Sahibinden.com Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Boğaç Göncü, 10 yıldır hem iş hem kişisel seyahatlerinde sık sık tercih ettiği Sabiha Gökçen Havalimanı’nın verdiği hissiyatı “Tekerlekler piste değince ‘Tamam, eve geldik’ dedirtiyor” sözleriyle açıklıyor. Başarılı yöneticiyle ISG Lounge’da yaptığımız ve seyahat alışkanlıklarından favori rotalarına uzanan keyifli sohbetimize buyurun.
Sık seyahat eder misiniz Boğaç Bey?

Dönem dönem yoğunlaşır seyahat trafiğim. Hem yazın hem de kışın bir veya iki kez tatil imkânım oluyor. Genellikle de uçak kullanıyorum çünkü uzaklara gitmeyi gerçekten seviyorum.

Favori bir rotanız var mı?

Açıkçası iş hayatının yoğunluğu sebebiyle tatile pek de öyle uzun zaman ayıramıyorum. Öyle olunca da ne kadar çok sevdiğim yerler de olsa dünyada başka görecek çok yer var deyip değişik yerleri deneyimlemeye çalışıyorum. Son 10-12 senede Hint Okyanusu etrafındaki güzergâhta değişik yerlere gittim. Maldivleri de gördüm. Alpleri de severim. Keyifli yerler. Yurtiçinde de klasik sayılabilecek destinasyonları tercih ediyorum.

Dünya kadar yere gittim geldim, Ege gerçekten bir inci değerinde. Çok gerek var mı bu kadar uzaklara gitmeye bilmiyorum, çok da yok galiba. Yurtdışı bir heves, bir heyecan ama gerçekten Türkiye’de de hem kış hem yaz için çok iyi, çok keyifli zaman geçirdiğimiz destinasyonlar var.

İşiniz de beraberinde bir seyahat yükü getiriyordur…

Tabii, iş dolayısıyla da seyahatimiz var. Bizim bölge ofislerimiz var ve bu bölgelerde kurumsal üyelerimizle sık sık bir araya gelebilmek adına birtakım organizasyonlar yapıyoruz. Sadece son dört ayda 10-12 kez Türkiye içinde değişik illere uçmam gerekti. Dolayısıyla hem iş hem de özel sebeplerle havayolu ile seyahat hayatımın bir parçası.

"Havalimanlarını hep sevmişimdir"

Bu kadar sık seyahat etmek havalimanlarına özel bir değer atfetmenize neden oldu mu?

Sanırım şanslı bir çocukluğum oldu benim. Babam çok sever seyahati. Birinci önceliği ailesi, sonrasında işi ve seyahat etmektir. Hobisidir gezip dolaşmak. Açık konuşayım, ben dünyayı –özellikle de Güney Avrupa’yı– babamla gördüm. Onunla alıştım seyahat etmeye. Bu yüzden de havaalanları ile ilgili hep güzel şeyler var aklımda. Hep sevmişimdir.

Hatırınızda kalan özel bir anı var mı peki?

Net biçimde hatırladığım bir an yok. Kapı değişimi sebebiyle terminalin bir ucundan diğerine koşturduğum durumlar olmuştur ama onlar da pek gülümseyerek andığım durumlar değil tabii. Neyse ki şimdiye kadar hiç uçak kaçırmadım. Çok ucu ucuna yakaladığım, izin isteyerek sıraların yanlarından geçtiğim oldu ama çok şükür hiç kaçırmadım.

Sabiha Gökçen Havalimanı ile olan bağınız nasıl?

Ben Suadiye’de oturup Bostancı’da çalışan bir insanım. Bir İstanbullu için evinin ve işinin aynı tarafta olması hakikaten lüks. Kendimi şanslı sayıyorum. Suadiye’den de Bostancı’dan da Sabiha Gökçen’e üç farklı yolla gitme şansınız var. Sahilden, E-5’ten veya TEM’den. Genelde de bu üç yolun bir veya ikisi rahat oluyor. Yarım saatte hatta biraz zorladığınızda yarım saatin de altında bir sürede havalimanında olmak büyük konfor.

2018 yılının ilk 4 ayında Sabiha Gökçen’den geçiş yapan yolcu sayısı geçen yıla göre yüzde 17 artarak 10,6 milyona ulaştı.

Yıllarca uzak havaalanlarına gittik geldik. O zamanlar tüp geçitler falan da yoktu… İnsanın yakınında kendisine konfor yaşatan bir şey olduğunda benimsemesi de kolay oluyor. 10 yıldır bizim ilk tercihimiz burası. Yakın olması ve havayolu şirketleriyle insanları alıştırmak için yaptıkları anlaşmalar bunda etkili oldu. Buradan çok defa çok ekonomik uçuşlar da yaptık.

Ama bunu bir tarafa bırakalım, burası ilk kurulduğu günkü gibi değil. Ben ilk yıllarını da hatırlıyorum. Burası büyük bir havalimanı. Pek çok merkez havalimanından büyük. Hem deneyim hem konfor iyi, yurtiçinde de yurtdışında da bir sürü yere gidebiliyorsun. Sabiha Gökçen Havalimanı’nı kullanmaktan mutluyum. 10 yıldır kullanıyorum; uçağın tekerlekleri piste değince “Tamam, eve geldik” hissini duymak güzel.

"Havalimanlarını hep sevmişimdir"

Yakanızdaki rozetten de anlaşılacağı üzere Galatasaray’ın sizin için özel bir yeri var. Sabiha Gökçen’deki GS Store’dan alışveriş yapmışlığınız var mı?

Ailede çok Galatasaray Lisesi mezunu var. Babam ve büyük dayılarım gibi ben de Galatasaray Lisesi mezunuyum. Liseden mezun olur olmaz kulübe de üye oldum. Bu arada bir dalda antrenörlük yapma, üç dalda da forma giyme imkânım oldu. Sportif anlamda da çok faaldim. Bu yüzden de Galatasaray benim için sadece bir spor kulübü olmadı, ben onun içine doğdum çünkü.

GS Store özellikle son yıllarda çok güzel bir ürün gamına erişti. İnsanların sadece maça giderken değil günlük hayatta da kullanabileceği şeyler çıkartmaya başladı. Yedi yaşında bir oğlum var ve çabuk büyüyor. Son maça giderken bir baktık ki forma küçülmüş. Hemen store’a girdik bir forma alalım diye, üç tane alıp çıktık. Havalimanındaki store da çok güzel. Koleksiyonun hemen hemen hepsine yer bulmuşlar. Şu zamana kadar buradaki store’dan alışveriş yapmadım ama burada olması iyi. Deplasman maçlarına uçan taraftarlar oluyordur mutlaka. Son dakikada alışveriş yapmak için daha iyi fırsat bulamazsınız.