- pegasus uçagı kalkışı
- thy rezilliği
- pagasus istanbul almaata seferi hakkında
- valizlerimi parcalanmış halde aldım
- Pegasus zararımı karşılamıyor!
- PEGASUS HAVAYOLLARI Uçaklar Çok Bakımsız ve Kirli!
- PEGASUS HAVAYOLLARI Paramla İçme Hakkım Engelledi!
- SUNEXPRESS HAVAYOLLARI Çalışanların İlgisizliği Yüzden Uçağı Kaçırdım!
- SUNEXPRESS HAVAYOLLARI Satın Aldığım Yemeği Yiyemedim!
- ATLASJET Yolcusuyla Yeterince İlgilenmiyor!
- THY Bagajlar Kayboldu!
- THY Gişe Görevlileri Türkçe Bilmiyorlar!
- Seyahat Hastalıkları na dikkat!
- First Class'ta hamsi partisi
- Hostese havada sürpriz!
- Ali Murat Ersoy Isparta Ağır Ceza Mahkemesi'nde
- Hostesler, zayıflama derdine düştü!
- Atatürk Havalimanına övgüler yağdı
- Binali Yıldırım,İzmirlilerden destek istedi
- THY, dünyanın her yerine direkt uçmaya başladı
- THY Teknik A. Ş, 3 bin 500 işçiye 2 yıl zam yok
- Anadolu'dan şampiyon çıkacağını 5 yıl önce söylemiştik
Yaşamdan Kesitler
Çetin Özbey
Biz kim oluyoruz da?!
Diyenlere fazla inanmamak gerek.
Hakkımızda veya savunduğumuz görüşe menfi, karşıt fikir üretenlerden hoşlanmadığımız, onları hazmedemediğimiz açık.
Efendim, 'Ben tenkide açığım, yeter ki yapıcı olsun' türü sözler ise toptan hikaye. İnsanoğlu tenkit edilmeye dayanıklı değil. Tenkide, karşıt görüşe maruz kalınca koruyucu kalkanları otomatikman hemen açılıyor. Önce kişisel savunma, sonra karşı saldırı.
Evet, biz insanlar birbirimizi yıpratmaya bayılıyoruz.
Ona buna kızıyoruz ama; aynı şeyi biz başkaları için yapmıyor muyuz, aynı kurgunun içinde bulunmuyor muyuz zaman zaman? Yapıyoruz ve de aynı sahnede figüran oluyoruz, bu mutlak. Ama isteyerek. Ama istemeden. İlgili olsun veya olmasın (x) şahıs hakkındaki menfi görüşümüzün doğru olduğunu da gerine gerine söylüyoruz o an en yakınımızda bulunana. Üstelik kim olduğuna bakmadan, kime ne söylediğimizi önemsemeden.
Dedikodularla, aptal espiyonlarla karar veriyor ve de yargılıyoruz birbirimizi. Kendimiz için ne sağlıyoruz bunu yaparken doğrusu bilemiyorum.
Karar verme mekanizmasının başındaysanız, veya başındakine yakınsanız, haber taşıyanlar sizi kötüye ve yanlışa ikna etmek konusunda daha maharetli oluyorlar. Ve de bunu sağlayabilmek için inanılmaz büyük gayret sarf ediyorlar. Yaratıcılıkları da cabası. Bu hareketin prim yaptığını görünce, anlatacak, espiyon edecek bir şey bulamaz ise, primden yoksun kalmamak için uyduranlara bile rastlamışızdır yaşamımızda. En tehlikelisi de bu durum. Allahtan bu denli profesyonel olanlarımız çok fazla değil.
Bu zihniyet yanlışlıkla birini methederse, araştırın. Şöyle veya böyle mutlak bir yakınlık vardır aralarında. Kendi yakınlığı yoksa bile etkin birinin yakınıdır.
Düzen bu denli kötü. İnsanlar da bu düzene uyma yarışında. Kısaca daha kötüyüz.
Dale Carnegie diyor ki, 'Tanrı'nın bile insanlar hakkındaki hükmünü, ömürleri sona erdikten sonra verdiğine inanırken... Biz kim oluyoruz da insanları birkaç kez görmek, iki-üç yazı okumak, birkaç dedikodu dinlemekle yargılama hakkına sahip olabiliyoruz.'
Evet unutmamamız gereken; yüce tanrının bizlerle ilgili hükmünü, ömrümüz sona erince verdiğidir.
Bu konuda daha ileri adım atmak, eğer işlemekten korkuyorsak, günahtır.
Hiç olmaz ise artık günaha girmemeyi denesek ne olur ki?
Kimbilir belki daha rahat ve huzurlu oluruz.
Turan Ilgaz'ı kaybettik.
Mekteb-i Sultanili arkadaşımız, gazeteci, yazar Turan Ilgaz'ı 03 Ekim 2010 günü kaybettik.
Kendisine rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyoruz.
Kalemine, yazılarına ve şahsiyetine saygı duyduğumuz biriydi.
07 Mayıs 2010'da bir maili düştü adreslerimize.
'Arkadaşlarıma son iletim' diyordu konusunda.
Bir şeyler söylemek istiyordu ama konduramadım.
Ama sonra maillerini sık olmamakla birlikte sürdürdü. Ülke sorunlarına değinen maillerini, yaşama arzusunun bir belirtisi olarak yorumlamıştı bazı arkadaşlarımız. O zaman anlar gibi oldum.
03 Ekim günü ise kötü haber ulaştı hepimize.
Evet 'Arkadaşlarıma son iletim' konulu, güllerle süslü mailinde şöyle diyordu değerli arkadaşımız:
'HOŞÇAKALIN
Evet sevgili Arkadaşlarım! Bu benim sizlere göndereceğim son iletim.
Çünkü artık yaz geldi uzun bir tatili hakkettim.
Hepinize binlerce teşekkür, beni yalnız bırakmadınız, iletilerinizle beni mutlu ettiniz. Bu vasıtayla birçok şeyi beraber paylaştık..
Ben de karar verdim bir bisiklet gurubu arkadaşla beraber Türkiye turuna
çıkıyorum.Yazın sıcak günlerinde arkadaşlarımla doğaya açılıyorum.
Dağ-bayır demeden bisiklete binecek, nerede akşam, orada sabahlayarak bu yazı arkadaşlarımla beraber spor yaparak geçireceğim.
Bu çok ani bir karar ve böyle bir yaşamın çok daha sağlıklı olduğunu düşünüyorum..
Hoşça kalın arkadaşlarım.'
Ve de bu seslenişin sonu bir muziplikle bitiyordu.
Turan Ilgaz'ın birlikte tura çıkacağı bayan arkadaşlarının resmi ile.
Hepsi bisikletlerinin üzerinde. Hepsi güzel, sarışın ve hepsi üryan.
Sultanili yakın arkadaşları 'Bir filozof kaydı dünyadan, gittiği her yeri aydınlatacağına eminiz' diyorlar.
Evet konduramadım. Bu iletiden bir süre sonra, 03 Ekim'de kendisini kaybettik.
Veda ediyormuş meğer. Bizlere 'elveda' dermiş bu seslenişle.
Veda edermiş, bu anlamlı insan.
Tam olarak algılayamadım.
Huzurunda saygı ile eğiliyor, sevgi ile anıyorum.
- - Adressiz mektup
- - Büyük Şehir Hastalığı
- - Espiyonlama ve prim
- - Ölçü, Durum, Tutum ve Horozlar
- - Yaşamda Her Türlüsü Var
- - Sanal Başarının Hakiki Bedeli
- - Adressiz Mektup
- - Babana bile güvenme
- - Japonya Sendai’den Bir Mektup
- - Yaşam Böyle İşte
- - Yaşamdan Kesitler
- - Pantolonun Arkasındaki Yama
- - Yaşamdan Kesitler
- - Sivil Havacılığın güzel yaşanmışları;
- - Sorunlar Onları Yaratanların Mantığı ile Çözülmez
- - Pantolonun arkasındaki yama
- - Kapınızın önü temiz mi?
- - Güven ve Verim
- - Eleştiri bir hediyedir
- - İnsanlık: İşte böyle bir şey
- - Sanal Başarıların hakiki bedeli
- - Müzikal Dersler
- - Teşekkür Ederim
- - Yaşamın gerçekleri
- - Arz, Talebi Aşarsa Ne Olur?
- - Ve bir yıl daha geçti
- - Yaşamdan kesitler
- - En İyi İş Hangisi?
- - Ben söylemiştim ya?
- - Buyrun, işte size sektör ile ilgili bir konu
- - Yaşamın İçinden
- - Doğal ürünler pazarı Dalaman'ın toprak anası
- - Yaşamın güzellikleri
- - Yaşamın içinden
- - THY ile Pembe Bulutlar Üzerine
- - Hem çalışır, hem de eğlenirdik
- - Bu resme dikkatle bakın
- - Bu bebekler ölmesin!
- - Yaşamdan Ezgiler çetin
- - Yaşamdan Ezgiler
- - Yaşamdan kesitler
- - Başarının bedeli
- - Evet; bunlar da yaşanmalıymış
- - “Hafıza-ı Beşer nisyan ile maluldür”
- - Güneş olmayan yerde gölge oluşmaz
- - Sevgi ifadesi, zeka pırıltısı ve mazeret
- - Kişisel gelişim yönlendirmeleri
- - Yaşamdan Kesitler
- - Başarı ve mutluluk için hayata gülümse















