TALPA, TASSA, TALTA, UTED'in açıklaması;

Bilindiği gibi, THY A.O. ve THY Teknik A.Ş.'nde örgütlenmiş olan Türkiye Sivil Havacılık Sendikası (HAVA-İŞ) ile yukarıda belirtilen şirketlerimiz arasında yürütülen Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde şu ana kadar anlaşma sağlanamamıştır. Konuya ilişkin yasal süreç ve hükümler çerçevesinde GREV ve LOKAVT kararları ilan edilmiş olup, müteakip faaliyetler ilgili yasalara bağlı olarak devam etmektedir.
Ancak, 27 TEMMUZ 2007 tarihli gazetelerimizin çoğunda, HAVA-İŞ SENDİKASI'nın Kamuoyuna Hitaben “ ÖNCE UÇUŞ GÜVENLİĞİ ” başlığı ile yayınlanan ilanı, Türkiye Sivil Havacılık Sektöründe çalışanları temsil eden Hava Yolları Pilotları Derneği (TALPA), Kabin Memurları Derneği (TASSA), THY Teknisyenleri Derneği (TALTA) ve Uçak Teknisyenleri Derneği (UTED) Yönetim Kurulları ile temsil etmekten onur duyduğumuz üyelerimizin büyük bir kısmını son derece rahatsız etmiş ve üzmüştür.
Gerek Kamuoyunun ve konuyla ilgililerin DOĞRU BİLGİLENDİRİLMESİ amacı ile ve gerekse üyelerimizin tepkileri çerçevesinde bu bildiriyi yayınlamak zorunda kaldığımızı öncelikle belirtiriz.
HAVA-İŞ Sendikası'nın ilanında da belirtildiği gibi Havacılık Sektörüne ilişkin faaliyetler; Uluslararası ve Milli Sivil Havacılık Otoritelerinden başlayarak yükleme personeline kadar pek çok birim ve çalışanın görev aldığı bir faaliyet zinciridir. HAVA-İŞ Sendikası'nın ilanında ifade edilen “ Bir zincirin en zayıf halkası kadar kuvvetli olduğu ” beyanına bizler de katılıyoruz.
Ancak, anılan İLAN'da iddia edilen “ Ölümlü - ölümsüz kaza istatistikleri ” ifadesi gerçekleri yansıtmamakta, kamuoyunu ve diğer ilgilileri yanıltmakta, Türkiye Havayolu Taşımacılığına güveni sarsıcı ortam yaratmaktadır. Bilindiği gibi, 2004 yılından itibaren Türk Sivil Havacılığında yaşanan yüksek oranlı gelişmeye rağmen son 5 yıldır ölümlü herhangi bir hava aracı kazası ve kırımı gerçekleşmemiştir. Tüm üyelerimiz uçuş güvenliğinin en üst düzeyde sağlanması için gerekli olan eğitimleri almışlar ve milli ve uluslararası otoriteler tarafından denetlenerek onay almışlardır. Ayrıca, derneklerimize bugüne kadar uçuş güvenliğinin aksatıldığı yönünde üyelerimiz tarafından herhangi bir yazılı müracaat yapılmamıştır.
Sivil Havacılık alanında her ünitede görev yapmakta olan diğer yakın çalışma arkadaşlarımız da dahil olmak üzere örgütlü sivil toplum kuruluşu olan TALPA, TASSA, UTED ve TALTA olarak aşağıdaki hususları takdirlerinize sunuyoruz.
1. Her türlü teknik bakım ve onarım faaliyetleri gerek milli ve gerekse uluslararası (yapımcı firma - kiralayan) otoriteler tarafından her bir uçak için elektronik ortamda takip ve kontrol edilir. Ayrıca hiçbir Türk Teknisyen güvensiz veya sorunlu bir uçağı uçuşa tahsis etmez.
2. Hiçbir kabin amiri yaptığı ve yaptırdığı kontroller sonucu güvenli ve yeterli konforu sağlamayan bir uçak için seferin sorumlu kaptanına olumlu rapor vermez.
3. Hiçbir pilot (kendisini ve yakınlarını unutun) sorumluluğunu üstlendiği yolcu ve yükü riske atacak güvensiz bir uçağı uçuşa kabul etmez. Son karar pilotundur. Uçuş emniyeti konusunda Kaptan Pilot'un kararına müdahale edecek, değiştirecek hiçbir makam ve otorite yoktur.
4. Ayrıca, havayolu şirketlerimizin yöneticileri ve yatırım yapan sahipleri gerek şirketlerinin ve gerekse Türk Sivil Havacılığının geleceğini riske atacak şekilde uçuş emniyetini ihlal eden uygulamalara girmezler.
Sektörün yukarıda belirtilen kilit elemanları özellikle UÇUŞ EMNİYETİ / GÜVENLİĞİ konusunda yüksek SORUMLULUK anlayışı ve bilinci içerisindedir. Sorumluluk hissedilmeden uçuş emniyeti sağlanamaz. 2004 yılından itibaren sivil havacılık sektöründe yaşanan süratli gelişmeler beraberinde birtakım sorunlar da getirmiştir. Bu konuda ilgili makamlar nezdinde çalışmalar yapılmakta ve kurallar geliştirilmektedir.
Sivil Havacılığın ülkemiz açısından stratejik öneme sahip bir iş kolu olduğu açıktır ve SEKTÖRÜN TÜM TEMSİLCİLERİNİN (Hava-İş Sendikası da dahil) ; T.C. Ulaştırma Bakanlığı, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, Türk Hava Yolları ve Özel Havayolu Şirketlerimiz ile Türk Sivil Havacılığında çalışanların milli ve uluslararası platformda itibar ve onuru ile güvenirliğini yıpratacak ve Türkiye Ekonomisi, Türkiye Turizmi ile Türk Sivil Havacılığının gelişimi ve geleceğini engelleyecek beyanlarda bulunmama SORUMLULUĞUNU taşımaları gerekmektedir.