Cumhurbaşkanı Erdoğan, havalimanına helikopterle geldi. Tören öncesi alana gelenlerin ateşleri ölçüldü, dezenfektan ikram edildi. Erdoğan törenin ardından İstanbul Havalimanı'nın 3 pistinden aynı anda kalkan Türk Hava Yolları'nın (THY) TK1453, TK1923 ve TK2023 uçaklarının kalkış iznini verdi.

Erdoğan, “Yeni pistimiz havalimanımız için hayırlı olsun diyerek" uçakların tek tek kaptanlarına bağladı. Erdoğan, “Kalkış serbest" diyerek kaptanlara hayırlı olsun dileklerini illeti ve kalkış iznini verdi. 1.Pistten, TK1453 koduyla, Airbus-321 tipi uçak ile uçuşunu icra eden Kokpit Ekibi; Kaptan Serkan Cevdet Tansu, Kaptan Murat Toktar, İkinci Pilot Begüm Özkan, 2.Pissten TK1923 koduyla, Boeing-737 tipi uçak ile uçuş gerçekleştiren Kokpit Ekibi; Kaptan Zeynep Akkoyun Çam, İkinci Pilot Dilek Ayar Kayahan ve Kaptan İlyas Çağlar Koçer ve 3.Pistten TK2023 Koduyla, Boeing-787 tipi uçak ile de uçuşunu icra eden Kokpit Ekibi ise Kaptan Murat Gülkanat, Kaptan Murat Gökkaya ve Kaptan Volkan Taşan oldu. Uçakların kalkışının ardından açılış kurdelesi Erdoğan tarafından kesildi. Törende sosyal mesafeye uyulduğu görüldü.

 CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Havalimanı 3. bağımsız pisti, devlet konukevi ve cami açılışını gerçekleştirdi. İstanbul Havalimanı Devlet Konukevi önünde düzenlenen törene Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, AK Parti Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş, AK Parti İzmir Milletvekili Binali Yıldırım, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, İletişim Başkanı Fahrettin Altun, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, İGA Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Cengiz katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan törende yaptığı konuşmasında, “İnşaat süresinden kapasitesine kadar gerçek anlamda dünya çapında bir şaheser olan bu havalimanımız, Türkiye'nin 2023 hedeflerinin sembollerinden biridir. İstanbul Havalimanı'nın resmi açılışını 29 Ekim 2018'de yaptık ancak havalimanımız tam kapasiteyle yaklaşık 14 ay önce, 6 Nisan 2019 tarihinde çalışmaya başladı. Bugüne kadar havalimanımız iç hatlarda 107 bin, dış hatlarda 316 bin olmak üzere, toplam 423 bin uçuşa ve 65 milyon yolcuya ev sahipliği yaptı. Yeni hizmete girecek üçüncü pist, ikinci kule ve taksi yolu ile iç ve dış hatlarda bekleme süreleri kısalacağı için bu sayılar hızla artacaktır. Açılışını yaptığımız pistimizin bir diğer özelliği de dünyanın en büyük uçaklarının dahi rahatça iniş kalkış yapabilmesine, park edebilmesine imkan sağlamasıdır. Ayrıca dünyada bu pistin hemen bitişiğindeki ikinci kule ile yüksek yoğunluklu hava trafiğini kontrol eden çok az sayıda havalimanı vardır. Pistimiz her türlü hava şartında kullanılmasına imkan veren teknik alt yapısıyla da örnek eserdir. Halen inşası süren metro hattının açılmasıyla havalimanımızın şehirle olan bağlantı süresi de kısalacaktır" dedi.

“BİZ KENDİ KALKINMA MODELLERİMİZİ KENDİMİZ OLUŞTURUYORUZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul Havalimanı mevcut haliyle yılda 90 milyon yolcu kapasitesine sahip. Havalimanımız, ihtiyaç halinde yıllık 200 milyon yolcuya kadar geliştirilebilecek bir planlamayla inşa edildi. Salgın sebebiyle verilen arayı bir kenara bırakarak ifade etmek gerekirse İstanbul Havalimanı'ndan neredeyse ulaşılamayacak hiçbir önemli merkez bulunmuyor. Kullanan herkesin hayranlığını dile getirdiği havalimanımızın devreye girmesiyle adeta küresel ve bölgesel hava ulaşımında yeni bir dönem başladı. Öyle ki pek çok ülke, mevcut havalimanlarının durumlarını ve yeni havalimanı yatırımlarını gözden geçirmek zorunda kaldı. Kimi ülkeler geçmişten gelen sömürge birikimleri, kimi ülkeler zahmetsizce elde ettikleri doğal kaynak gelirleriyle büyürken, biz kendi kalkınma modellerimizi kendimiz oluşturuyoruz" diye konuştu.

“SADECE ULAŞIM ALANINDA YAPTIKLARIMIZIN DAHİ TEK BAŞINA YÜZÜMÜZÜ AK ETMEYE YETERLİ"

Erdoğan, “Devlet Konukevi ve caminin hizmete girmesiyle, havalimanının iki önemli eksiğini daha tamamladık. Bu iki eser de İstanbul Havalimanı'nın marka değerine katkı yapacak .Yaklaşık 18 yıl önce iktidar görevini üstlenirken, halka ülkeyi 4 sütun üzerinde yükseltme sözünü verdik. Bunları eğitim, sağlık, adalet ve emniyet diye ifade etmiştik. Hamdolsun bugün geriye dönüp baktığımızda bu dört alanın üzerine enerjiden tarıma, sanayiden ticarete kadar ulaşım dahil pek çok ilave hizmeti de ekleyerek verdiğimiz sözü tuttuğumuzu görüyoruz. Sadece ulaşım alanında yaptıklarımızın dahi tek başına yüzümüzü ak etmeye yeterli olduğuna inanıyorum" şeklinde konuştu.

YATIRIMLAR

Erdoğan, “Ülkemizde 2002 yılında toplam havayolu yolcu sayısı, 34 milyonu bile bulmuyordu. Geçtiğimiz yıl bu rakam 209 milyon olarak gerçekleşti. Havalimanı sayımız 26'yken bu rakama 30 ilave ile 56'ya çıkardık. Hala inşası süren Yozgat, Rize, Artvin Bayburt, Gümüşhane gibi havalimanlarımızla bu sayı daha da artacak. Terminallerimizin yolcu kapasitesini, 60 milyondan 258 milyon artışla 318 milyona yükselttik. Günde 303 ton olan havayolu kargo kapasitemiz, 2 bin 500 ton seviyelerini buldu. Yurt dışında sadece 60 noktaya yapılan uçuşları, 290 ilave ile 350 ye çıkarmayı da bu arada başardık. Sektörün cirosunu, 3 milyar dolardan 165 milyar dolara ulaştırdık. Bunlar sadece havayolu taşımacılığında yaptıklarımızdır. Karayollarında ise bölünmüş yol uzunluğumuzu hep söyledik, yine söylüyorum. 6 bin 100 kilometreden, 21 bin 100 kilometre ilave ile 27 bin 200 kilometrenin üzerine çıkardık. Otoyollarımızda 1714 kilometre olan ağımızı yaklaşık 1400 kilometre ilave ile 3100 kilometrenin üzerine taşıdık. Tünellerimizin sayısını, 83'ten 395'e uzunluğunu 50 kilometreden 523 kilometreye yükselttik. Demiryollarında ülkemizi daha önce hiç olmayan yüksek hızlı tren ve hızlı tren ağlarıyla örüyoruz. Şu anda 1213 kilometre yüksek hızlı demiryolu hizmet veriyor. Yakında hizmete girecek hatlarla bu rakam 2 binlere çıkacak. Ayrıca 2 bin kilometreye yakın yeni hızlı tren hattının inşası sürüyor. Bir o kadarının da planlamaları yapılıyor. Bunlarla birlikte mevcut demiryolu ağımızın neredeyse tamamına tekabül eden 11 bin 600 kilometrelik hattı yeniledik" diye konuştu.

"YOLUNUZ YOKSA, SUYUNUZ YOKSA MEDENİ OLMAKTAN BAHSEDEMEZSİNİZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkenin en büyük şehri ve iki kıtanın birleşim yeri olan İstanbul'a yaptığımız ulaştırma yatırımının her biri dünya çapında eserler. Marmaray gibi Avrasya Tüneli gibi Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osman Gazi Köprüsü gibi eserleri milletin hizmetine sunarak, bu kadim şehrin hayat damarlarının hep açık kalmasını sağladıklarını belirten Erdoğan, "Adıyaman'daki Nissibi Köprüsü'nden Çankırı-Kastamonu arasındaki Ilgaz Tüneli'ne, Kuzey Marmara Otoyolu'ndan İstanbul-İzmir Otoyolu'na, Malatya'daki Erkenek, Rize-Erzurum arasındaki Ovit, İzmir-Manisa arasındaki Sabuncubeli tünellerine kadar ülkemizin dört bir yanını eserlerle donattık. Böylece toplamda 880 milyar lirayı bulan ulaştırma yatırımlarıyla Türkiye'nin ulaşım alt yapısını, kalkınma hedeflerine uygun hale getirdik. Halen inşası devam eden pek çok bölünmüş yol, otoyol, çevre yolu, köprü, tünel bulunuyor. İstanbul'dan Ankara'ya, İzmir'den Antalya'ya, Konya'dan Erzurum'a kadar pek çok önemli şehir içi raylı sistem yatırımını da hükümet olarak yaptık veya yapmaya devam ediyoruz. Kalkınmanın temel unsuru olarak ulaştırma yatırımlarında ne kadar iyi bir noktaya gelirsek, ülkemizin büyümesinin ve güçlenmesinin önünü de o denli açmış oluruz. Zira iki şeyi hep söylerim, yol medeniyettir, su medeniyettir. Yolunuz yoksa, suyunuz yoksa medeni olmaktan bahsedemezsiniz. Bunun için ulaştırma ve alt yapı yatırımlarını kesintisiz olarak sürdürmekte kararlıyız. Rabbimiz mukaddes kitabımız Kura'n-ı Kerim'de bize bir işi bitirince hemen ötekine yönelmemizi emrediyor. Ülkemize ve milletimize bugüne kadar yaptığımız hizmetlere bakarak asla tamam demiyoruz. Tam tersine karşımızdaki eserler bize çok daha güzellerini çok daha iyilerini çok daha büyüklerini yapmamız için ilham veriyor, cesaret veriyor, şevk veriyor" dedi.

“ELBETTE HER ŞEY BİTMİŞ DEĞİL, MÜCADELEMİZ DEVAM EDİYOR"

Erdoğan, “Dünyanın tamamıyla birlikte Türkiye'yi de etkileyen salgın döneminde yaşananlar, Türkiye'nin imkanlarının ve potansiyelinin büyüklüğünü bir kez daha gösterdi. Eğer 45 günde bu millet kalkıp da 1008 odalı bir hastane Yeşilköy'e 1008 odalı bir hastaneyi de Sancaktepe'ye yapıyorsa, bu milletin ne kadar azimli, ne kadar kararlı ve ne kadar muktedir olduğunu Allah'ın izniyle gösteriyor. Öbür tarafta Çam ve Sakura Şehir Hastanesi ile yine Başakşehir'de gerçekten muhteşem bir eseri meydana getirmek suretiyle sadece ülkemize değil, tüm dünyaya 'Biz muktediriz, Allah'ın izniyle yaparız' dedik. Burada tabi bir başka güzellik daha var. O da nedir? Sağlık turizminde bir adım attık. Yeşilköy'e uçaklar inecek oradan yaya mesafede hastaneye geçecek. Bütün ileri teknoloji orada var. Aynı şekilde Sancaktepe, eski askeri havaalanı. Oraya inecek, oradan yine yaya yolundan hastaneye gidip tedavisini olup, oradan yine uçakla dönüşünü yapacak. Biz bununla da turizmi zenginleştiriyoruz. Ne ile? Sağlık turizmiyle. Öbür tarafta Çam ve Sakura Şehir Hastanesi hem buraya İGA'ya yakın hem de Yeşilköy'e yakın. Orada da yine en ileri teknoloji sağlıkta mevcut. Sağlık turizmini böylece çok güçlü hale getirmiş oluyoruz. Gelişmiş ülkelerin dahi pek çok hususta çaresiz kaldıkları bu süreçten biz hamdolsun alnımızın akıyla çıkmayı başardık. Elbette her şey bitmiş değil, mücadelemiz devam ediyor" ifadelerini kullandı.

“BUNLARA ASLA FIRSAT VERMEYECEĞİZ"

Erdoğan, “Maske, mesafe ve temizlik kuralına dikkat edilmemesi durumunda sıkıntılar devam edecek. Maske, sosyal mesafe ve temizliğe dikkat edilmesi durumunda ise bu süreci çok daha hızlı atlatarak, eski huzurlu günlere yeniden döneceğiz. Salgın döneminde iyice belirginleşen avantajlarımızı, hedeflerimize ulaşmanın aracı haline getirmek için de gece gündüz çalışacağız. Geçmişte Türkiye küresel düzeydeki büyük dönüşüm dönemlerini vizyonsuz siyasi kadrolar veya kendi iç kavgaları sebebiyle değerlendirememiştir. İnşallah bu defa öyle olmayacak. Her ne kadar birileri hep yaptıkları gibi ülkemizi yine istikrarsızlık batağına çekmek için çırpınıyorlarsa da, bunlara asla fırsat vermeyeceğiz. Kimi ihtirasına gem vuramadığı için kimi de dış mahreçli senaryolarda kendilerine verilen rol gereği Türkiye'yi frenlemeye çalışsa da hiçbiri amacına ulaşamayacak" dedi.

“YALANLA, İFTİRAYLA, DEDİKODUYLA, ALDATMACAYLA YAPILAN SİYASETİN SONU, HÜSRANLA NETİCELENMEYE MAHKUMDUR"

Erdoğan, “Millet kimin ülke için çalıştığını, kimin de kendi çıkarları peşinde koştuğunu gayet iyi görüyor. Hayatlarında ortaya koyabildikleri tek bir eser dahi olmayanların yapılan her işe kulp takmaya çalışma gayreti boşunadır. Türkiye'nin demokrasi ve ekonomide geldiği seviye sayesinde artık siyaset mühendisliği yöntemleriyle ülkeye istikamet çizme projelerinin başarı şansı kalmamıştır. Devir, hizmet siyaseti devridir. Bizim siyasetimiz bu ülkenin 83 milyon ferdinin her birinin kendini özgür, güvende, huzurlu hissetmesi, müreffeh bir hayat sürmesi siyasetidir. İstanbul Havalimanını da bunun için inşa ettik. Suriye'de ve Libya'daki harekatlarımızı da bunun için gerçekleştirdik. Şayet bizimle yarışmak isteyen varsa gelsin iddiasını, hedefini, mücadelesini bu konularda ortaya koysun. Yalanla, iftirayla, dedikoduyla, aldatmacayla yapılan siyasetin sonu, hüsranla neticelenmeye mahkumdur. Çeyrek asır öncesinin ve yarım asır öncesinin Türkiye'sinin refleksleriyle, geleceğin Türkiye'si inşa edilemez. Dünya değişti, Türkiye değişti, toplumlar değişti, insanlar değişti. Sadece ülkemizdeki bir avuç siyaset esnafı ne yazık ki değişmedi. Eğer biz bu gerçeği görmeseydik ve ülkemizi bu günlere hazırlamasaydık ne şu an içinde bulunduğumuz eser vardı ne de salgın karşısında bu kadar dirençli olabilirdik. Dikkat ediniz bugün Türkiye'yi dünyada güçlü kılan ne varsa hepsini de çok büyük mücadeleler ve kavgalar sonunda inşa edebildik. Kavga her zaman kötü değildir" şeklinde konuştu.

“BİZ DE BİR TARAFTA ESER ÜRETENLERİN DİĞER TARAFTA TAKOZ KOYANLARIN BULUNDUĞU HAKİKATİYLE KARŞI KARŞIYAYIZ"

Erdoğan, “Vefatının 33. yılında merhum Cemil Meriç'in sözlerinden alıntı yapmak istiyorum. Saygıyla ve rahmetle yad ettiğimiz Cemil Meriç üstadımız, 'Düşünmek, savaşmaktır. Bir nesil uğruna, bir millet uğruna, bir medeniyet uğruna savaşmak.' İşte böyle bir savaşta taraf tutmamak diye bir tavır söz konusu olamaz. Yine merhum Cemil Meriç'in kalemiyle ifade edecek olursak, 'Taraf tutmayan insan şahsiyeti felce uğramış insandır. Ben tarafım, hakikatin tarafıyım.' Biz de bir tarafta eser üretenlerin diğer tarafta takoz koyanların bulunduğu hakikatiyle karşı karşıyayız. İşte bunun için milletimiz 18 yıldır tarafını hiç değiştirmedi. Eğer bir gün bizden daha iyi eser üretecek, bizden daha iyi hizmet edecek birileri gelir ve milletimiz de onu tercih ederse inanın bundan sadece memnuniyet duyarız. İşte o gün gelene kadar ülkemiz ve milletimiz için daha çok neler yapabileceğimizin kavgasını vermeyi sürdüreceğiz. Hala eski siyaset yöntemleriyle bu ülkenin geleceğine talip olduğuna iddia edenlere cevabımızı merhum üstadın şu sözleriyle vererek sözlerimi bitirmek istiyorum. 'Sana kızmıyorum. Sen bu kadarsın. Bilmeliydim.' Evet, kimin ne olduğunu bilecek ve yolumuza devam edeceğiz" dedi.

“EN ZORLU HAVA KOŞULLARINDA İNİŞ VE KALKIŞA OLANAK SAĞLAYACAKTIR"
Bakan Adil Karaismailoğlu, “Geçmişten günümüze kadar ortaya koymuş olduğunuz vizyonla havacılık sektöründe muhteşem bir değişim başladı. Ve 18 yılın sonunda, geldiğimiz noktada, sayısız proje ve yatırımı hayata geçirmenin gururunu yaşıyoruz. Yola çıkarken hep şunu vurguladınız; 'Hava yolu halkın yolu olacak.' Öyle de oldu. Bugün Türkiye'nin her noktasında vatandaşlarımız, havayoluna erişim kolaylığını ve konforunu yaşıyorlar. Sizleri İstanbul Havalimanı'mızın geldiği durum ve yeni pistimiz hakkında kısaca bilgilendirmek istiyorum; İstanbul Havalimanı'mız, 150 havayolu şirketine ve 350'nin üzerinde destinasyona uçuş imkânı sağlayacak dev kapasitesiyle, Türkiye'yi uluslararası bir aktarma merkezi yaptı. Fiziki alt yapısı, teknoloji yatırımları, hizmet kalitesi ile havacılık sektörünün adeta baş tacı oldu. Bu durum ülkemizi küresel havacılıkta zirveye taşıdı. Bugün açılışını yaptığımız 3'üncü pistimiz, hâkim rüzgâr yönüne göre konumlandırılmış ve 18 (kuzey), 36 (güney) pist başı ismiyle adlandırılmıştır. Yani pistimizin ismi 18/36 pisti olmuştur. Pistimiz, 3 bin 60 metre uzunluğunda, 45 metre gövde ve her iki kısımda 15'er metre kaplamalı banket genişliğine sahiptir. Toplam kaplamalı kısım, banketler dahil 75 metredir. Pist, bu durumuyla en büyük yolcu uçaklarının iniş ve kalkışına imkân tanıyan 4F kategorisindedir. Piste ait taksi yolları 23 metre gövde ve her iki kısımda 10,5 metre kaplamalı banket genişliğindedir. Toplamda taksi yolarının genişlikleri ise 44 metredir. Bu durum, F kategori en büyük yolcu uçaklarının dahi güvenli bir şekilde taksi hareketlerine olanak tanımaktadır. Toplamda 25 adet taksi yolu içermektedir. Pistin güney kısmında, soğuk hava koşullarında trafiği sağlamak amacıyla uçağın buzlanmasını önlemek için de-icing apronu bulunmaktadır. Bu alanda en büyük yolcu uçaklarına, de-icing hizmeti sağlanabilmektedir. Ayrıca 3'üncü pistimiz havacılıkta CAT-III olarak adlandırılan en zorlu hava koşullarında iniş ve kalkışa olanak sağlayacak elektrik ve elektronik seyrüsefer sistemlerine sahiptir. Peki, 3'üncü pistimizin varlığı seyahat edecek vatandaşlarımıza nasıl yansıyacak; İstanbul Havalimanı'nda hizmete giren 3'üncü pist ile hem havayolu şirketleri hem de vatandaşlarımız zamandan kazanmış olacak. Özellikle iç hat uçuşlarında, mevcut taksi sürelerinde yaklaşık yüzde 50 oranında bir azalma yaşanacak. Hava trafiğinin yoğun olduğu havalimanlarındaki sıkışıklığı hafifletmeyi amaçlayan, ikinci 'End-Around Taksi Yolu' da yeni pistle birlikte hizmete girecek. Böylelikle aynı anda iniş-kalkış yapılan İstanbul Havalimanı'nda, uçakların yerdeki hareketlerinde kısıtlama olmayacak. Pistimizin yanı sıra bugün burada üç önemli açılış daha gerçekleştiriyoruz; pist ile birlikte açılışını yaptığımız Hava Trafik Kontrol Kulemiz; 45 metre yüksekliğinde ve 10 kontrol pozisyonuna sahiptir. Piste ve terminalin doğusuna hizmet verecek olan 2'nci Kule, 1'inci Kule ile birlikte aynı anda operasyon yapacaktır. İki kulenin aynı anda aktif olması dünyada çok az sayıda havalimanında bulunan bir özelliktir. Devlet Konuk Evimizi ise; Şeref Salonu, 2 konferans salonu, 502 metrekarelik fuaye alanı ve 3 ayrı toplantı salonu ile temsil kabiliyeti yüksek bir tesis olarak hizmete alıyoruz. Estetik mimarisi ve süslemeleriyle; gözlere ve gönüllere hitap eden İstanbul Havalimanı Camimiz ise kapalı alanında 4 bin 163 kişiye, avlusu ile birlikte de toplam 6 bin 230 kişiye kapılarını açacak. Rabbim içinden cemaatini, minarelerinden ezanı, kubbesinden de Kur'an nidalarını eksik etmesin. Liderliğinizde, hem cennet vatanımız hem de Aziz İstanbul'umuz için dev projelere imza atıyoruz" dedi.