Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir Kanal 7 Ankara Temsilcisi Mehmet Acet’in moderatörlüğünde ekrana gelen Başkent Kulisi'nde gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulunarak uçuş testlerine başlayan yeni AKINCI TİHA, ve Milli Muharip savaş uçağı ile ilgili gelinen son noktayı paylaştı. İsmail Demir ayrıca Kılıçdaroğ'lunun savunma sanayi sektörüne yönelik sözlerine de cevap verdi.

Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir'in açıklamalarından önemli başlıklar;

ABD'nin yaptırım tehditleri

Çözüm için belli bir diyaloğun olması gerekiyor. Bununla ilgili belli bir irade ortaya kondu. ABD almayın alırsanız aktive etmeyin gibi açıklamalar geldi. Endişelerin anlaşılması için diyaloğun olması gerektiğini söyledik. Biz endişelerin giderilmesi için adımlar attık. ABD son dönemde biraz daha diyaloğa açık bir hale geldi. ABD ile gerilimden yana değiliz. Bu süreçte müttefiklerimizin endişelerini giderebiliriz.

Ankara'daki S-400 testleri

Biraz abartıldı o haber. Malum sistemin kurulum işlemleri devam ediyor. Testler bunun bir adımıydı. Kurulum işlemleri devam edecek. Türkiye tarafı aktif hale getirmeyeceğiz demedi. Bir süreç var, bunun tamamlanma ve eğitim süreci var, bu da Nisan'dır. Biz kimseye bekliyoruz demedik.

Yaptırım bekleniyor mu?

Yaptırım gelmemesi için Türkiye bütün kanalları açık tutuyor. Yaptırım gibi bir adımın müttefiklik çıkarlarına karşı olacağı söylüyoruz. Olursa ise; Türkiye Barış Pınarı Harakatı ile de gördük, Türkiye sıkıştırılmaya çalışılıyor. Bu durumlar yabancı ürünlerin listesini çıkarmaya ve yerlileştirme hamlemizi hızlandırmaya yarıyor. Türkiye hiç bir zaman çaresiz kalmaz. Şunu geçtik; Türkiye'yi sıkıştırırız, Türkiye geri adım. Bunun böyle olmadığını ve olmayacağını gösterdik.

Olası bir yaptırımdan savunma sanayii nasıl etkilenir?

Öncelikle başta belirttiğimi söyleyeyim, Biz kendi ülke çıkarlarımız neyse ona göre adım atıyoruz. Biz ABD'nin endişelerini gidermeye hazırız. İnadına bize ambargo uygulayın diye bir tavrımız olmadı. İran yıllardır ambargo altında ama sonuç olarak her türlü sistemi bulmayı başardı. Ne demişler dağ ne kadar yüksek olursa ona göre bir yol bulunur. Türkiye bu özgüvene sahip. O dağ elbet aşılır.

Kılıçdaroğlu'nun "Erdoğan ailesi savunma sanayiini ele geçirmeye çalışıyor" söylemi

Öncelikle şunu söyleyeyim, Siyasetin savunma sanayini diyaloğu dışına çıkarması gerekiyor. Savunma sanayii siyaset malzemesi yapılmaması gerekiyor. Burada bir motivasyon var buna yazık oluyor. Ben bu aileyi yıllardır tanıyorum, AKINCI daha dün uçuşunu yaptı. Bu oyun değiştirecek bir uçak, Çok ağır silahlarla donatılabilecek. Dünyada bu tür başka bir uçak yok. Bu ailenin dünür olmaktan önce yapığı çalışmaları da biliyoruz. Bu ailenin yaptığı fedakarlığı da biliyorum.

Savunma sanayinde 2002'DE 60 şirket vardı şuan 1500 şirketi buldu. Burada tank falan yapılmıyor, sadece bakım yapılıyor. Birinci anabakım tesislerine bakacak olursak, kimseye satılan bir şey yok.Tesis devletin, arazi devletin...

Savunma sanayi polemik konusu yapılmasın. Biz teknik konuşmak istiyoruz. Bizim yaptığımız eksikler varsa bunlar gündeme getirilsin. Türkiye'nin geleceği için tedbirleri dinlemeyi isteriz. Bu noktadaki her eleştiriyi dinlemeye dünden razıyız.

TSK'nın sırları Katarlılara satılıyor iddiaları

Yapılan iş belli, çalışanlar aynı çalışan, çalışanlar devletin işçisi. Şirket Türk şirketi, yanlış bir algı var, yabancı payı var diye tavır koymak doğru değil. Burada bir güvenlik sorunu yok. BMC'nin ürünleri sahada ve kullanıcıların memnuniyeti ortada.

Savunma sanayi milli bir mesele buna milli olarak bakmak gerektiğine inanıyoruz.

Savunma sanayiinde gelinen son durum

Şuanda 100'ün üzerinde ar-ge projemiz var. 700 proje içinde uçak gibi büyük projede var. Yerlileştirme alanında ürünlerin listesini çıkartıyoruz. Bir taraftan alt sistemleri ve teknolojiler diğer taraftan da platformlar var. Sektörün ihracatı ise 250 milyon dolardan 2,5 milyar dolara çıktı. Türk savunma sanayi olarak fuarlarda boy gösteriyoruz ve algı oluşturmaya çalışıyoruz. İhracat süreci iğneyle kuyu kazmaya benziyor. Bu alanda algı oluşturmuş bir kaç ülke var. Bizim ürünlerimiz sahada gözüktükçe ürünlerimizin kalitesi ortaya çıkıyor ve bu algı değişiyor. Biz 2023'e kadar bu rakamları 10 milyar dolar civarına çıkarmayı hedefliyoruz. Platformla bunu sağlamak mümkün, Pakistan'la gemi üzerine anlaşma yapıldı. Bu büyük bir anlaşma oldu. Sadece MİLGEM satmıyorsunuz burada diğer sistemler ve bakım işleri de var. Sadece bakım onarım da değil güncellemerle bir para kazanıyorsunuz. Biz anlaşma yaptığımız ülkelere kazan-kazan politikası ile yaklaşıyoruz. Biz ürünlerimizin arkasındayız.

Yerli motor üretimi

Pakistan'a ATAK satamazsınız diye bir cevap gelmedi henüz. Başvuru var sonuç daha çıkmadı. Motor konusu gündeme geldiğinde Türkiye bu alanda da özgüveni yüksek olmalı. Motor çalışmalarına başladık, Bir savaş uçağı motoru konuşuyorsanız bu 8 yılı bulabiliyor. Bir çok çeşit motor üzerinde çalışıyoruz. Jet motoru, İHA motoru, tank motoru gibi 6-7 alanda motor çalışması yapıyoruz. Bir kısmı bitti son testleri yapılıyor teslim tarihine yaklaşıyoruz.

Hem ATAK hem GÖKBEY'in motor yapımları ve tasarımları devam ediyor inşallah bunlar 2 yıl sonra helikopterlerimize verilecek.

İrade ve kararlılık. En önemli nokta bu. Bir çok süreç yarı yolda kalmış. Bir şekilde teknik olarak emeğini koyan insanların önünün nasıl önünün tıkandığını biliyoruz. Yıllardır bir çok proje ilerlemedi. Buradaki en büyük fark kararlılık ve öz güven melesi. Biz her kesimden önerileri bekliyoruz.

Yerli uçakta son durum

Milli Muharip Uçağı çok iddialı bir proje. TUSAŞ'ın özgün ürünlere küçük uçaklarla başladı. Şu anda Hürkuş var. Milli Muharip Uçağı F-22 ve F-35 karışımı diyebiliriz. F-35 krizi sonarsı süreci hızlandırdık. Uçağımız 5. nesil bir uçak olacak. Dünyada 5. nesil uçak üretimine çalışan fazla bir ülke yok. Bu tür projelerin en önemli özelliği yatırdığını 1 dolara 2 3 dolar geri alıyorsunuz. Burada üretilen her şey çarpan etkisi yapıyor.

İnsansız hava araçları dönemindeyiz. Akıncı bir noktada insansız bir bombardıman uçağı oldu.

Savunma sanayii sektörünün hedefleri

Yerli ve milli ürünlerin gelişmesiyle Ele güne muhtaç olmamayı sağlayacağız. Savunma sanayi demek sadece TSK'nın ihtiyaçlarını karşılamak olarak anlaşılmamalı. Bu tarımda, tıpta enerji de siber alanda da bakmak gerekiyor. Bunların hiç birinde açık kapı olmaması gerekiyor. Dünyada hiç bir ülke her alanda yüzde 100 yerli değil ama savunma sanayi alanı olduğunda bu noktada riski hesap etmek gerekiyor. Her alanda dünyanın en iyisi olmak mümkün değil.

Macron'un S-400 açıklaması

EURO-SAM sistemi ile 4 aşamalı bir plan yapıldı. 54 aylık bir süreç verdiler bize. Biz istedik ama getirmediler. Macron size sistem gönderilim dedi biz kabul ettik ama gelmedi.