30 Kasım 2007'de toryumdan nükleer enerji projesinin mimarların da içinde bulunduğu uçak Isparta'da düştü. 57 kişi öldü. Sırlar ve iddialarla dolu kazanın üzerinden 12 yıl geçti ve suçlamalar zaman aşımına uğradı.

NEWS OF SKY DERGİSİ ARALIK SAYISI  TIKLA OKU
Atlasjet Isparta kazası zaman aşımına uğradı..
Atlasjet’in, İstanbul-Isparta seferini yapan World Focus’tan (Dünyaya Bakış Hava Taşımacılığı A.Ş) kiraladığı yolcu uçağı, Süleyman Demirel Havalimanı’na inişe geçtiğinde sırada Keçiborlu Türbetepe’de düşmüş, kazada yedisi mürettebat 57 kişi yaşamını yitirmişti.

Facianın üzerinden 12 yıl geçmesine rağmen, kazaya ilişkin şüpheler ise gündemden düşmedi. Bu şüphelerin odağında Türkiye’nin enerji devi olmasını sağlayacak toryumdan nükleer enerji projesinin mimarları, Boğaziçi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Engin Arık, araştırma görevlisi Özgen Berkol Doğan, yüksek lisans öğrencisi Engin Abat ile Doğuş Üniversitesi’nden Prof. Dr. Şenel Fatma Boydağ, Doç. Dr. İskender Hikmet ve araştırma görevlisi Mustafa Fidan’ın kazada hayatlarını kaybetmiş olması geldi.

FETÖ İDDİALARI GÜNDEME GELDİ

Sabotaj şüphesindeki bir diğer iddia ise FETÖ’nün Isparta yapılanmasıyla ilgili hazırlanan iddianame oldu. FETÖ’cü Muammer Görgeç’in cep telefonundaki yaklaşık beş dakika süren ses kaydına göre, Görgeç ile kimlikleri tespit edilemeyen iki kişinin Isparta’daki uçak kazasıyla ilgili konuştuğu iddia ediliyor. Şüpheliler’in Görgeç’e “Uçağı İsrailliler düşürdü. Ölen akademisyenler toryum üzerinde çalışıyordu. Çalışmalarda görev alan bir akademisyen uçakta yoktu. O akademisyeni bulup toryum bölgelerini tespit edelim” dediği öne sürülmüştü.

NEWS OF SKY DERGİSİ ARALIK SAYISI  TIKLA OKU

Sabotaj iddialarının en önemli argümanı olarak gösterilen isimlerin başında kazada yaşamını yitiren ve toryum elementinden nükleer enerji elde etme bilgisine ulaştığı öne sürülen Prof. Dr. Engin Arık geliyor. Arık’ın Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak çalışan eşi Prof. Dr. Metin Arık, şüphe ve iddialarını şöyle dile getirmişti:

TORYUMU URANYUMA ÇEVİRMEYİ BİLEN TEK KİŞİYDİ

“Rahmetli Engin, toryumdan nükleer enerji üretimine kafayı takmış durumdaydı. ABD ve İsrail, Türkiye’nin nükleer güç olmasını istemedi. Toryumun yüksek enerji hızlandırıcısı ile uranyum 233’e dönüştürülmesi üzerinde çalışıyordu. CERN’de yapılan deneylerde sistemin prensiplerini anlamıştı. Türk Hızlandırıcı Merkezi Projesi 2006 yılında bunun üzerine hayata geçmişti. Toryumu yakmak için proton hızlandırıcı gerekir. Eşim, proton hızlandırıcının yapılmasına öncülük edecek bilgiye sahipti. Projenin durdurulmasını isteyen bir el harekete geçti. Uluslararası Danışma Kurulu’nda yer alan bazı Türkler proton hızlandırıcı projesine karşı geldiğinden söz konusu proje kadük kaldı. Uluslararası Danışma Komitesi’nde, ABD’de görev yapanlar, isimler varsa görev yerleri, bağlantıları araştırılmalı. Proton hızlandırıcısından vazgeçtiğinizde toryumdan nükleer reaktör yapmaktan vazgeçmişsiniz demektir. Bana göre Engin ve bilim insanları en az dikkat çekecek şekilde ölüme gönderildi. Düşmeye hazır, arızalı bir uçakla sabotaj gerçekleştirildi. Sözlerim komplo gelebilir ancak karanlık noktalar aydınlatılmadıkça şüpheler devam edecek. Bugün Türkiye’deki pek çok nadir metalleri ayrıştıran işletmelerin bir köşesinde birikmiş toryum bulabilirsiniz. Piyasada toryum bulmak zahmetli bir iş değil. Toryumu, nükleer reaktör için kullanmanıza izin vermezler. Teknoloji olmadan toryumun hiçbir anlamı yok. Kritik olan bu elementi, Uranyum 233 haline dönüştürmeniz. Engin, bunun nasıl yapılacağını, yani sırrı bilen tek Türk vatandaşıydı.”
Birçok iddiaların gündeme geldiği bu hüzünlü olay eylem tarihinden itibaren zaman aşımı 12 yıl olduğu için 30 Kasım 2019 itibarıyla zaman aşımına uğradı.

NEWS OF SKY DERGİSİ ARALIK SAYISI  TIKLA OKU