Uçuş Psikoloğu İlknur Konak, uçucu personelin binlerce metre yükseklikte birçok stres faktörüne maruz kaldığını belirtti.

Aynı zamanda eski bir kabin memuru olan Konak, “Benzersiz bir meslek kalıbı ve yaşam biçimi olması nedeniyle uçuculuk kişilerin sosyal yaşantısında da birçok stres faktörüyle karşılaşmalarının önünü açıyor” dedi.

İşte Psikolog İlknur Konak tarafından uçucu personelin stres sorununu ele aldığı o değerlendirme:

"Pilotlar ve uçuştayken her türlü soruna gülümseyerek cevap bulma mecburiyeti olan kabin memurları yerden binlerce metre yükseklikte görev ve sorumluluklarını yerine getirmeye çalışmaktadırlar. Ömürlerinin çoğu havada geçen kabin memurları ve pilotlar görevlerini yerine getirirken birçok stres faktörüne maruz kalmaktadırlar.

Kabin memurları ve pilotların meslekleri gereği sürekli hava değişimine uğramaları, fizyolojik yorgunluk, sürekli değişkenlik gösteren mesai saatleri, uyku düzenindeki sürekli değişiklikler ve uykusuzluk, gece mesaileri, kabin memurlarının uçaktaki fiziksel iş yükleri, sirkadiyen ritim sorunları, dinlenme sürelerinin yetersizliği, bilişsel yorgunluk, ağır iş yükünün getirmiş olduğu sorumluluklar, zaman baskısı, uyku problemleri, endişe, ekip içi anlaşmazlıklar, kurum içi prosedürler, adaletsiz performans değerlendirmeleri, örgütsel iletişim sorunları, yolcu şikayeti alma endişesi, işten atılma endişesi, rol çatışması gibi bir çok nedeni stres kaynağı olarak sıralayabiliriz. Bununla birlikte benzersiz bir meslek kalıbı ve yaşam biçimi olması nedeniyle uçuculuk kişilerin sosyal yaşantısında da birçok stres faktörüyle karşılaşmalarının önünü açmaktadır örneğin doğumdan dönen uçucu annelerin karşılaştıkları ayrılık anksiyetesi başta olmak üzere bireyin sosyal hayatta karşılaştığı bir çok stres faktörünü de burada sıralayabiliriz. Stresin fizyolojik etkileri çeşitli sağlık sorunlarına sebebiyet verebileceği gibi psikolojik etkileri ise bireyde tedirgin yaratabilir, konsantrasyon, dikkat eksikliği, karar verememe, çözüme gidememe, olumsuz duygularda artış, kaygı, unutkanlık, uyku bozuklukları, öfke kontrolünü sağlayamama gibi durumlar yaratabilir. Stres tüm bilişsel faaliyetleri olumsuz yönde etkileyebilir bu durumda bireyin iş performansında düşüşe bu nedenle ekip arkadaşlarına bu durum iş yükü olarak dönebileceği gibi emniyeti etkileyebilecek ekip içi iletişim sorunlarını da doğurabilir ve bu durum bireysel yaşantılarına da olumsuz olarak yansıyabilir.

Stres altındaki insanlar, genel olarak daha kolay sinirlenirler ve oldukça önemsiz olaylara bile çok sert tepki gösterebilirler. Bu insanların uyku düzenleri değişir, alkol ve sigara tüketimleri artar, gittikçe daha yorgun ve huzursuz olurlar. Devamlı olarak kuşku duyarlar, kendi işlerini olduğu kadar başkalarının işlerini de kontrol etmeye kalkarlar. Gerginlik yükseldikçe, tansiyonları yükselir, hafızaları zayıflar ve konsantrasyonları bozulur. Bununla birlikte uçuşlara gitmeden önce mide bulantısı, çarpıntı, tansiyon yükselmesi/düşmesi gibi psikosomatik semptomlarla da karşılaşabilirler.

Bildiğimiz üzere uçucuların meslekleri nedeniyle çoğu ilacı kullanmaları yasak olmakla birlikte maalesef genel olarak iş kaybı korkusu ve mesleğin getirdiği hassasiyet nedeniyle çoğu uçucu şirket psikoloğuna gitmeyi tercih etmemektedirler ve yaşadıkları psikolojik problemleri meslektaşlarıyla dahi paylaşmaktan çekinmektedirler."