YUSUF ZENGİN

İstanbul Havalimanı işletmecisi İGA ile Atatürk Havalimanı Taksiciler Kooperatifi arasında 'Taksi modellerinin yenilenmesi' ile ilgili imzalan sözleşme yerine getirilmiyor. Yolculara, hem eski model taksilere bindirilerek hem de şehir merkezinden gelen diğer taksilerle seyahat etmesi egellenerek mağduriyet üzerine mağduriyet yaşatılıyor.

İGA, 2018 yılında Atatürk Havalimanı Taksiciler Kooperatifi ile sözleşme yapmıştı. Sözleşmede, tüm taksilerin turkuaz renkli orta sınıf taksi olacağı ve çalışan şoförlere İngilizce şartı getirildiği soylendi. Ancak kısa süre önce Cumhur İttifakı İstanbul Büyukşehir Belediye Başkanı Binali Yıldırım, Havalimanı Taksi Kooperatifi’ne gittiğinde oradaki taksilerin yüzde doksanının sarı renk, eski model ve düşük kalite taksi olduğunu gördü. Taksilerin çoğu değişiklik sözü verilmesine rağmen yine sarı renkli ve düşük segment araçlar. Oysa sözleşmede, 'tüm taksi şoförlerinin İngilizce bilmesi gerektiği ve araçların turkuaz renkli dünyanın en büyük havalimanına yakışır taksiler olacağı' belirtilmişti.

DİĞER TAKSİLER DE HAVALİMANI'NDAN MÜŞTERİ ALMALI

Konu iki nokta açısından hayatı önem taşıyor. İstanbul’daki taksiler, Havalimanı'na günde en az 20.000 taksi müşterisi alarak gidiyor. Ancak yolcuyu bırakıp boş dönüyor. Aynı şekilde Havalimanı taksileri de müşteriyi oradan alıp şehirden havalimanına boş dönüyor. Oysa bu milli servetin israfı bir fırsata dönüştürülebilir, İstanbul’daki tüm taksilerin turkuaza dönüşümü mecburiyet konulmadan sağlanabilirdi. Çünkü tüm taksiler oradan geriye boş dönmemek istiyor. Aslında haklılar da. Havalimanı'na gidiş dönüş işi almış taksici, gününü kurtarmış demektir ve bu yüzden gönüllü olarak araçlarını değiştirmeye razı olacaklardı. Ancak İGA, tüm bu söylemlerin sadece kamuoyunu kandırmaya yönelik olduğunu bir şekilde ispatlamış oldu.

İSTANBUL ESKİ TAKSİLERE MAHKUM OLDU!

Sözleşme hükümlerini uygulamadan havalimanı taksiye imtiyaz vererek ayrıca diğer taksilerin de oradan iş almasını engelleyerek adeta İstanbul’u eski taksilere mahkûm etti. Bunun karşılığında da muhtemelen 'duygusal' sebepler var. Tamam onlar yine olsun yine bu parasını bir şekilde alsın. Büyük yatırımlar yaptıysa da oraya bu şekilde imtiyaz vererek İstanbul’u cezalandırdı. Kendi halkla ilişkileri açısından da büyük sıkıntıya girdi. Bu düzenin böyle devam etmeyeceği aşikar.

Ancak orada taksilerin dışında başka unsurlar (korsan oluşumlar) devreye girmeden İGA derhal bu yanlıştan vazgeçmeli ve İstanbul’un taksisine İstanbul Havalimanı’ndan iş alma imkanı vermelidir. Çünkü orası İstanbul Havalimanı'dır. İstanbul taksicilerinin haklarını hangi sebeple olursa olsun bir tek kuruma vermemelidir.

YOLCULAR KALİTEDEN MAHRUM BIRAKILIYOR!

İstanbul Atatürk Havalimanı Taksiciler Kooperatifi eski Başkanı ve Türkiye Esnaf Vakfı Başkanı Yahya Uğur ise bu konuda çok çarpıcı tespitlerde bulundu. "Esnaflık, alınterine müşteri memnuniyeti katarak ekmeğini kazanmaktır." diyen Uğur, Havalimanı'nda taksilerle ilgili verilen sözlerin tutulmamasıve diğer taksitlerle yasak getirilmesiyle hem bir takım esnafın kayrıldığını ve büyük esnaf çoğunluğunun mağdur olmasına sebep olunduğunu hem de müşterilerin kaliteden mahrum kalmasına neden olunduğunu söyledi.

HAKKANİYETE UYGUN BULMUYORUZ

Yahya Uğur, su açıklamayı yaptı:

Bu yüzden havalimanı taksi işletmesini hakkaniyete uygun bulmuyoruz. Ayrıca buna benzer hareketler, insanların hizmetten çok rant peşinde koşmasına neden olacağı için de ilerde esnaflık sıkıntıya girecektir.

Olayın en üzücü tarafı DHMİ'nin bu haksızlığı zemin hazırlamış olması veya bizzat yapmış olmasındadır. Bu adaletsizliğin ve sıkıntılı işletmeciliğin böyle devam etmeyeceği meydandadır. Onun için daha fazla mağduriyet oluşmadan bu karardan derhal vazgeçilmeli ve esnafın gelişmesine uygun olarak fırsatlar adaletle değerlendirilmelidir.

HER TAKSİ MÜŞTERİ ALABİLMELİ

Yapılması gereken şey kalite şartlarını yerine getirmiş her İstanbul taksisinin İstanbul havalimanından ücretsiz müşteri almasının sağlanmasıdır.