Bir sabah uyanıyorsunuz, hazırlanıp işinize gitmek için evden çıkıyorsunuz. Kafanızda onlarca dert var, hayal var.

İstanbul havalimanı'na gitmek için personel servisinize biniyorsunuz. Önünüzde en az 35 km yol var, servise bindikten sonra uzun uzun dertlerinizi, hayallerinizi düşünmek için vaktiniz oluyor. Ama serviste sizinle birlikte dertlerini düşünen 'yorgun' bir beden daha var. uzun saatler direksiyon sallamış, çocuğu harçlık istemiş, aldığı maaş yetmemiş, yorgunluktan gözleri kapanan biri var... Evet, Altur şoförlerinden bahsediyorum... Havalimanında binlerce personel çalışıyor, 24 saat açık olan havalimanında çalışan personeller de vardiya sistemiyle işlerine gidiyor. 3 vardiya ve memur servisi olmak üzere bir şoför günde 8 sefer yapıyor. Bunun dışında ekstra konularda vardır muhakkak ama ben sadece vardiya servisi olarak yazıyorum. Sabahçı, öğlenci ve gececi olarak ayrılan vardiyaların hepsine 1 şoför bakıyor. Bu durum sonucunda uzun saatler uyanık kalmak zorunda olan yorgun şoför İstanbul Havalimanı'nın şehirlerarası yol kıvamındaki kaymak gibi otoyolunda uykuya dalıyor... Uyandığında ise, artık kendisi dahil taşıdığı tüm personel için çok geç oluyor. Uzun yol hem yolcuları, hem çalışanları, hem de günde defalarca gidip gelmek zorunda olan ALTUR şoförlerini çok yoruyor.

YAZININ  DEVAMI TIKLA