- pegasus uçagı kalkışı
- thy rezilliği
- pagasus istanbul almaata seferi hakkında
- valizlerimi parcalanmış halde aldım
- Pegasus zararımı karşılamıyor!
- PEGASUS HAVAYOLLARI Uçaklar Çok Bakımsız ve Kirli!
- PEGASUS HAVAYOLLARI Paramla İçme Hakkım Engelledi!
- SUNEXPRESS HAVAYOLLARI Çalışanların İlgisizliği Yüzden Uçağı Kaçırdım!
- SUNEXPRESS HAVAYOLLARI Satın Aldığım Yemeği Yiyemedim!
- ATLASJET Yolcusuyla Yeterince İlgilenmiyor!
- THY Bagajlar Kayboldu!
- THY Gişe Görevlileri Türkçe Bilmiyorlar!
- Seyahat Hastalıkları na dikkat!
- First Class'ta hamsi partisi
- Hostese havada sürpriz!
- Ali Murat Ersoy Isparta Ağır Ceza Mahkemesi'nde
- Hostesler, zayıflama derdine düştü!
- Atatürk Havalimanına övgüler yağdı
- Binali Yıldırım,İzmirlilerden destek istedi
- THY, dünyanın her yerine direkt uçmaya başladı
- THY Teknik A. Ş, 3 bin 500 işçiye 2 yıl zam yok
- Anadolu'dan şampiyon çıkacağını 5 yıl önce söylemiştik
Ölçü, Durum, Tutum ve Horozlar
Çetin Özbey
TDK' nun büyük sözlüğü Ölçü'yü ''Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme'' şeklinde tanımlıyor. Nicelik kelimesinin anlamı ise '' Bir şeyin sayılabilen, ölçülebilen veya azalıp çoğalabilen durumu'' olarak tarifleniyor. Etrafımıza bakınca, herşeyin bir ölçüsünün olduğunu ve kabul edilen bir birime göre değerlendirildiğini görüyoruz. Uzunluğu metre ile, ağırlığı kilogram ile sıcaklığı ise derece ile ölçümlüyoruz vb..
Bu genel tanımlamanın dışında kalan ve ölçümlenemeyen önemli bir nicelik var. Daha doğrusu ölçüm birimi kişilere göre değişken olan bir değer mevcut. Bu da ne mi ? Ahlaki değerler. Kitabi tarifi yok. Ölçü birimi ? Belirlenmiş bir birim yok.: Başka kabul edilmiş bir birimle oranlayarak değerlendirmek hiç mi hiç olası değil. Bu kadar '' değil'den'' sonra, insanların hepsi bu değeri kendisine yakıştırdığı şekilde yorumluyor ve uyguluyor ve ölçümlüyor demekte yanlış değil.
Tutumun içinde bulunan duruma göre şekillendirildiği, yalanın beyaz ve adi yalan olarak iki kategoride değerlendirildiği, kuvvetlinin zayıfı sürekli ezdiği, kimsenin hiç bir sorumluluğu üstlenmeyip bir alttaki kademeye fatura edilmesini sağlayacak tarzda bir davranış sergilediği ve yalan dolanla işlerin yürütüldüğü bir ortamda bazı saftoronların halen '' bu etik değil, gayri ahlaki '' diyerek içinde bulunulan ortamla ve sergilenen davranışlarla ters düşen bu düşünce platformunu günde üç kez sulayarak, yeşillenmesini beklediğini görmek ne kadar trajikomik.
Evet iki ayağı daha önce yere yaptığı pisliğin içerisindeyken şarkı söyleyebilen veya öten hayvan hangisi biliyormusunuz.? Horoz. İçimizde ne kadar Horoz var farkındamısınız?, Ama bakıyorsunuz ki bu pisliğin görünümünden ve kokusundan rahatsız olan hiç kimse yok etrafta.. Herkesin farkında olduğu tek husus ise horozun sesinin ne kadar gür ve güzel olduğu.Horoz kim mi? Aşağıda örneğini bulacaksınız. Bunun dışında Horozluğu kime yaşıştırırsanız odur.
Bir olay karşısındaki tutumunu içinde bulunduğu duruma göre belirleyen insanlar sizi hiç rahatsız eder mi bilemiyorum. Bunlar genelde siyahı beyaz olarak kabul edebilecek, en fazla o da nadiren gri renge yaklaşabilecek yaradılışlardır. Unutmamalıdır ki siyaha beyaz diyen mantık, etkili ve yetkilidir. Vede bu tür karakterin / karakterlerin alışkın oldukları tutumu duruma göre ayarlama sureti ile şekillenen rengarenk davranışları, etkin şahsı, konu her ne ise onun uzmanı olduğuna inandıracaktır. Bunun acısını ise toplum görür ve yaşar. Ama tabii ki bu horuzun umurunda bile değildir.
Hani daha ağzınızdan söz çıkmadan, mimikleri ile ''söyleyecekleriniz ne kadar da' doğru'' diyerek sizi tasdikleyen ve sözün bitiminde ise haklılığınızı en veciz sözlerle anlatan yalaka zihniyetlerin belirli bir zaman sonrasında siyahla beyazın karşılaştırılmasını bırakarak kırmızı ile pembenin birbirinin hemen hemen aynı olduğuna ilişkin söylevlerini dinlemek zorunda kalabilirsiniz.
Yalakalık bir tarafa kişisel menfaatleri kollayarak hakikatleri çarpıtan zihniyetler ise daha da tehlikeli. Etrafımızda, sağımızda solumuzda bu tehlikeden bir sürü örnek var. İşte bu ara kötü örneğin en popüler olanı Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy. Yakınlaşan seçimlerde Fransada yaşayan 600.000 Ermeni asıllı seçmenin oylarını alabilmek amacı ile tarihi çarpıtıyor. Ancak; 01 Kasım 1918 tarihinde Çukurova bölgesini işgal eden Fransa, bölgede bir Ermeni devleti kurma vaadiyle Ermenileri kandırdı. Önce gönüllü Ermeni taburları oluşturuldu. Daha sonra, ABD, Mısır, Suriye ve Fransa'dan 200 bin Ermeni gelmesi üzerine, Fransız Doğu Lejyonu'na bağlı Ermeni Lejyonu kuruldu. Bu özel birliğe Fransız üniforması giydirildi ve eline Fransız silahı verildi. . Adı geçen birlik 1921 yılına kadar bölgede akıl almaz katliamlar yaptı. Fransa için utanç verici olan bu günleri Çukurova halkı 'Kaç-Kaç Dönemi' olarak adlandırır. 20 Ekim 1921'de TBMM hükümeti ile Fransa arasında imzalanan Ankara Antlaşması'ndan sonra Fransız işgal kuvvetleri Suriye ve Lübnan'a çekilirken yanında 50 bin Ermeni götürdü. Ardından, Fransızların Çukurova'da (Kilikya'da) yüzüstü bıraktığı Ermeniler önce Suriye ve Lübnan'a, daha sonra da Fransa'ya gittiler. Fransa'nın kandırdığı bu Ermenilerden özür dilemesi gerekmiyor mu?
Fransanın simgesi nedir biliyormusunuz.?
Horoz.
Hemde kötü cins, çirkin bir horoz
Ayakları bok içindeyken şarkı söyleyen, ve sömürgeciliğin faydalarını tarih kitaplarına geçirten bir Horoz.
Eğer becerebilirsek içte ve dışta bu türlerden uzak durabilmek yaşamımız için büyük konfor, Ama buna maalesef her zaman imkan olmuyor. İste veya isteme,sev veya sevme bu kötü cins, çirkin horozlar yaşamda her zaman ayakta ve yakınlarımızda.
- - Adressiz mektup
- - Büyük Şehir Hastalığı
- - Espiyonlama ve prim
- - Ölçü, Durum, Tutum ve Horozlar
- - Yaşamda Her Türlüsü Var
- - Sanal Başarının Hakiki Bedeli
- - Adressiz Mektup
- - Babana bile güvenme
- - Japonya Sendai’den Bir Mektup
- - Yaşam Böyle İşte
- - Yaşamdan Kesitler
- - Pantolonun Arkasındaki Yama
- - Yaşamdan Kesitler
- - Sivil Havacılığın güzel yaşanmışları;
- - Sorunlar Onları Yaratanların Mantığı ile Çözülmez
- - Pantolonun arkasındaki yama
- - Kapınızın önü temiz mi?
- - Güven ve Verim
- - Eleştiri bir hediyedir
- - İnsanlık: İşte böyle bir şey
- - Sanal Başarıların hakiki bedeli
- - Müzikal Dersler
- - Teşekkür Ederim
- - Yaşamın gerçekleri
- - Arz, Talebi Aşarsa Ne Olur?
- - Ve bir yıl daha geçti
- - Yaşamdan kesitler
- - En İyi İş Hangisi?
- - Ben söylemiştim ya?
- - Buyrun, işte size sektör ile ilgili bir konu
- - Yaşamın İçinden
- - Doğal ürünler pazarı Dalaman'ın toprak anası
- - Yaşamın güzellikleri
- - Yaşamın içinden
- - THY ile Pembe Bulutlar Üzerine
- - Hem çalışır, hem de eğlenirdik
- - Bu resme dikkatle bakın
- - Bu bebekler ölmesin!
- - Yaşamdan Ezgiler çetin
- - Yaşamdan Ezgiler
- - Yaşamdan kesitler
- - Başarının bedeli
- - Evet; bunlar da yaşanmalıymış
- - “Hafıza-ı Beşer nisyan ile maluldür”
- - Güneş olmayan yerde gölge oluşmaz
- - Sevgi ifadesi, zeka pırıltısı ve mazeret
- - Kişisel gelişim yönlendirmeleri
- - Yaşamdan Kesitler
- - Başarı ve mutluluk için hayata gülümse















