Toplumda artık neredeyse her 10 kişiden 8’inde görülebilen basur, adından sıkça söz ettiren fakat insanın başına gelmeden de anlayamayacağı yorucu bir hastalıktır. Basur, sıklıkla ıkınmaya ya da makat bölgesinin zorlanmasına bağlı olarak bölgede meme oluşumuna sebep olur. Toplumda basur ya da mayasıl denilirken tıp dilindeki adıyla hemoroid, tedavi edilmediği takdirde hastaya acılı ve ağrılı bir süreçle etkisini arttırarak varlığını sürdürebiliyor.
Konuyla ilgili Avrupa Cerrahi Merkezi’nden Op. Dr. Yasir Gözü, basurda tedaviye başlangıç aşamasının ve tedavi sürecinin önemiyle ilgili çok önemli noktalara değindi. Öyle ki, bu tarz makat hastalıklarına sahip hastaların ilk etapta bazı çekincelere sahip oldukları için ya da ameliyattan korktukları için tedaviden geri durduklarını gözlemlediğini söyledi. Hatta ne yazık ki hastaların basur için tedavi arayışlarının ilk durağı; çoğunlukla eş, dost akrabadan duyulan kulaktan dolma bilgilerin olabildiğinden de bahsetti. Op. Dr. Yasir Gözü, hekim muayenesinden önce başvurulan farklı yöntemlerin basurun ilerlemesine sebep olabileceğine çünkü bu tarz yöntemlerin sadece bir süreliğine basurun verdiği rahatsızlığı giderebildiğine fakat kalıcı bir tedavi sağlayamadığına dikkat çekti.
PATLICAN KÜRÜ BASUR TEDAVİSİNDE ETKİLİ Mİ?
Özellikle son zamanlarda basur (hemoroid) tedavisi için sıklıkla gerek internette gerekse çevrelerinden patlıcan kürünün basur tedavisinde oldukça etkili olduğunu duyan bir sürü hastanın varlığından bahseden Op. Dr. Yasir Gözü, patlıcanın basuru çözümlemede kesin bir yöntem olamayacağının altını çizdi.
Hem patlıcanın hem de basur tedavisinde insanların tercih ettiği patlıcan sapının sağlık için oldukça zengin maddeler barındırdığı bir gerçek. Fakat hastalık oluşum gösterdikten sonra ki süreçte bölgenin kendini toparlaması ya da bölgede iyileşme gerçekleştirilmesi açısından tek başına etkili bir yöntem olarak sunulması hastalara hem zaman hem de sağlık kaybı olarak dönebiliyor.
Tabi basur tedavisi için sadece patlıcanı da değil diğer bitkisel çözümlerin de aynı şekilde var olan basur rahatsızlığını sadece geçici bir süre rahatlattığını da bu noktada vurgulamak gerekiyor.
AMELİYATSIZ TEDAVİ MÜMKÜN
Op. Dr. Yasir Gözü, basurun kişide yarattığı etki ve hastalığın ilerlemesindeki seviyeye göre muhakkak bir hekim tarafından tedavi şekli ve sürecinin belirlenmesinin önemine de değindi. Nitekim akut yani başlangıç durumundaki basur için bazı durumlarda ilaçla tedavi bile etkili olabiliyor. Lakin bunu yine de hastanın kendi kendine belirleyip çözüm araması aslında tedaviyi sekteye uğratabilen ve kişinin sağlığını etkileyebilen bir unsur oluşturabilir. Bu sebeple hekim kontrolünün şart olduğunu dile getirdi.
Günümüzde basur tedavisinin tek çözümü de artık hastanın uzun ve yorucu süreçlerden geçtiği klasik cerrahi yöntem ile yapılan ameliyatlar değil. Gelişen teknolojiden sağlık dünyası da elbette ki faydalanıyor. Öyle ki Op. Dr. Yasir Gözü’nün de uyguladığı lazerli ameliyatsız tedavi ile hastalar aynı gün yaşantılarına rahatlıkla devam edebiliyorlar.
Gelişen yöntemler sayesinde hastaların basur tedavisini bazı kişisel çekinceler ya da soru işaretleri sebebiyle ertelemelerine gerek olmadığının altını tekrar çizen Op. Dr. Yasir Gözü, sağlığın sonraya bırakılacak bir şey olmadığını söyledi. Ayrıca bir doktor tarafından tanı bile konulmadan bilimsel dayanağı olmayan bitkisel kürlere yönelmesinin oldukça sakıncalı sonuçlar doğurabileceğini belirtti.