Türkiye Haberci · Spor Vole · Airport Mizah · Son Gazetesi

Yorgunluk, uykusuzluk ve uçuş emniyeti

Dr. Muzaffer Çetingüç Dr. Muzaffer Çetingüç

Eylül 2010
Yorgunluk 'yeterli dinlenme ve yenilenme imkânı olmaksızın uzun süreli / monoton, veya kısa süreli / yoğun fiziksel ve zihinsel aktivite sonucu kasların ve beynin çalışma kapasitesinin ve veriminin azalması hali' olarak tanımlanabilir. Bu tanımlamada, İngilizcedeki 'tiredness, exhaustion, fatigue' kavramlarının Türkçede pek ayrışmamış ve sıklıkla tek bir 'yorgunluk' sözcüğüyle karşılanmakta oluşu bir eksiklik olarak görünmektedir. Daha doğru bir yaklaşım, 'yoğun bir işin yapılması sırasında beceri ve karar verme işlevlerini azaltan durumu' yorgunluk terimiyle; 'iş sonrasındaki işlev göremeyecek hale gelme durumunu' ise bitkinlik, tükenme sözcükleriyle ifade etmek olsa gerektir. Yorgunluğun ölçümüne yarayan objektif parametreler şunlardır: Kan, idrar ve tükürükte katekolamin, kortikosteroid, sodyum, potasyum düzeyleri; kalp atımı, EEG, uyarılmış potansiyel, galvanik cilt cevabı, pupilla çapı ölçümü, ses frekans analizi... Ancak kişisel ve motivasyonel farklılıklar, görecelikler vs bu anlamda standart ölçüm ve sayısal değerler ortaya koymayı imkânsız hale getirmektedir. Yani yapılan işin miktarı, çalışılan süre, vs bir anlam taşır; ama gene de yorgunluk büyük ölçüde subjektif ve göreceli bir kavramdır. Yorgunluk sınıflandırmasını da; akut - kronik ve fiziksel - zihinsel olmak üzere 2 biçimde yapmak daha uygun gibi görünmektedir. Akut ve fiziksel yorgunlukta, kaslarda laktik asit birikimine bağlı ağrı ve fonksiyon bozuklukları olur ve belirli süre istirahat etmekle semptomlar düzelir. Fakat kronik ve birikici yorgunlukta düzelme daha uzun zaman alır; çünkü kronik yorgunluk, çoğunlukla psikolojik ve zihinsel bozukluklarla ve stres birikimiyle iç içedir ve bunlar da kısa dinlenmelerle düzelmez. Kronik yorgunluk, yıllar boyu birçok travmaya maruz kalıp, iç dokularında tahribat olduğu halde dıştan sağlam gibi görünen, fakat umulmadık anda kırılıveren sert cisimlerin 'metal yorgunluğu' olarak isimlendirilen durumlarına benzer.
Havacılıkta Yorgunluğun Nedenleri, Belirtileri ve Sonuçları: 2003 yılında Trabzon'da dağa çarpan Ukrayna uçağı pilotlarının 30 saattir dinlenmeden uçtukları  basında yer aldı. Yak-42D tipi uçak Afganistan'da görev yapan İspanyol Barış Gücü askerlerini Madrid'e götürmekteydi. Pilotlar Trabzon havaalanına inecekleri sırada yüksek kalmışlar, pas geçmek için seyrüsefercinin kuzeye dönme talimatını güneye dönme biçiminde uygulamaları yüzünden dağa çarpmışlar ve 75 kişinin ölümüne neden olmuşlardı. Buna karşılık 1974 Kamboçya harekâtında ABD Hava Kuvvetleri nakliye pilotları aylık maksimum uçuş süresinin hemen hemen 2 katı uçuşu  kazasız olarak gerçekleştirilmişlerdir.
Uçuş emniyeti için yorgunluk daima bir tehdit unsuru olmuştur. Amerikan Ulusal Taşımacılık Güvenlik Kurulu (NTSB) raporuna göre, havacılıktaki ölümlü kazaların %15-20'sinde yorgunluk sorumlu tutulmaktadır. Havacılıkta yorgunluğa yol açan (veya arttıran) etmenler şunlardır: Hipoksi, G. kuvvetleri, ısı ve basınç değişmeleri, vibrasyon, gürültü, kötü hava koşulları, uçuş programlarındaki düzensizlikler, uzun ve monoton uçuşlar, kalkış-iniş gecikmeleri, emergency durumlar, jet-lag, vardiya değişimleri, uykusuzluk, kondisyon azlığı vs ama yorgunluğu arttırmada belki bütün bunlardan daha önemli olanı, psikolojik streslerdir.
Yorgun bir insan huzursuz, sinirli ve iştahsızdır; nükte yeteneğini kaybeder. Böyle bir uçucunun kuvvet, beceri ve zamanlama hataları yapması, bellek kusurları göstermesi, yanlış kararlar vermesi... Sonuçta, mürettebat ve yolcuları bir uçuş kazasının kurbanı haline getirebilir. Uçuş kazası olmasa bile, yorgunluğun performans azalmasına yol açtığı kesin bir bulgudur. Bir araştırmada nakliye uçaklarındaki kazaların %56'sının, uçuşun en yorgun olunan son %15'lik bölümünde meydana geldiği anlaşılmıştır. ABD'de  yapılan başka bir araştırmada pilotların %93'ü yorgunluğu uçuş emniyeti için çok önemli bir faktör olarak nitelemişlerdir. 1992 yılında Kuzey Irak üzerinde gözetleme uçuşu yapan pilotların da %82'si yorgunluğu bir risk unsuru olarak görmüşlerdir.
Uykusuzluk, yorgunluğa neden olan ciddi uçuş emniyeti sorunlarından bir başkasıdır. İnsanlar 100 yıl önce yaşayan atalarından yaklaşık 1 saat daha az uyumaktadırlar. 2 saatlik bir uyku kaybı bile dikkat ve performansta önemli düşüşe yol açabilir; reaksiyon zamanı uzaması, uyanıklık azalması, bellek bozuklukları yaratabilir. 1986 yılındaki Challenger uzay aracı kazasında, büyük ölçüde çalışanların uykusuzluğu sorumlu tutulmuştur. Yorgun ve uykusuz personelin kendilerinin de fark edemedikleri 1–2 saniyelik mikro uykuların çok riskli olduğu bildirilmekte; mikro uykuda geçen 1 sn. içinde uçağın 400 ft. mesafe kat etmesi, özellikle alçalma ve iniş periyodunda çok önemli sayılmaktadır. Uykusuzluk uyuşturucu bir ilaç gibidir. Gece yarısından sonra 02–06 saatleri arasında, sanki kanda % 0.09 oranında alkol varmış gibi bir uyuşukluk oluştuğu, keza öğleden sonra 14–16 saatleri arasında da yorgunluk, uykululuk, mikro uyku ve hata artışları görüldüğü; bunların da her tür kazaları arttırma potansiyelinde olduğu rapor edilmiştir. Bir gece uyumamak hata oranını 4–10 kat; 1 hafta boyunca gecede 2–3 saat uyumak ise 3–5 kat arttırmaktadır. Kıtalararası uçuşlarda ortaya çıkan jet-lag ve vardiya değişimlerinde görülen shift-lag, sirkadien ritim kaymaları yoluyla yorgunluk ve performans azalması yaparak, uçuş emniyetini olumsuz yönde etkileyen durumlardır.
I I.
Yorgunluğun Tedavisi: Yorgunluk bir hastalık olmamakla birlikte, hastalık kadar problemli bir durum olduğundan iyileştirilmesinde 'tedavi' sözcüğü kullanılmaktadır. Kesin tedavi ruhsal ve bedensel olarak dinlenmek, yorgunluğu yaratan veya arttıran etmenleri ortadan kaldırmaktır. Yeterince derinleşen kaliteli bir uyku dinlenmenin temelidir. Uyku hijyenine özen gösterilerek dar zaman periyotlarında yapılan şekerleme uykuları yararlıdır. Alkolün uykuya dalmayı kolaylaştırdığı gerçektir ama uyku kalitesini bozduğu da unutulmamalıdır. Kafeinli içeceklerin uykuyu zorlaştırdığı; buna karşılık sütün (içerdiği L-Triptofan maddesinin Serotonin'i arttırması yoluyla) uykuya yardımcı olduğu bilinmektedir. Kafeinli içecekler (çay, kahve, kola), karbonhidratlı yiyecekler, gerinme hareketleri, ılık duş, yorgunluğu bir süre hafifletebilir. Uzun uçuş görevlerindeki ABD'li askeri pilotların yorgunluklarını gidermek için uçuş aralarında bolca kahve, kafein tablet, şeker, sigara, nikotin sakızı, meşrubat tükettikleri belirlenmiştir. Yorgunluğun rutin olmayan çarelerinden bir başkası da doping'dir. Stimulan ilaçlarla bazı askeri operasyonlarda kritik personelin performansı belirli süreler yüksek tutulabilmektedir. Yorgunluğun metabolik ve fizyolojik ölçütlerinin varolduğu, yani subjektif değil objektif yorgunluk kriterlerinin gözlendiği durumlarında bile, yüksek motivasyon ile bireyin fiziksel ve zihinsel performansını idame ettirmek mümkün olabilir. İyi bir lider, yüksek bir ideal ve takım ruhu olmak koşuluyla yapılan işlerde yorgunluk algısı azalır. 1974 Kamboçya harekâtında ABD Hava Kuvvetleri nakliye pilotları aylık maksimum uçuş süresinin hemen hemen 2 katı uçuşu kazasız olarak gerçekleştirilmişlerdir. Ama profesyonel işdünyasında canını ortaya koyacak motivasyonlar beklenemez; parasal avantajlar, prestij, kariyer ve iş keyfi ön plandadır. İşveren, işten duyulan tatmini (job satisfaction) arttırıcı tedbirleri dikkate alıyorsa, çalışma koşullarını iyileştiriyorsa, personelin yorgunluk algısı da, yakınmacı tutumları da azalacaktır. Her işkolunda bazen özel durum zorunluluklarıyla limit üstü çalışmalar gerekebilir, ama bunu sadece tatminli işgörenler tolere edebilir.
Yorgunluk Yönetimi: Dinlenmenin ertelenmesinin ve yorgunluğun uzatılmasının bir sınırı vardır; çünkü yorgunluğa alışılamaz, sadece katlanılır. Fiziksel, sosyal ve psikolojik streslere daha duyarlı insanların yorgunluğa tahammülleri de azdır. Tersine maço pilotlar gerçekte yorgun oldukları halde, sonraki görevler için kendi kapasitelerini yeterli (!) bulan, yorgunluklarını itiraf etmeyi zayıflık sayan insanlardır. İster yorgunluğa fazla duyarlı, ister iradesiyle buna katlanma durumunda, isterse yorgun olduğu halde bunu itiraf etmeyen kişilik yapısında olsun, uçuş emniyeti organizasyonları her türden insanları ve bütün durumları  kapsayan bir yorgunluk yönetimi planlamalıdır. İşkolik insanların uyuma, eğlenme, oyun, seyahat gibi işdışı etkinlikleri zaman kaybettirici ve gereksiz saymaları yanlıştır. Sürekli ve yoğun zihinsel çalışma içinde olan, aynı anda birçok iş ve sorunla uğraşan kişilerin bazen kendilerinden beklenmeyen büyük hatalar yaptıkları, en iyi bildikleri konularda bile bellek ve beceri kusurları gösterdikleri gözlenebilir. Pilot, hava trafik veya bakım personeli olsun; yorgun bir insanın (unutkanlık, dikkatsizlik, gerginlik veya hoşgörüsüzlük nedeniyle) yapacağı işlerde ve vereceği kritik kararlarda yanlışlıklar olacak ve bu durum kazalara zemin hazırlayacaktır.
Uçuşta pilotların yorgunluktan uyuklamalarını önlemek amacıyla, Almanya ve İngiltere'de sivil havacılıkta, uykuya geçişte gözlerin kapanmasına ve cilt gerginliğinin azalmasına duyarlı aletler geliştirilmekte ve bunlarla pilotun uyarılması üzerinde çalışılmaktadır.
Doç. Dr. Muzaffer ÇETİNGÜÇ
Havacılık Tıbbı Derneği Başkanı