Analamayanlar icin bir daha yazalim. Iniste, piste teker koyduktan sonra oldukca sert bir sekilde frenleme yaparak pistin ortasindan ciktik, pistin son taraflarina kadar gitmedik. Yani biraz daha yumusak fren yapip pistten daha gec ayrilabilirdik; elestiri pilota.

Pistten ayrildiktan sonra taksi toplamda 20 dakika surdu. Taksi esnasinda cok tartisilan, at nali seklinde olan yerden gittik, at nalininin asagi dogru olan kisminda ucak hizlandigi icin gene sertce fren yaptik. Bunu neden ozellekli soyluyorum, burada bu kesimde egim yok diye iddaa edenler olmustu, hayir bal gibi egim var. Elbette uluslararasi standartlarin icindedir ama sonucta tercih edilen bir durummudur bence hayir olmasa daha iyi olurdu. Bence iga yoneticilerinin daha cok miktarda itiraf edecekleri sey var ama an itibari ile bunu yapmalarina imkan yok bekleyip gorecegiz.

Valla, ben öyle eyyamdan, kıyamdan anlamam. Osmanlıca değil, Türkçe konuşurum. Sonuçta Türkiye'de, daha da önemlisi İstanbul'dayız.

Bakın bay Bilal E'ye olması gerektiği gibi tane tane, en basit haliyle anlatıyorum:

1) Kimse, mevcut 2 pistin eğimi hatalıdır, olması gerekenden fazladır demedi. Öyle bir iddia yok; üstüne alınan bir kişi öyle zannetmiş olabilir. O kadar kusur kadı kızında da olur diyelim. (Ortaokul geometrisi ile her iki pistin kuzey/güney eğimlerinin %1'in altında olduğunu anlamak mümkün, zaten!)
2) Bahsedilen, U (atnalı şekindeki) taksi yolunun iki (yaklaşık paralel ve uzun kenarının) binde 15 (yüzde 1.5) dolayında eğimli olduğu. Bu kadarı da FAA/ICAO sınırları içindeymiş zaten.

Dolayısı ile sertifikatlandırmada hata yok; öyle bir iddia da yok!

3) Bu standart ve sınırlar saptanırken, kural koyucular eğimin Kazancı yokuşundaki gibi olmamasına dikkat ederler. Ama binde 15 eğimli ve yaklaşık 1.000-1.200 metrelik bir parkurda uçak hiç fren yapmadan mı yürür, arada 3-5 defa fren mi yapar: orasıyla ilgilenmezler. Uçakların bağlı olduğu hava yolları bundan şikayetçi olurlar mı? Oluyorlarsa da, ilgilenmezler: sonuçta sınırlar ötesine taşan bir durum yok.

4) Ancak eğimli taksi yolu nedeniyle uçaklar (herbir uçak olmasa da) fren yapmak durumunda kalabiliyor, bu da fren sistemindeki ısının artmasına neden oluyor. Dolayısı ile fren soğutma sistemi (*) olmayan ya da yeterli kalmayan uçaklar pist başı yapmadan bir yerde soluklanıp soğutma yapmayı bekliyor (10-15 dakika gibi). Bu da terminalden ayrılış-pist başı yapış süresini arttırıyor.

Bu kadar basit.

(*) Bu fren (ve de iniş takımlarını) soğutma sistemini öyle sıvı nitrojenli vs. bir yöntemle çalışan birşey zannetmeyiniz. Bildiğiniz vantilatörün oradaki donanıma göre bir adaptasyonu... Uçak park halindeyken, iniş takımlarına haricen uygulanan donanımla yapılan soğutma başka.

İnanmayan gider, fren yapıp sonra soğutma yapan uçakları bulur, uçakların log'larına bakar ve herhalde ikna olur.. Benim elimde, bu taksi ortası fren soğutma yapan 3 ayrı olaya dair bilgi var!


Kusura bakmayın ama yazdıklarınızın tamamı yuvarlatılmış söylemler.

Bu işte yetkin olanlar, havayolu firmalarıdır. Pilotlar kendi firmalarına fedback yaparlar herhalde...

Uçak taksi yaparken freni ısınıyor diye bekliyorsa, bu havayolu firmasından tutun da, meydan işletmesine kadar birçok makam ve kuruluşu ilgilendirir.

Hava yolu firmaları tarafından resmi bildirim olmadan, yazdıklarınız eyyamdan öte bir anlam taşımıyor. Bana göre... Eyyamvari diyeyim de, biraz yumuşasın bari.