycı’ya ‘kapak süper içerik zayıf’ diye tanımlamada bulunmak Topçu’nun başarılarının anlatıldığı kitapta sırıtan detaylardı.

Kişisel husumetin yansıması olarak gördüğüm bu tanımlamalar dışında THY’nin yakın tarihine ışık tutan bu kitabı mutlaka okumanızı öneriyorum.
THY’nin yükseliş öyküsünü tek ağızdan olsa da öğrenmenin yanı sıra Türkiye’deki bürokratik işlerin bize özgü işleyişini görmeniz açısından da işinize yarayacağını umuyorum.