Kabin memurları, Borçlar Kanunu’na tabi olarak çalıştıkları için iş güvenceleri yok. Birçok kabin memuru önceden haber verilmeden, gerekçe bile gösterilmeden işlerinden atılıyor.

Kabin memurları (hostesler) ‘Kendi emniyetin için hostesine sahip çık’ sloganıyla change.org’da bir kampanya başlattı. Kampanyayı başlatan hostesler A.Y. ve mağduriyet yaşayan İ.K. ile konuştuk. A.Y. , “Tüm çalışanların sahip olduğu İş Kanunu hakları, biz uçucu personeli kapsamamaktadır. Bizler, Borçlar Kanunu diye adlandırılan, çalışanına hiçbir özlük hakkı tanımayan bir kanuna tabi durumdayız” diye konuştu. İ.K. ise “Biz artık her sabah işten çıkarılma korkusu ile uyanıyoruz. İşten çıkarmak istesinler yeter ki ufacık gerekçeler buluyorlar” dedi.

Cumhuriyet gazetesinden Zehra Özdilek'in haberine göre kabin memurları, THY dışındaki diğer havayolu firmalarının çalışanlarının İş Kanunu’na değil de Borçlar Kanunu’na tabi tutulmalarından dolayı rahatsızlar. A.Y., kabin memurlarının iyi derecede İngilizce ve birçoğunun da ikinci bir yabancı dil bildiğini belirterek yüzde 90’ının üniversite mezunu, ilk yardım sertifikalı cankurtaran olduklarını dile getirdi. İki bebeğin boğulmak üzereyken, onlarca kişi kalp krizi geçirdiği sırada, yüzlercesinin başka sebepler dolayısıyla kabin ekiplerinin doğru müdahalesi sonucu kurtarıldığına değinen A.Y., kendilerinin meslek olarak seçtiği bu işin devlet tarafından gerçek bir iş olarak görülmediğini anlattı.

‘Yasal elden mobbing’

Yasal elden mobbing uygulandığını belirten A.Y., “Türkiye’de neredeyse bütün işler İş Kanunu’na tabiyken havacılık kolu Borçlar Kanunu’na tabi. Borçlar Kanunu da neredeyse hiçbir özlük hakkı tanımayan bir kanun. Hiçbir bigi verilmeden işten çıkarılan arkadaşlarımız var. Bunlar ne tazminat alabildi ne hak sorabildi. THY dışında diğer havayollarında en ufak örgütlenme girişimlerinde işten çıkarma oluyor. Şirketlerin elinde çok önemli haklar var” diye konuştu.

‘Psikolojim bozuldu’

Kabin memuru İ.K. ise daha önce bir havacılık firmasından hiçbir hakkı ödenmeden çıkarıldığını belirterek, “Ayrıldıktan bir ay sonra başka bir firmada çalışmaya başladım. 4 ay sonra beni ve 100’ü aşkın kişiyi işten çıkardılar. Hemen çıkış kâğıtlarını da önümüze koydular. Kâğıtta ‘Kendi isteğimle ayrılmayı kabul ediyorum’ yazıyordur” dedi. İşten çıkarılanlar arasında 10 senelik, 5 senelik amirler, emekliliğine günler kalmış çalışanların da olduğuna değinen İ.K. yaşadıkları nedeniyle psikolojisinin bozulduğunu anlattı.