- pagasus istanbul almaata seferi hakkında
- valizlerimi parcalanmış halde aldım
- Pegasus zararımı karşılamıyor!
- PEGASUS HAVAYOLLARI Uçaklar Çok Bakımsız ve Kirli!
- PEGASUS HAVAYOLLARI Paramla İçme Hakkım Engelledi!
- SUNEXPRESS HAVAYOLLARI Çalışanların İlgisizliği Yüzden Uçağı Kaçırdım!
- SUNEXPRESS HAVAYOLLARI Satın Aldığım Yemeği Yiyemedim!
- ATLASJET Yolcusuyla Yeterince İlgilenmiyor!
- THY Bagajlar Kayboldu!
- THY Gişe Görevlileri Türkçe Bilmiyorlar!
- ALİTALİA'da Bagajdan Hırsızlık
- THY Milleri Yüklemiyor !
- Seyahat Hastalıkları na dikkat!
- First Class'ta hamsi partisi
- Hostese havada sürpriz!
- Ali Murat Ersoy Isparta Ağır Ceza Mahkemesi'nde
- Hostesler, zayıflama derdine düştü!
- Atatürk Havalimanına övgüler yağdı
- Binali Yıldırım,İzmirlilerden destek istedi
- THY, dünyanın her yerine direkt uçmaya başladı
- THY Teknik A. Ş, 3 bin 500 işçiye 2 yıl zam yok
- Anadolu'dan şampiyon çıkacağını 5 yıl önce söylemiştik
Başarı ve mutluluk için hayata gülümse
Çetin Özbey
Yavru deve annesine sormuş:' Anne, bizim niye hörgücümüz var? ' Yavrum demiş anne.' Çöl sıcağında susuzluğa dayanalım diye
'Peki, anne demiş minik deve.' Bizim toynaklarımız niye bu kadar geniş 'Yavrum
demiş anne deve' çölde ayaklarımız kuma batmasın diye...' Anne bizim boynumuz
niye bu kadar uzun diye bir sual daha sormuş minik deve. Anne cevaplamış' çölde
uzaktan gelen tehlikeleri görebilelim diye. Peki, anne, hepsi iyi de Allah
aşkına bizim hayvanat bahçesinde ne işimiz var?' 'Bu gün geçmişe göre daha çok para kazanmamıza, daha büyük ve daha lüks evlerde
oturmamıza rağmen daha mutsuzuz. Geçmişe göre sağlık imkanları yüz bin kat daha
daha iyi olmasına rağmen daha sağlıksızız. İletişim teknolojisi inanılmaz
noktada. Ama her geçen gün insanlarla daha az iletişim kuruyoruz. Uzaya gittik
galaksileri keşfettik ama kendimizi, çocuklarımızı keşfedemedik. Aya ayak basıp
gelen biz insanoğlu, bir adım ötesinde sofrasına koyacak bir lokma ekmeği
olmayan komşumuzu fark edemedik.
Bu kitapta, gerçek mutluluk ve başarının ne olduğu ile ilgili farklı bir bakış
açısını getirmeye, kaybettiğimiz bazı değerlere, sahip olduğumuz ama
kullanamadığımız potansiyelimizi gözler önüne sermeye çalıştık' diyerek 'Başarı
ve mutluluk için hayata Gülümse' isimli kitabını sunuyor. 1976 Malatya doğumlu
Sıtkı Aslanhan.
Evet, bu konuda neler okumuşuzdur. Hepsi de veya yüzde sekseni yabancı
yazarların kitaplarıdır. Bu kez bizden biri, bizim gibi biri hayata gülümseyen
bir pencereden bakarak işlemiş aynı temayı. Hayat Yayıncılık İletişim, Yapım,
Eğitim Hizmetleri ve Ticaret Ldt.Şti yayınlamış bu kitabı. Paranın tek başına
mutluluk olmadığını güzel örneklerle anlatan Aslanhan Amerikalıların
kendilerinden önce yaşamış olan tüm dünya insanlarından daha fazla doğal kaynak
kullandığını vurgularken, dünya nüfusunun % 5'ni oluşturan bu grubun dünya
kaynaklarının % 30'unu kullandığını ifade ederek, orta sınıf bazında yapılan bir
değerlendirme ile Amerikalıların dünya kaynaklarını bir Meksikalıdan 5, Çinliden
10 ve bir Hindistanlıdan 30 kat fazla kullanmakta olduğunu ifade ediyor. Satın
alma gücü hayli yüksek olan bu toplumun kişi başı tüketiminin 1978 ila 1998
yılları arasında % 45 arttığını belirten yazar 40 milyon Amerikalının bir nevi
uyku bozukluğu yaşadığını, 45 milyon kadar Amerikan vatandaşının ise düzenli
olarak psikolojik rahatlama sağlayıcı reçeteli trankilizan ilaç kullandığını ve
sayısı bilinmeyen kadarının alkol ve yasal olmayan uyuşturucu bağımlısı olduğunu
dile getiriyor. Bu örneklemenin tezin doğruluğunu kanıtlayan çok doğru bir
yaklaşım olduğunu benzeri istatistiki bilgilere sahip olmayan insanların bile
görmesi o kadar kolay ki. Yapılması gereken etrafa bakmak. Baktığını iyi görmek
ve düzgün değerlendirmek. Hepimizin maddi imkanları bize nazaran daha fazla olan
yakınları, dost ve arkadaşları vardır. İyi bakın. Bazıları sizin üzerinde
durduğunuz, ayaklarınızın bastığı mutluluk çizgisinden ne kadar uzak olduğunu
göreceksiniz. Aslanhan mutluluğun önündeki engelleri o kadar güzel ifade etmiş
ki, okurun neredeyse kendi yaşamından verilen örnekleri özümsememesi mümkün
değil. Evet, mutluluğu nerede bulacağız, ona neden bir türlü ulaşamıyoruz? Bu
sualin cevabını konuya ayırdığı kısa bölümde en basit ve anlaşılabilir şekilde
veren yazar mutluluğa onu sürekli ertelememizden ötürü ulaşamadığımızı anlatıyor
ve de hayatın makineleşmesini mutsuzluğumuzun önde gelen nedenlerinden biri
olduğunu ve bu makineleşmeden ötürü biz insanların duygularımızı kaybetmeye
başladığımızı ortaya koyuyor ve insanoğlunun yeteneklerinin farkında olmamasını,
sahip olduklarının kıymetini bilmemesinin mutluluğun önde gelen nedenlerinden
biri olduğunu anlatıyor. Mutluluğun ertelenmesini büyük şair Orhan Veli'nin
aşağıdaki dizisi ile özdeşleştiren yazarın konulara yaklaşımı ve basit,
anlaşılabilir ifadeleri kitabı bir an önce bitirme arzusu yaratıyor insanda.
O telaşla bırakın Paris yolunda,
Ilık rüzgârla taramayı saçlarımızı,
Sevdiğimizle doyasıya bir sohbet bile edemedik biz,
Gözümüz saatte söyleştik hep.
Yarışır gibi çalıştık,
Hep yetişecek bir şeyler vardı,
Aranacak adamlar, yapılacak işler,
Bir sonraki günün telaşı, bir
öncekinin terine bulaştı,
Başkalarının hayatı bizimkini aştı,
Kör karanlıkta çalar saat sesi yerine,
Kuşluk vakti kızarmış ekmek kokusu,
Veya yavuklu busesiyle uyanma düşlerini,
Hababam erteledik.
20'li yaşlardayken, otuza kurduk saatin alarmını
30'larımızda 40'lara belki sonra 50'lere,
Lakin öyle karmakarışık
kurgulanmış ki hayat,
Kuşlukla uyanma fırsatı
sunduğunda size,
Artık uyku girmez oluyor gözlere,
Özenle sakladığımız bir sarı lira gibi ömrümüz,
Vakit gelip sandıktan çıkardığınızda,
Bir de bakıyorsunuz ki tedavülden kalkmış.
Hepimizin bildiği, her zaman anımsanması gerektiği halde hiç hatıra gelmeyen
aşağıdaki bir kaç satırın zihinlerimize kazınmasını bu kitap sağlar mı?
Bilemiyorum.
Zamanın birinde ünlü bir bilgeye sormuşlar. 'İnsanoğlunun sizi en çok şaşırtan
davranışları nelerdir? Bilge tek tek sıralamış. 'Çocukluktan sıkılırlar ve
büyümek için acele ederler, ne var ki çocukluklarını özlerler. Para kazanmak
için sağlıklarını yitirirler, ama sağlıklarını geri almak için daha çok para
öderler. Yarından endişe ederken bu günü unuturlar, dolayısı ile ne bu günü ne
de yarını yaşarlar. Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşarlar, hiç yaşamamış gibi ölürler.
Aslanhan bu güzel kitabında, insanların mutluluğu yakalayabilmeleri için
kendilerine hedef-hedefler koymalarının gerekliliğini: 'Bir çiçeğe binlerce
böcek konar, ama o çiçeklerden balı sadece arı alır. Çünkü arılar o çiçeğe diğer
böcekler gibi konmazlar. Onların bir amacı ve bir gayesi vardır.' Sözü ile
çerçeveliyor.
Ve de tüm yaşamın kurgusunu belirleyen faktörün İnsan İlişkileri olduğunu
belirten yazar,
İnsanların başarıya ulaşmasında % 12.5 bilgilerinin ve % 87.5 ise insan
ilişkilerindeki müspet davranışlarının etkili olduğunu bir araştırma kurumunun
verdiği bilgilere dayanarak 'başarı formülünün en önemli bileşeni, insanlarla
bir arada yaşamayı bilmektir' sözü ile belirtirken 'İnsan ilişkileri bir ustalık
ister. Ve iyi bir usta ne zaman hangi aleti kullanacağını çok iyi bilir' deyişi
ile insanı iyi ilişki kurma konusunda yönlendiriyor. Dikkatimizi kusurlara
değil, güzelliklere odaklamak bölümünde ise gül bahçesinde dikenlerle uğraşmanın
gereksizliğini anlatan yazar, bir tebessümün, tevazünün ve birbirimizi anlamak
için gayret sarf etmenin önemini akıcı bir dil ile anlatıyor. Yücelik damına
çıkmak için alçak gönüllülükten başka bir merdiven yoktur sözü bir şeyler ifade
ediyordur umarım.
Kitabın en çok dikkatimi çeken başlığı ise 'HANGİ DEĞERLERİMİZİ KAYBETTİK'
bölümü. Bu bölümde ve devamında yazar, bizi kitabın adına götürecek, bize
kitabın adını yaşatacak elementleri, davranışları inceliyor.
İnsanoğlu her ne kadar başkalarına öğüt vermekten hoşlansa da, öğüt dinlemeyi
sevmez. Bu kitap esasen bize bir şeyler öğütlüyor. Ama öğüt olduğunu
hissettirmeden. Güzel deyişlerle bezenmiş, şık ve zarif öğütler.
Hep düşünüyorum da, gençlik yaşlarımda bu tür kitaplar yoka yakındı. Ve ya bir
iki tane ancak bulabilirdik. Hani insan zihninin alışa açık olduğu yaşlarda biz
bu imkanlardan yoksunduk. Şimdiki gençleri bu açıdan çok şanslı görüyorum. O
kadar yol gösterici, iyi ve güzele yönlendiren unsur var ki. Yeter ki alıcı
olsunlar, yeter ki uygulamak istesinler.
Bu genç kalemin 'BAŞARI VE MUTLULUK İÇİN HAYATA GÜLÜMSE' isimli kitabını mutlak
okuyunuz.
Hatta önerim bu kitabı bir başucu kitabı yapınız. Çok gergin geçirdiğiniz bir
günün sonunda yatıp uyumaya çalışırken o gün sizi geren olayın özünü kitabın bir
iki paragrafında bulup o bölümü okuyunuz. Hatta o paragrafı bir kez okuyunuz.
Ben çok beğendim ve sizlere önermekten mutluluk duyuyorum. Sevgi ile kalın.
Hayata gülümseyin. Göreceksiniz hayat da size gülümseyecektir.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- - Ölçü, Durum, Tutum ve Horozlar
- - Yaşamda Her Türlüsü Var
- - Sanal Başarının Hakiki Bedeli
- - Adressiz Mektup
- - Babana bile güvenme
- - Japonya Sendai’den Bir Mektup
- - Yaşam Böyle İşte
- - Yaşamdan Kesitler
- - Pantolonun Arkasındaki Yama
- - Yaşamdan Kesitler
- - Sivil Havacılığın güzel yaşanmışları;
- - Sorunlar Onları Yaratanların Mantığı ile Çözülmez
- - Pantolonun arkasındaki yama
- - Kapınızın önü temiz mi?
- - Güven ve Verim
- - Eleştiri bir hediyedir
- - İnsanlık: İşte böyle bir şey
- - Sanal Başarıların hakiki bedeli
- - Müzikal Dersler
- - Teşekkür Ederim
- - Yaşamın gerçekleri
- - Arz, Talebi Aşarsa Ne Olur?
- - Ve bir yıl daha geçti
- - Yaşamdan kesitler
- - En İyi İş Hangisi?
- - Ben söylemiştim ya?
- - Buyrun, işte size sektör ile ilgili bir konu
- - Yaşamın İçinden
- - Doğal ürünler pazarı Dalaman'ın toprak anası
- - Yaşamın güzellikleri
- - Yaşamın içinden
- - THY ile Pembe Bulutlar Üzerine
- - Hem çalışır, hem de eğlenirdik
- - Bu resme dikkatle bakın
- - Bu bebekler ölmesin!
- - Yaşamdan Ezgiler çetin
- - Yaşamdan Ezgiler
- - Yaşamdan kesitler
- - Başarının bedeli
- - Evet; bunlar da yaşanmalıymış
- - “Hafıza-ı Beşer nisyan ile maluldür”
- - Güneş olmayan yerde gölge oluşmaz
- - Sevgi ifadesi, zeka pırıltısı ve mazeret
- - Kişisel gelişim yönlendirmeleri
- - Yaşamdan Kesitler
- - Başarı ve mutluluk için hayata gülümse














