Ayrıca özel sektör, hangi THY Genel Müdürleri döneminde baskıya maruz kaldı ve tehdit edildi.
İnanılmaz iddialar. Böylesi ilk defa görüldü. THY eski Genel Müdürü Atilla Çelebi ile Genel Müdür Yardımcısı S.Sevgi Gümüştekin, İstanbul Havayolları'nı DHMİ'ye ve Hava Kuvvetleri'ne şikayet etmiş. İstanbul Havayolları'na (şu anda MNG Teknik'in bulunduğu arazi) hangar ve apron yapımı için tahsis edilen arazinin iptal edilmesi ve bu arazinin THY'ye verilmesini istemiş. Üstelik gerekçe olarak da, bu arazinin İstanbul Havayolları'na verilmesi halinde “bir çok sorunun yaşanacağı, THY'nin hizmetlerinin sürdürülmesinin imkansız hale gelebileceği bir ortam yaratılacaktır” denmiş.
Sıkı durun şikayet dilekçesinin en can alıcı noktası ise İstanbul Havayolları'na tahsis edilen arazinin iptal edilmesini ve kendilerine verilmesini isteyen THY eski Genel Müdürü Atilla Çelebi ile Genel Müdür Yardımcı Sevgi Gümüştekin, İstanbul Havayolları'nı “yabancı havayolu” olarak ilan etmiş.
Bununla da kalmamış, İstanbul Havayolları'na tahsis edilen arazinin geri alınıp THY'ye verilmesi halinde İstanbul Havayolları'nın mahkemede bu araziyi geri alabileceğini düşünerekDHMİ'ye inanılmaz bir teklif yapmış ve “mahkeme kararı sonucu DHMİ'nin maruz kalabileceği maddi tazminatlar ortaklığımızca karşılanacaktır” demiş.
Atilla Çelebi'nin İstanbul Havayolları İle İlgili İddiaları
İddia 1-
Ortaklığımızca Atatürk Havalimanı'nda yeni yapılmakta olan II. Bakım Üssü ile Motor Test Binası arasında kalan ve Ortaklığımıza ait İkram Binası ile IIV/SSB telsiz anteninin bulunduğu sahanın, İstanbul Havayolları'na hangar ve apron yapımı için tahsis edildiği bildirilmiş olup bunun üzerine Ortaklığımızın kuruluşunuza göndermiş olduğu ilgili kayıtlı yazılarımız ile bir çok soruna yol açacak fevkalede sakıncalı ve hizmetlerimizin sürdürülmesi imkansız hale getirecek bir ortam yaratılacaktır
İddia 2-Ayrıca THY, TUSA- TAİ ve Hava Kuvvetleri ile birlikte “ülke menfaatlerimiz için büyük önem taşıyan” yeni bir bakım ve Uçak geliştirme kompleksinin (III. Bakım Üssü) çalışmalarının müştereken sürmekte olduğu. Anılan bu kompleksin İstanbul Atatürk Havalimanı'nda mevcut bakım hangarları yanında ve gelişim sahamızda kalan alanda konuşlandırılmasının gerekliliği yine ilgi yazılarımız ile kuruluşunuza bildirilmiş. Çok büyük öneme haiz konunun çözümlenmesi yönünde İstanbul Havayolları'na tahsis edilen alanın tahsisinin iptali ve ortaklığımıza tahsisi talep edilmiştir.
İddia 3-
Ortaklığımız gelişim sahasında bulunan yabancı havayollarına tahsisli bu arazinin tahsisinin iptalini ve ortaklığımıza III. Bakım Üssü yapımı için tahsis edilmesi gerekmektedir.
İddia 4-İstanbul Hava Yolları tarafından DHMİ aleyhine dava ikame edildiği takdirde mahkeme kararı sonucu DHMİ'nin maruz kalabileceği maddi tazminatların ortaklığımızca karşınalanacağı hususunu bilgilerinize arz ederiz.

THY'nin Ardından En Büyük Havayolu Şirketiydi
1985 Aralık ayında kurulan, Mart 1986'da uçuşlarına başlayan. 22 uçaklık bir filoyla THY'nin ardından en büyük özel sektör havayolu şirketi olan. İç ve dış hatlarda tarifeli ve charter seferler düzenleyen İstanbul Havayolları 2000 yılında operasyonlarını durdurmuştu. Şu anda otel işletmeciliği yapan İstanbul Havayolları'nın 14 yıl Genel Müdürlüğünü yapan ve aynı zamanda TÖSHİD (Türkiye Özel Sektör Havacılık İşletmeleri Derneği) kurucu üyeliğinin yanı sıra 10 yıl başkanlığını yapan.Şu anda da proje aşamasında olan Tailwent Airlines'in Genel Müdürlüğünü sürdüren Safi Ergin ile “THY ile özel sektörün geçmişte ve günümüzde nasıl bir ilişki içinde olduklarını” anlatmasını istemiştik. Söyleşi de Ergin bize THY'nin özel sektöre geçmişte ve günümüzde nasıl baktığını anlattı. THY eski Genel Müdürü Atilla Çelebi ve Genel Müdür Yardımcısı S.Sevgi Gümüştekin'in kendilerini nasıl haksız yere DHMİ ve Hava Kuvvetlerine ihbar ettiğini belgeleriyle www.gokyuzuhaberci.com a anlattı.


Özel Sektör İç Hatlarda Başarılı Oldu.
THY ile Özel Sektör Arasındaki İlişkiler Dün nasıldı Bugün Nasıl ? THY
ile özel sektör arasındaki ilişkiler geçmiş dönemlere göre daha iyi olmasına rağmen, günümüzde sıkıntı yaratan birtakım gelişmeler de yaşanmaktadır. Özellikle son dönemlerde özel sektörün iç hatlarda çok büyük başarılar elde etmesinden sonra THY'nin gerek SunExpress'i Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan uçurmaya başlaması, ardından yine kendisinin iç hatlarda Ankara merkezli uçuşlar planlaması tabiiki sektör olarak iç hatlarda sıkıntıya sebep olmaktadır. Bu zaten sektör içinde dile getirilmektedir.
Sektörde Ne Konuşuluyordu? İç hatlarda 30-32 milyon yolcu uçuyor deniliyor Halbuki öyle bir şey yok. 10 milyondan 30 milyona çıkmadı iç hat yolcusu, 5 milyondan 15 milyona çıktı. Gelen ile giden yolcuyu toplayarak söylememek lazım. Yolcu sayısının 5 milyondan 15 milyona çıktı. Burda yanlış yönlendirme var. Bu önemli gelişme özel sektör sayesinde sağlandığını göre, iç hatlarda bunun üzerine gitmenin bir anlamı yoktu sektörde konuşulan buydu.
My Teknik, THY'nin Neşesini Kaçırdı
Özel Sektör İçin Sıkıntı Yaratan Başka Gelişmeler Varmıydı?
Elbette var. Örneğin bir HABOM projesi var. Bu yaklaşık 10 seneden beri konuşulan bir proje. Ama bugüne kadar hiç bir şey yapılmadı. Son bir yıldır, My Teknik'in projesi hayata geçmek üzereyken HABOM projesinin tekrar gündeme gelmesi bana ilginç geliyor. My Teknik, THY'nin neşesini kaçırmış olabilir düşünüyorum.

Bütün bunlar şunu gösteriyor ki sektörün tamamını kucaklayan projeler lazım. ülke genelindeki imkanlarla maksimum verim elde etmek lazım. Kimsenin kimsenin ayağına basmaması gerekiyor.
THY Özel Sektörün Ayağına Basmıyordu Ama Gövdesine Basıyordu. Sektörü Düşman Gibi Görüyordu.
Geçmişte THY ile özel Sektör Arasındaki İlişkiler Nasıldı ? THY
geçmişte olduğu gibi bu kadar özel sektörün ayağına basmıyordu ama ayağına belki gövdesine basma noktasına geliyordu . 10-15 sene önce sektör için çok çarpıcı olaylar yaşanıyordu. O zamanlar THY özel sektörü düşman gibi görmekteydi. Bunu üzülerek söylüyorum.
Bu Ağır Bir İtham Safi Bey ! Dedim ya üzülerek söylüyorum. Biliyorum bu ağır bir kelime ama maalesef geçmişte yaşanan hadiseler bunu söylememize neden oluyor.

Araziyi Elimizden Almak İçin Bizi ihbar Etti. Yabancı Havayolu Diye

Örnek Verebilirmisiniz ? Bunun zaten örneği de var. İstanbul Havayolları olarak 10 yıl operasyon yaptıktan sonra bir hangar arazisi olayı var. O zamanlar İstanbul Havayolları olarak Atatürk Havalimanı'nda şu anda MNG'nin olduğu alanda bir hangar arazisi aldık. Bir kaç milyon mark yatırım yaptık. İnşaata başladığımız zaman birde baktık ki THY araziyi geri almak için inanılmaz bir çaba göstermiş.
THY, Bu Arazi Bize Verilmezse Ülke Güvenliği Tehlikeye Girer
Nasıl Bir Çaba Göstermiş
?Bir yıl boyunca sayısız yazılar yazarak hem DHMİ, hem ilgili Bakanlığı hemde Hava Kuvvetleri'mizi yıldırmaca içine sokarak arazimizi elimizden alma çabaları göstermiş. Burda da arazinin iptal edilmeyip kendilerine verilmemisi halinde “ülke güvenliğinin bozulacağını hizmetlerinin hiç bir zaman sürdürülebilir olmayacağını tamamen kapanacaklarını artı, yazdıkları yazıda 'yabancı havayolları' olarak telakki ettikleri İstanbul Havayolları'na tahsis edilen bu arazinin geri alınarak THY ortaklığına verilmesi ısrarla talep edilmiş, hatta bu konuda İstanbul Havayolları'nın, DHMİ'yi mahkemeye vermesi halinde (tabiiki haklı çıkacağımızı bildikleri için) bir tazminat ödenmesi söz konusu olursa bu tazminatın ortaklıkları tarafından karşılanacağını (yani kimin kasasından çıkacaksa) belirtmişler yazdıkları yazılarda. Böylesine bonkör davranmışlar. İstanbul Havayolları'nın 10 yıllık başarısının ardından bir hangar yatırımına imza atmasının ardından bürokrasiyi ve bakanlığı kandırarak engellenmek istenmiş. Bunun belgesi elimizde olduğu için söylüyorum.
Arazi Ne Oldu Bu Aşamadan Sonra, Teknik Bakım Hangarını Yaptınızmı ? 13.02.1996 yılından başlayarak Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğüne ısrarla arazinin kendilerine verilmesi için 9 yazı yazmışlar. Ayrıca bu yazılara Hava Kuvvetlerine yazdıkları yazılarıda eklemişler. Sonuçta arazi bizden alındı. Ama mahkeme kararıyla arazi tekrar bize verildi. İnşaata başladık. Kaba inşaatı bitirmiştik. siparişlerimizi vermiştik. 3-5 milyon mark harcadık o zamanın parasıyla. İstanbul Havayolları'nın 2000 yılında uçuşlarını durdurmasıyla araziyi ve binayı MNG'ye verdik.
Tarifeli Uçamazsınız. Sadece THY tarifeli Uçar Diye Bizi Tehdit Ettiler.
Peki Başka Engellemelerle Karşılaştınız mı. Başka Ne Tür Gelişmeler Yaşandı? O dönemde THY'den tehditlerde aldık. Bire bir konuşmalarda o dönemin Genel Müdür'leri bize yani İstanbul Havayolları'na “tarifeli uçmayacaksınız. Sadece THY tarifeli uçacaktır” diyetehditlere maruz bırakıldık. Hatta İstanbul Havayolları'nın içine sendika sokup bizi yok etmekle tehdit ettiler. Gerekirse bu tehditleri savuran genel müdürün ismini açıklarız.
Çok acıklı bir olay o dönem için. Şimdi o dönemle bu dönemi kıyaslayacak olursak THY ile özel sektör arasında iyi ilişkiler var diyebiliriz. Bunun içinde her iki tarafa fayda sağlayacak projeler üretilmesi lazım.
Yabancı Havayolları Olarak Suçladıkları Şirket %100 Türk Sermayeli
Elinizdeki Belgede THY eski Genel Müdürü Sizi Yani İstanbul Havayolları'nı Yabancı Bir Şirket Olarak Görüyormuş Bu Ne Demek Oluyor? Gerçekten bizde anlamadık. Bu kadar komik ve çocukça bir gerekçe olabilir mi. İstanbul Havayolları tamamen Türk sermayesiyle kurulmuş 10 yıl bu ülkede operasyon yapmış. Ülkeye döviz kazandırmış %100 bir Türk şirketidir. Hepimiz Türk doğduk Türk öleceğiz. Bu bize yapılmış en büyük hakarettir. Sermayemizinin yüzde yüzü Türk sermayesiydi. Bir kuruşluk yabancı sermaye yoktu. Amka kendisi bizi yabancı görüyormuş. THY'nin araziyi geri almak için ileri sürdüğü iddialar gerçekten çocukça ve komik iddialar.
Özel Sektör, Çelebi ve Yaramancı Döneminde Çok Baskı Gördü
Son Olarak Söylemek İstedikleriniz Varmı?

Burada şunun üzerine basarak söylemek istiyorum ben kesinlikle THY'yi kurum olarak suçlamıyorum bu iddialarda bulunan yöneticileri söylüyorum. Tabii ki herkesin bir yoğurt yiğişi var. Onlarda başarılarını ancak bu yolla sağlayabileceklerini zannetmişlerdi. Zamanın Genel Müdür'ü Atilla Çelebi, Genel Müdür Yardımcısı Sevgi Gümüştekin maalesef bu işi bu noktaya getirdiler. Ama bugün bakıyoruz ki bir Türk şirketi olan İstanbul Havayolları'nın arazisini geri alma çabaları içinde olunurken, bugün bakıyorum Antalya Havalimanı'nda belki Türk şirketi yok. Yani %90'ı yabancı şirket. Bu Atatürk Havalimanı'nda da büyük ölçüde böyle, Ayrıca, şunu da söylemeden yapamayacağım. Özel Sektör Atilla Çelebi ve Tezcan Yaramancı'nın THY Genel Müdürlükleri döneminde çok baskı gördü.

www.gokyuzuhaberci.com- Yusuf Zengin