Airporthaber Haber Koordinatörü Murat Herdem,Yapım dönemi hemen hemen aynı tarihlere denk geldiği için İstanbul Havalimanı ile sık sık maliyet kıyasına sokulan Çin’in yeni havalimanı Daxing Airport, bu ay içerisinde açılacak. Uzun süre önce planlanan açılış tarihi 20 Eylül’dü ancak o tarihin 10 gün kadar daha geriye çekilme ihtimali var. Yani her şey eksiksiz tastamam ve havalimanı bugün yarın açılışa hazır vaziyette.

Aslında30 Haziran’da inşaat işleri bitti ama test süreçleri devam ediyor.

Lafı uzatmadan hemen kıyasa dalalım…

Biliyorsunuz, İstanbul Havalimanı’nda henüz inşaat süreci devam ederken ilk uçak 29 Ekim 2018 tarihinde törenle indi, sonrasında göstermelik birkaç uçuş planlanarak eksik kısımların tamamlanması beklendi.

Yani Çin’in yaptığının tam tersi… Onlar önce bitirdi sonra açıyor, biz önce açtık sonra bitiriyoruz!

Bugüne kadar özellikle muhalif kesimde Daxing Havalimanı ile İstanbul Havalimanı’nın maliyetleri, hiç de doğru olmayan şekilde kıyaslandı. İstanbul Havalimanı’nın 30 milyar euro’nun üzerinde paraya mal edildiği ancak Çin’in yeni havalimanının bunun üç katı daha az paraya daha büyük kapasiteye sahip olduğu yazıldı, çizildi ama tabiî ki gerçekler bu şekilde değildi.

Aynı ölçüde de olsa maliyetlerin birebir aynı olmasını beklemek başlı başına yanlış olsa da zaten iki havalimanı boyut itibariyle birbirlerinden çok çok farklı. Çin’in yeni inşa ettiği havalimanı bugün 45 milyon yolcu kapasitesi ile açılacakken İstanbul Havalimanı’nın açıldığı günkü kapasitesi 90 milyon… Tamamı ile sona erdiğinde bu kapasite 200 milyona çıkacak. Daxing’in ise 2025 yılında tüm etaplar tamamlandığında kapasitesi ancak ve ancak 72 milyon yolcu olacak. Dolayısıyla, ölçeklerden yola çıkarak yapılan bu kıyas yersiz ve saçma bir karşılaştırma olur. O yüzden biz maliyet ve büyüklüğü kıyaslamak yerine havalimanlarının doğrularını ve yanlışlarını kıyaslasak daha iyi olacağı kanaatindeyim.

İki havalimanının da ortaya çıkış sebebi kapasite sorunu… Birinde Atatürk Havalimanı’nın kapasite üst sınırına dayanması, diğerinde Pekin Başkent Havalimanı’nın… Hatta Pekin’de kapasite sınırları da aşarak, bu projenin yapılmasına kesin karar verildiği yıl, 75 milyonluk havalimanında 82 milyon yolcu ağırlanmış.

Atatürk Havalimanı’nda ufak tefek iyileştirmelerle kapasitenin kısmen rahatlatıldığını ve hatta hiç adım atılmadan terk edilen 150 milyon euroluk yeni bir terminal binasının bile inşa edildiğini düşünürsek Çinliler’de bıçağın daha çok kemiğe dayandığını söyleyebiliriz.

İki havalimanı konum itibariyle de birbirlerine benziyor. Daxing şehrin güneyinde, İstanbul Havalimanı şehrin kuzeyinde… Daxing meşhur Tiananmen meydanına 46 kilometre mesafede, bizim İstanbul Havalimanı da Taksim meydanına hemen hemen aynı uzaklıkta…

Ancak mesafeler aynı olmasına rağmen ulaşım imkanları konusunda Daxing lehine önemli artılar var. Örneğin, İstanbul Havalimanı’na, resmi açılış üzerinden bir yıl geçmesine rağmen, raylı sistem ile ulaşım henüz mümkün değil. Metro ile ulaşım için en iyimser tarih olarak 2020 yılının başı gösteriliyor. O zamana kadar otobüsler, taksiler ve kişisel imkanlarla ulaşım sağlanmak zorunda. Bu haliyle de Taksim’den yeni havalimanına ulaşım süresi trafiksiz bir saatte 40-45 dakikayı buluyor.

Peki Daxing’de durum nasıl? Pekin’in güneyinde banliyöler bölgesi olarak bilinen yene inşa edilen havalimanının en önemli avantajlarından biri raylı sistem ile ulaşım konusunda alt yapının açılıştan önce yani Haziran ayında tamamlanmış olması… İki normal tren hattı ile birlikte bir de hızlı tren hattının Haziran ayında testleri tamamlandı, kullanıma hazır durumda…

Şehir hatlarındaki trenler saatte 80 km hıza sahipken havalimanı ile şehir arasında sefer düzenleyecek olan hızlı tren saatte 160 km hıza ulaşacak. Sürücüsüz olarak tasarlanan bu trenlerle, şehir merkezi ile havalimanı arasındaki 40 kilometrelik yol 19 dakikada katedilebilecek.

Esasında ulaşım konusuna çok takılmıyorum. Kısa ve orta vadede mutlaka bir çözüm bulunur, o zamana kadar da yolcu alışkanlık kazanır. Ancak iki havalimanı arasında bizim aleyhimize en önemli fark ne biliyor musunuz?

Havayollarının güçlü ve güçsüz olması…

Havalimanlarını ayakta tutacak olan havayollarıdır ama bakıyorsunuz Çin’deki ve Türkiye’deki fotoğrafa… Uçurum var.

Çin’deki tek bir havayolu şirketindeki uçak sayısı bizim toplam uçak sayımızın neredeyse iki katı kadar… Sadece China Southern’in uçak sayısı 840! Dünyanın en büyük üçüncü havayolu şirketi…

THY’nin uçak sayısı 338…

2018’de taşıdığı yolcu sayısı 140 milyon!

THY’nin 72 milyon…

Bir diğer dev China Easthern’in uçak sayısı 550 civarında… China Airlines’in 90, Hainan’ın 238, Sichuan’ın 154 uçağı var.

İrili ufaklı başka şirketler de var tabiî ki ama sadece bunlar bile bir havalimanını ayakta tutmaya yeter.

Aynı fotoğrafa bizim tarafımızdan bakalım…

İstanbul Havalimanı’ndan tarifeli sefer yapan THY dışında iki özel havayolunun toplam uçak sayısı 50’yi bulmuyor!

Bir diğer nokta şu…

Daxing Havalimanı ile Pekin Başkent Havalimanı arasındaki mesafe 67 km… Ama yeni havalimanını öyle bir yere konumlandırıyorlar ki, ortak hava sahası kullanımından dolayı diğerinin kapatılması gerekmiyor. Üstüne bir de Pekin’de Fengtai bölgesinde Nanyuan Havaalanı da var. Bir şehirde üç havalimanı hava sahası kısıtına takılmadan çatır çatır işleyecek.

Terminalin iki tarafına ikişer tane olmak üzere konumlanan Daxing Havalimanı pistleri de üçü kuzey güney yönünde paralel ve biri de doğu batı yönünde olmak üzere rüzgar yönüne göre daha rahat operasyon imkanı sunmaya imkan tanıyor. Ancak İstanbul Havalimanı’nda en son yapılacak altıncı pistin doğu batı yönünde olacak olması, o güne kadar rüzgar kaynaklı aksaklıkların yaşanması olasılığını gündeme getirebilir. Her ne kadar rüzgar ölçümleri sonrası güneyli rüzgarların sıkıntı yaratmayacağını söyleseler de, iklimlerin hızla değiştiğini göz önüne almak gerektiğini düşünüyorum.

Gördüğünüz gibi, sadece maliyet açısından yanlış bir şekilde kıyaslanan Daxing Havalimanı ile İstanbul Havalimanı arasında ve Çin sivil havacılık endüstrisi ile Türk sivil havacılık endüstrisi arasında dağlar kadar fark var. Demografik özellikleri göz önüne aldığımızda iki ülkeyi kıyaslamak çok doğru gelmeyebilir ancak en azından şunu anlamamız şart: Sadece THY’ye endekslenerek büyüyen havacılık THY’yi de, diğer havayollarını da, havalimanlarını da karanlığa sürükler…