- pagasus istanbul almaata seferi hakkında
- valizlerimi parcalanmış halde aldım
- Pegasus zararımı karşılamıyor!
- PEGASUS HAVAYOLLARI Uçaklar Çok Bakımsız ve Kirli!
- PEGASUS HAVAYOLLARI Paramla İçme Hakkım Engelledi!
- SUNEXPRESS HAVAYOLLARI Çalışanların İlgisizliği Yüzden Uçağı Kaçırdım!
- SUNEXPRESS HAVAYOLLARI Satın Aldığım Yemeği Yiyemedim!
- ATLASJET Yolcusuyla Yeterince İlgilenmiyor!
- THY Bagajlar Kayboldu!
- THY Gişe Görevlileri Türkçe Bilmiyorlar!
- ALİTALİA'da Bagajdan Hırsızlık
- THY Milleri Yüklemiyor !
- Seyahat Hastalıkları na dikkat!
- First Class'ta hamsi partisi
- Hostese havada sürpriz!
- Ali Murat Ersoy Isparta Ağır Ceza Mahkemesi'nde
- Hostesler, zayıflama derdine düştü!
- Atatürk Havalimanına övgüler yağdı
- Binali Yıldırım,İzmirlilerden destek istedi
- THY, dünyanın her yerine direkt uçmaya başladı
- THY Teknik A. Ş, 3 bin 500 işçiye 2 yıl zam yok
- Anadolu'dan şampiyon çıkacağını 5 yıl önce söylemiştik
Sivil Havacılığın güzel yaşanmışları;
Çetin Özbey
Evet daha önce sizlere duyurduğum konu ile ilgili olarak bir okurumuzdan hatırlatma notu aldım. Uzun süre çalıştığımız Türk Hava Yolları ile ilgili güzel ve insanı tebessüm ettirecek yaşanmışları bir kitapçık haline sokarak yayınlayacağımızı belirtmiş ve sizlerden de bu konuda yardım talebinde bulunmuştum. Öncelikle ifade etmek isterimki, gerek eski ve gerekse şu anda THY' de görev yapanlardan düşündüğüm kadar destek görmedim ve bu tarife uyan anlatımlar almadım. Bu arada gördüm ki; İyi güzeli unutanlar, kötü ve çirkini çok iyi hatırlıyorlar. Hafızaların yanlız bunları kaydetmiş olması üzücü. Bunun üzerine konuyu ve kapsamı değiştirmeyi ve genişletmeyi düşündüm ve genişlettim de. Ancak işlerin yoğunluğu halen bu konuyu gündemimin ilk sırasına almama müsaade etmiyor. Bunu allah sağlık verirse mutlak yapacağım. Şu anda yoğunum o kadar.
Hatırlatmada değinilen diğer hususa verilecek olan cevap tabii ki mevcut. İnsanları gülümseten yaşanmışların yanında üzen, sıkan ve düşündüren gelişmelerinde mevcut olduğu bir gerçek. Ben hayli uzun bir çalışma döneminden sonra THY' den hiç kimsenin istemeyeceği bir şekilde ayrıldım. Buna rağmen o işyerinin güzel anıları halen hafızamda mevcut. Diğerleri ile kötülerle yaşamıyor, zihnimde onları yaşatmıyorum. Kitapçığın temasının seçimi sonuçta bir tercih meselesi. Ve benim tercihim şimdilik bu yönde. Size de sürekli kötüleri hatırlamamaya çalışmanızı öneririm. Tabii ki sorumlu bir makamda değilseniz ve de onları düzeltmek elinizde değilse.
Larousse ve Atatürk
Bu anlatım bana internet yolu ile ulaştı. Sn. Zeybek'in isimleri yazılı altında. Kendilerine teşekkür ediyorum.
Fransada çok meşhur bir sözlük vardır, Larousse.
Burda bir kelime var, 'décapiter'.
Bu kelime 1931 yılındaki sözlükte boynunu vurmak diye ifade ediliyor.
Kelimenin bir başka anlamı daha var.
Kazığa oturtmak, yani sivri bir kazık hazırlamak ve kazığın bir ucu insanların ağzından çıkacak şekilde üzerine oturtmak.
Vahşi bir uygulama.
Burada kazığa oturtmak deyiminin manasını açıklığa kavuşturmak için örnek veriliyor:
'Türkler bugün bile esirlerini kazığa oturturlar.'
Atatürk bunu öğrenince Fransız büyükelçisini yemeğe davet ediyor.
Elçi diğer elçilere böbürleniyor, hava atıyor Atatürk tarafından davet edildiği için.
Köşke geliyor, yemekler yeniyor.
Atatürk tabii bir şekilde elçiye bu kelimenin anlamını soruyor.
O da bildiği anlamı söylüyor.
Atatürk 'Kelimenin başka bir anlamı var mı?' diye sorunca, büyükelçi 'Bunu söylemek için sözlüğe bakmam gerekir' diyor.
Atatürk daha önce hazırlamış olduğu ve çalışanlarına öğütlediği şekilde Larouse' u getirtip büyükelçinin önüne koyduruyor.
Elçi daha işin nereye kadar gideceğinin farkında olmadan hevesle okumaya başlıyor.
Ancak kelimenin karşısında kazığa oturtmak konusunda verilen örnek cümleye gelince ancak yarıya kadar okuyabiliyor ve yarısından sonra yutkunarak Atatürk' ün yüzüne bakıyor.
Atatürk diyor ki:
'Demek ki biz Türkler bugün de esirlerlerimizi kazığa oturtuyoruz öyle mi, öyle mi sayın sefir? Sözlüğünüze böyle yazmışsınız , bu doğru mu?
Sefir hemen sözlüğü biraz karıştırıyor ve bir kaçamak noktası bularak diyor ki:
'Efendim bu sözlük Katolik Kilisesi'nin matbaasında basılmış, bildiğiniz gibi biz laik ülkeyiz, kilisenin yaptıklarının bizim hükümetimizle bir ilgisi yok.
Bizi ilgilendirmez ve biz kiliseye karışamayız.'
Atatürk:
'Öyle mi efendim, siz laik bir ülke olduğunuz için demek ki kiliselere karışamıyorsunuz.
Öyleyse ben de yarından itibaren İstanbul'daki kiliselerin kapılarına koca birer kilit astırıyorum' diyor.
Bunu duyan sefir birden ayağa kalkıyor ve:
'Ekselans, protesto ederiz ' diyor.
Bunun üzerine Atatürk:
'Hani sizi ilgilendirmiyordu, karışmıyordunuz? ' diyor ve ilgililere dönerek:
'Sefire yolu gösterin' diyerek bir anlamda onu kovuyor.
Sonra ne mi oluyor?
Tabii Fransız hükümeti laiklik söylemlerini bir tarafa bırakıyor, hemen o sözlük toplatılıyor ve yeni baskısından o cümle çıkarılıyor.
Üç şey;
Evet, hayatımızı güzelleştiren unsurları incelersek aslında fazla detaylı olmadıklarını hatta basit denilebilecek ölçüde yalın olduklarını görürüz. İnanç, güven ve ümit. Eğer bu duygulara sahipsek yaşamımızın güzel olduğunu söyleyebiliriz.
Köy sakinleri yağmur duasına çıkmışlardı. Bütün köy ahalisi toplandı. İçlerinden sadece birinde şemsiye vardı.
Bu inançtır.
Babalar bebeklerini havaya hoplatır, çocuklar gülmekten bayılır. Yere düşeceklerini akıllarına bile getirmezler. Çünkü babaları onu tutacaktır.
Bu güvendir.
Yatağımıza girerken yarın uyanıp yaşamaya devam edeceğimize dair teminatımız yoktur. Ama yine de ertesi güne dair planlar yaparız.
Bu ümittir.
Ve bu üçü varsa hayatımız güzeldir.
- - Ölçü, Durum, Tutum ve Horozlar
- - Yaşamda Her Türlüsü Var
- - Sanal Başarının Hakiki Bedeli
- - Adressiz Mektup
- - Babana bile güvenme
- - Japonya Sendai’den Bir Mektup
- - Yaşam Böyle İşte
- - Yaşamdan Kesitler
- - Pantolonun Arkasındaki Yama
- - Yaşamdan Kesitler
- - Sivil Havacılığın güzel yaşanmışları;
- - Sorunlar Onları Yaratanların Mantığı ile Çözülmez
- - Pantolonun arkasındaki yama
- - Kapınızın önü temiz mi?
- - Güven ve Verim
- - Eleştiri bir hediyedir
- - İnsanlık: İşte böyle bir şey
- - Sanal Başarıların hakiki bedeli
- - Müzikal Dersler
- - Teşekkür Ederim
- - Yaşamın gerçekleri
- - Arz, Talebi Aşarsa Ne Olur?
- - Ve bir yıl daha geçti
- - Yaşamdan kesitler
- - En İyi İş Hangisi?
- - Ben söylemiştim ya?
- - Buyrun, işte size sektör ile ilgili bir konu
- - Yaşamın İçinden
- - Doğal ürünler pazarı Dalaman'ın toprak anası
- - Yaşamın güzellikleri
- - Yaşamın içinden
- - THY ile Pembe Bulutlar Üzerine
- - Hem çalışır, hem de eğlenirdik
- - Bu resme dikkatle bakın
- - Bu bebekler ölmesin!
- - Yaşamdan Ezgiler çetin
- - Yaşamdan Ezgiler
- - Yaşamdan kesitler
- - Başarının bedeli
- - Evet; bunlar da yaşanmalıymış
- - “Hafıza-ı Beşer nisyan ile maluldür”
- - Güneş olmayan yerde gölge oluşmaz
- - Sevgi ifadesi, zeka pırıltısı ve mazeret
- - Kişisel gelişim yönlendirmeleri
- - Yaşamdan Kesitler
- - Başarı ve mutluluk için hayata gülümse














