Gökyüzü Haberci e-dergi · Türkiye Haberci · Spor Vole · Airport Mizah · Doktor Sigortası

Kendimizden Utanmalıyız!

Kenan Erçetingöz Kenan Erçetingöz

Şubat 2012


Nişantaşı'nın göbeğinde City's gibi çok modern bir alışveriş merkezindeki mekanları hala polis basıp, müziği durduruyorsa, kimlikleri toplayıp insanları koyun gibi oturtuyorsa, gelinlikle otostop yaparak barış mesajları vermeye çalışan Pippa Bacca'nın tecavüze uğrayıp öldürülmesine şaşırmamak lazım!

Ülke olarak neremiz doğru ki, Pippa'ya tecavüz eden adama kızıyoruz! Ona kızacağımıza, onu bu hale getiren sebeplere kızmalıyız..

Eğitimsizliğe, işsizliğe, sistemsizliğe, baskıya, zamlara, tehdide, teröre, türbana, dini siyasete karıştıranlara, koltuk sevdası yüzünden ülke sorunlarıyla ilgilenmeyenlere kızmalıyız.

Hani biraz daha ileri gitseler, 'Oyum dağdaki çobanla eşit mi?' diyen Aysun Kayacı'nın da sonu Pippa gibi olacak!

Milletinvekili, demokrasi ve düşünce özgürlüğünü savunacağı, her türlü fikre açık olacağı yerde, 'o kızın neresiyle para kazandığını biliyoruz' diyor, hedef gösteriyor! Yazık değil mi Aysun Kayacı'ya.. Onun ruh halini, tehditleri düşünebiliyor musunuz?

Bu ülkenin vatandaşı eğitimsizlikten dağa çıkmış, kendi kardeşine kurşun sıkıyor.. Bu ülkenin vatandaşı eğitimsizlikten, sistemsizlikten, işsizlikten yıllardır tecavüz edip, öldürüyor.. Bu ülkede sadece Pippa mı tecavüze uğrayıp öldürüldü? Kim bilir kimler, hangi körpecik bedenler bir hiç uğruna ölüp gittiler..

Pippa'nın kızkardeşi Rosalia, 'Her şeyi göze almıştık ama bu kadarını beklemiyorduk' demiş. Kastettiği 'her şey' ne acaba? Tecavüz mü? 'bu kadarını beklemiyorduk' da 'ölüm' olsa gerek..

Kim bekler, kim ister? Allah kahretsin! Benim ülkemde papaz öldürülüyor.. Benim ülkemde barış elçisi gelinlik giyen kadın öldürülüyor.. Benim ülkemde askerlerimiz, kardeşlerimiz ölüyor.. Benim ülkemde koyun istifi gibi ekmek parası için tarlaya giden işçiler kamyon kazasında ölüyor.. Peki ya kan davasından ölen zavallı kadınlar?

Pippa'ya tecavüz eden adamdan değil, kendimizden utanmalıyız.. Ülkeyi bu hale getirdiğimiz, sahip çıkmadığımız, eğitemediğimiz, düzeltemediğimiz için..

Yazıklar olsun!!
Tehlikeli programlar!

RTUK sabah programlarında magazini yasaklamakla hiç de iyi yapmadı bence! En azından insanlar sabah eğleniyordu, gülüyordu. Tabii işin dozu maalesef kaçmıştı ama şimdi kantarın topuzu tam kaçtı!

Geçen sabah Seda Sayan'ın programında koca koca üç adam oturmuş 'İslam dininde kandiller yoktur' tartışması yapıyordu. İşin ilginç yanı bu üç koca adam da, 'o iddia benim, senin değil' tartışması yapıyordu. Gözlerime inanamadım. Şaka gibiydi.

İslam Tarihi Yazarı İsmail Nacar, başka bir yazar Erhan Aktaş ve biri daha vardı. Kandil diye bir şey yokmuş, hepsi palavraymış vs. vs.. Konuyu yakalayan Seda Sayan da öyle bir gaz veriyordu ki sormayın gitsin. Yani Seda biraz daha gazlasa, 'İslam da yok, peygamber de yok' diyecekler neredeyse!

Seda gazladıkça, İsmail Nacar 'çok güzel bir noktaya değindiniz Seda Hanım, Bravo Seda Hanım' deyip kendi konuk durumunu sağlama alıyordu.

Sabah programları konu ve konuk bulamadığı için saçmalamaya ve tehlikeli olmaya başladı. Cıvık magazinden hiçbir şey olmaz ama tehlikeli sularda oynamaktan çok şey olabilir. İşe bakın.. Eskiden reyting için, 'kimin donu ne renk, kim kiminle nerede ne yapmış?' konuşulurken, şimdi 'İslam dininde kandil var mı, yok mu? tartışılıyor.

Tam tipi Türk versiyonu.. Hep uçlardayız. Bir türlü ortasını bulamadık bu işlerin. Allah sonumuzu hayırlı etsin.

Bar Code açıldı

Nişantaşı'ndaki City's adlı alışveriş merkezini çok eleştirdik ama gördüğüm kadarıyla artık eleştirilecek bir yeri kalmadı. Vale sistemi düzeldi, otopark ucuzladı, alışveriş merkezinin içinde her gün yeni bir mekan açılıyor, her geçen gün biraz daha zenginleşiyor..
Gerçi biraz alışveriş merkezi dışında daha çok yeme-içme ve eğlence merkezi durumunda ama olsun.. İstanbul'da yeni ve kaliteli mekanlar açıldıkça ben çok mutlu oluyorum. Çünkü İstanbul bunu çok hak ediyor.
İstanbul'un yeni 'eğlence kodu' sayılacak olan Bar Code, Cuma geccesi City's'de kapılarını açtı. Sinema katında olan bar, müthiş olmuş. Sanki uzay merkezi gibi. Gerçekten enteresan bir havası ve durumu var Bar Code'un..
Sortie, Salomanje, Ghetto ve Park Cafe'nin sahibi olan Erol ve Varol Kaynar kardeşlerin yatırımını gerçekleştirdiği İstanbul'da 'eğlencenin kodu'nu değiştirmeye aday olan Bar Code'un açılışı kalabalık bir davetli grubunun katılımıyla gerçekleşti. Birçok ünlü ismin katıldığı Bar Code'un açılış daveti gecce yarısına kadar devam etti.
Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal, Hıncal Uluç, Ertekin, Reha Muhtar, Levent Penso ve daha birçok ünlünün katıldığı açılış geccesi muhteşem geçti.
Bar Code aynı zamanda sinema tutkunlarını da eğlenceyle buluşturacak. Citys'de sinemaya gelenler kendilerini bir anda eğlencenin içinde bulacaklar. Sinema sonrası ise eğlence ayaklarının altında olacak.

Gündüz ve akşam çok özel bir bar mönüsü ve sıra dışı şarküteri ürünlerinin servis edileceği Bar Code'da, içkiler de özel şişelerinde sunuluyor. Sinema katında mutfak olmadığı için her şey buharda pişirilerek servis ediliyor.
Nişantaşı'ndan boğazı izlemek, çok özel içkilerin ve eşsiz bir mönünün tadına bakmak için Bar Code'a uğramayı unutmayın. Ayrıca Bar Code, Selma Şeşbeş'e emanet..
Bu arada sadece bir tavsiyem var; Gecce son seansta sinema ile Bar code arasına kocaman siyah perde çekilse çok daha hoş ve enteresan bir kulüp olur orası.. Benden söylemesi.