YUSUF ZENGİN

Hiç lafı eğip bükmeden İstanbul’da yapımı devam eden 3. Havalimanı’nı ile ilgili herkesin bildiği ama telaffuz etmekten kaçındığı gerçeği buradan söylemek istiyorum. 29 Ekim 2018’de hizmete açılması planlanan 3. Havalimanı’nın, 2019’dan önce tam kapasite ile hizmete girmesi ke-sin-lik-le mümkün görünmüyor.

Hizmete girdiğinde dünyanın en büyük havalimanı olacak 3. Havalimanı’ndaki inşaat çalışmaları zor iklim şartlarına rağmen aralıksız devam ediyor. Gökyüzü Haberci’nin sorumlu Yazı İşleri Müdürü Deniz Zengin ile gittiğimiz 3. Havalimanı’nda, inşaat çalışmaları hakkında detaylı bilgi alma fırsatı yakaladık. Öncelikle şunu ifade etmeliyim ki, 3. havalimanını yapan ve işletecek İGA (İstanbul Great Airport) CEO’su Yusuf Akçayoğlu yönetimindeki ekip mükemmel bir iş çıkarıyor. Gerçekten bölgenin iklim koşulları (yoğun sis ve şiddetli yağmurlar) ile maden ocakları ve bataklıklar göz önüne alındığında, kısa sürede bu kadar hızlı bir havalimanı inşaatını en iyi şekilde yürüten ekibi gerçekten de yürekten kutlamak gerekiyor. Gezip inceleme fırsatı bulduğumuz alanlar ise tam manasıyla bir havalimanına dönüşmek üzere. Neredeyse yüzde 75’i tamamlanan inşaatta, kısa sürede daha çok yeni ve güzel gelişmeler duyacağımızdan da eminim.

Ancak, inşaat konusunda olağanüstü bir çalışma sergilense de havalimanının 29 Ekim 2018’de uçuşlara açılması maalesef mümkün gözükmüyor. Bu tezimi işin başındakiler, yani inşaatta ter döken üst düzey yetkililer söylüyor. 10 yılda tamamlanamayacak havalimanını bitirmeye çalıştıklarını dile getiren yetkililer, 29 Ekim 2018’de uçuşlara açılması beklenen 3. Havalimanı’nın o tarihte sorunsuz şekilde hazır hale getirilmesinin kesinlikle mümkün olmadığını söylüyor. Hatta havalimanının tam kapasite ile hizmete girmesinin en erken 2019 sonu olacağını ifade ediyor. Çünkü kaba inşaat bitse dahi tüm elektronik sistemlerin entegre edilmesi ve test edilerek kullanıma hazır hale getirilmesi epey bir zaman alacak.

İnşaatın başındaki yetkililer, ‘akıllı havalimanında’ her şeyin son sistem elektronik altyapıyla donatıldığını dile getiriyor ve ekliyor: “Sorunsuz şekilde bir havalimanının açılması isteniyorsa ki tüm dünyanın gözü üzerimizde olacağı da unutulmamalı. Bu yüzden sistemler tekrar takrar gözden geçirilecek. En iyi sistemler hizmete sunulacak. Her şey aksaksız çalışır hale getirilecek. Bu da epey bir zaman alacağından havalimanının tam kapasite ile hizmete girmesi maalesef 2019’’un sonunu bulur.”.

SİS UÇAKLARI DA ETKİLEYECEK!

Uzmanların tahminine göre özellikle Şubat ve Mart aylarında yoğunlaşacak sis olayları, 3. Havalimanı’ndan uçacaklar için engel teşkil edebilir. Uçakların gecikmesi veya başka hava meydanlarına yönlendirilmeleri de söz konusu olabilir. Bu yüzden uzun ve yoğun sis olaylarını engellemek amacıyla son teknoloji ILS (Aletli İniş Sistemi) kullanılacağı bilinen 3. Havalimanı’nda, aynı zamanda kuş radarı gibi başka özel durum önlemleri de bulunuyor. ILS, hava koşullarının uygun olmadığı koşullarda görüşün az olması durumunda uçak inişlerinde pilotlara kılavuzluk eden bir sistem, uygun hattı ve irtifayı belirleyerek otomatik pilot sayesinde kontrollü bir iniş yapılmasını sağlıyor. Ancak kurulacak sistemin sorunsuz şekilde kullanılabilmesi için, son teknolojiye elverişli uçakların kullanılması gerekiyor. Tabi ki iş bununla da bitmiyor. Son sistemle ilgili eğitimini almış deneyimli pilotlar tarafından inişlerin gerçekleştirilmesi de şart.

ALTERNATİF HAVALİMANI HANGİSİ?

Bu arada 3. Havalimanı açıldıktan sonra İstanbul’un belkemiği Atatürk Havalimanı’nı maalesef kapatılacak. Ancak 3. Havalimanı’nda yaşanacak herhangi bir acil durumda Airbus 380 gibi büyük gövdeli uçakların yönlendirileceği havalimanlarının hangileri olacağı ise ciddi merak konusu. İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’ndaki pist, şuan için sorunlu ve A 380 gibi büyük gövdeli uçakların iniş-kalkışına elverişli değil. Uçuş trafiğinin rahatlaması ve kapasitenin artırılması amacıyla Sabiha Gökçen Havalimanı için 2012 yılından bu yana bir paralel pist planlaması bulunuyor. Ancak yeni pist için devamlı ihale söylentileri yapılsa da, bu konuda hala somut bir adım atılmış değil. Zaten, 3. Havalimanı nedeniyle buraya yeni bir pistin yapılmasına izin verilmeyeceği de artık uzun süredir yüksek sesle dillendiriliyor.

En çarpıcı gerçek olarak karşımızda Sabiha Gökçen Havalimanı duruyorken, 3. Havalimanı’nda yaşanacak acil durumlarda A 380’in hangi havalimanına yönlendirileceği işte bu yüzden tam bir muamma. Çünkü Ankara Esenboğa Havalimanı için dahi A 380’in iniş-kalkışı konusunda gerekli onayın verilmediği ifade ediliyor. Yani bu konuda uçağın havalimanına sorunsuz iniş-kalkış ve operasyon yapabileceğine ilişkin herhangi bir somut ve resmi bir çalışmanın da bugüne kadar yapılmadığına dikkat çekiliyor. Bunun yanında A 380 gibi büyük gövdeli uçakların havalimanına sorunsuz şekilde iniş-kalkış ve operasyon yapabilmesi için sadece pistlerin uygun olması da yeterli değil. Bu havalimanlarında, özel yer hizmeti ekipmanı ve personelinin de konuşlandırılması gerekiyor.