Türkiye Haberci · Spor Vole · Airport Mizah · Son Gazetesi

Kaza İstatistiklerinde THY'nin Karnesi Kötü

Dr. Muzaffer Çetingüç Dr. Muzaffer Çetingüç

Eylül 2010
Bunun Sorumlusu Kim?

Bu köşede 27 Aralık 2007 gününden beri (1 aydan uzun süre boyunca) www.airdisaster.com ve www.airsafe.com sitelerinden aldığımız kaza istatistiklerini yayınladık. Tekrar özetlemek gerekirse;  
1 milyon uçuşta kaza oranları: Delta:0.30  British:0.32  Lufthansa:0.41  AirFrance:1.19 KLM:1.25  İran:2.5  Pakistan:5.0  Mısır:8.0  Ürdün:8.8  Çin:10.2  Zimbabwe:2.5  THY:7.3   
1 milyon uçuşta ölümlü kaza oranları: British:0.17  Lufthansa:0.19  AirFrance:0.55  Alitalia:0.73  Iberia:0.8  KLM: 0.81  Swissair:1.2  THY:3.58  

    Avrupa'nın en kötü karnesine sahip olmak, Mısır ve Ürdün bandında yer almak THY veya SHGM yetkililerini rahatsız etmiyor mu? Batı dünyasından 10-20 kat gibi yüksek düzeylerde görünen oranların açıklaması nedir? Gerçekten öğrenmek istiyorum; bu kadar ciddi farklılığın bir izahı olmalı. İstatistiklerde THY lehine düşük rakamlar çıksaydı, övünüp yeri göğü inletecek yetkili ve sorumlulardan beklentim şudur: Ya, 'bugünkü rakamlar daha iyi, artık şöyle değil, böyle' desinler; ya da 'sorumluluk benimdir, bu işi benden daha iyi yapacak olanlar bulunur, istifa ediyorum' diye yiğitlik göstersinler; her iki tutum karşısında da çok mutlu olacağım, onları tebrik edeceğim. Ama aylardır ses yok, Isparta kazasının üzerinden 2 ay geçti, 'kara kutuyu bekleyelim, kurul araştırıyor, raporu sonra açıklayacağız...' filan deniliyor. Büyüme rakamları verilerek işler yolunda gibi gösteriliyor. Biz de yutuyoruz (mu acaba?)...
    Bu yetkili ve sorumlular, Havacılık Tıbbı Derneği ile Hava-İş Sendikasının 23 Ocak 2008 günü düzenlediği 'Sıfır Kaza Kırım İçin Aktörler Göreve' Paneline davetli oldukları halde nedense katılmadılar. Halbuki bu panelde, sektörde fiilen uçuş yapan 180 aktif pilotun düşüncelerini yansıtan bir anket çalışmasının sunumu; Sindel ve Ayjet Uçuş Okulları ile Anadolu Ü. Sivil Havacılık Yüksek Okulunun bildirileri vardı. Hava-İş sendikası, 'sivil havacılıkta çalışma hukukundaki eksikler ve uçuş emniyetine etkileri' başlıklı bir takdim yaptı. Sistemin içindeki herkes ve medya oradayken, sorunların dinlenilmesi, yanlış anlaşılmaların düzeltilmesi, yeni projelerin açıklanması, iyi olmaz mıydı? En makul ve demokratik yöntem bu değil miydi? Ama hayır, 3 maymun oynandı; görmemek, dinlememek, konuşmamak tercih edildi! Böyle yapınca, başımızı kuma gömünce sorunları ne kadar çözmüş oluyoruz acaba? Karayolu ve denizyolu taşımacılığında yönetici ve patronlar genellikle kazalardan etkilenmiyorlar, ama havayolu taşımacılığında en üst düzey yönetici ve patronlar da hizmet alıyor ve sistemde sorunlar varsa onların da can güvenlikleri risk altına giriyor. Hala vakit var; toplumumuzu yeni bir kaza ile türbulansa sokmak istemiyorlarsa, kendi ve yakınlarının canlarını emniyete almak istiyorlarsa, lütfen içimizi rahatlatacak açıklamalar (istifa da olabilir) yapsınlar.

Doç. Dr. Muzaffer Çetingüç
Havacılık Tıbbı Derneği Başkanı
mcetinguc@hotmail.com