Gökyüzü Haberci e-dergi · Türkiye Haberci · Spor Vole · Airport Mizah · Doktor Sigortası

Viyana'daki Türk; DO&DO

Kenan Erçetingöz Kenan Erçetingöz

Şubat 2012


Viyana'ya gittik, geldik işte... Su gibi geçti gitti
yine...  Peki niye Viyana'ya gittik?
THY'nın yeni ortak kurduğu 'Turkish DO&CO' adlı yemek firmasının
davetlisiydik. THY'nın uçaklarda çıkan yeni yemeklerini, yeni konseptini ve
firmanın yüzde 50 ortağı olan Atilla Doğudan'ın merkezinde inceledik ve
gözlemledik.



İlk izlenim olarak, Atilla Doğudan adlı insandan, ben bir
Türk olarak çok etkilendim. Kendisinden ve yaptıklarından etkilendim. Kurduğu
şirketlerden ve sisteminden etkilendim. Ekip çalışmasından ve ruhundan
etkilendim.



O kadar çok organizasyona imza atmış ki DO&CO, yazmakla
bitmez...



Air Berlin, Austian, British Airways, Cathay Pasific, Czech
Airlines, Emirates, Eos, Finnair, Lauda-Austrian Airlines Group, LTU,
Lufthansa, Luxair, Niki, Olympic, Qatar Airways, Royal Air marac, South African
ve son olarak da tüm bunlara Türk Hava Yolları da (THY) katılmış.



Bu saydığım havayolu şirketlerinin hepsinin yemeklerini
DO&CO, yani Atilla Doğudan'a ait tek bir firma veriyor...



USAŞ'la anlaşmasını bozan THY, yüzde 50 ortaklı Turkish
DO&CO'yu kurdu. Ve böylece THY ilk defa hem kendi uçaklarına, hem de diğer
havayollarına İstanbul'dan hizmet verip, para kazanacak.



Durun daha bitmedi...



Spor, firma ve çok özel davetlerin yemeklerini de hazırlıyor
DO&CO... Ve tabii ki dünya üzerinde yapılan 19 Formula 1'in, 17 tanesinin
yemek organizasyonu ve komple davet organizasyonunu da DO&CO yapıyor. Plaj
voleybolu, binicilik müsabakaları, tenis şampiyonaları, futbol şampiyonaları ve
son olarak da İngiltere Müzesi'nin yemek organizasyonlarını da DO&CO almış.



Şimdi burada 4-5 paragrafla yazmaya çalıştığım bu muhteşem
olayı gözünüzde hayal etmeye çalışır mısınız? Her gün binlerce yemek aynı
titizlikle, aynı hijyen ve lezzetle hazırlanıyor ve servis ediliyor.



DO&CO yiyecek-içeceğin Louis Vuitton'u olmak için
elinden geleni yapmaya çalışıyor. İnanılmaz bir ekip çalışması var. Kimse
patron değil, Atilla Doğudan dahil. Herkes bir eleman gibi çalışıyor. Kimse ön
planda ve ünlü de değil. En iyi aşçılar dahil... Herkes eşit çalışıyor ama iyi
para alıyor. 25 yıllık firma olan DO&CO'da elemanların hepsi yıllardan beri
işinin başında... Artık bir aile gibi olmuşlar.



DO&CO'nun catering hizmeti dışında otelcilik,
restorancılık ve pastacılık işi de var.. Viyana'nın tam merkezinde, Stephans
Kilisesi'nin yanında DO&CO adlı çok modern bir oteli bulunuyor. Öyle
enteresan bir şey ki, otelin yapımına İstanbul'da olsa izin vermezlerdi. Yani o
muhteşem Stephans Kilisesi'yle iç içe gibi duran camdan bir otel için yıllarca
mücadele vermiş Atilla Doğudan. O kadar tarihin içine modern bir binayı
konduruvermiş, üstüne de durmamış ve çatıya da ayrıca camdan bir kafes yapıp,
12 kişilik özel bir camdan oda bile kondurmuş.



Viyana'da böyle merkezi yerdeki muhteşem otelin, bir Türk'ün
olduğunu bilmek ayrıca gurur verici. Otel süper, personeli söylememe gerek yok
herhalde. Hepsi güler yüzlü ve dediğim gibi bir aile havasında. Yemek
lezzetlerini ve mönü zenginliğini de anlatmama gerek yok. Böyle bir alt yapıda,
otelin yiyecek- içecek ve barı inanılmaz zengin ve kaliteli. Odalar harika.



Viyana'ya giderseniz Stephans Kilisesi'yle iç içe gibi duran
DO&CO otelinde kalmanızı tavsiye ederim.



Otellerin dışında, dediğim gibi, restoran ve cafesi de var
DO&CO'nun. Son olarak dünyaca meşhur Demel Pastanesi'ni satın almış Atilla Doğudan.



Öyle bir keyifle gezdik, öyle güzel saatler geçirdik ki
anlatamam.



Atladığım daha birkaç işi olabilir ama son gecce, yine
DO&CO'ya ait olan meşhur Kervansaray Restoranı'na gittik... Dünya kalitesinde
bir balık restoranı. İçerisi tıklım tıklımdı ve tüm müşteriler yabancıydı.
Şefler ise 30 yıl önce İstanbul Kervansaray'dan gelen ve rahmetli İbrahim
Doğudan'ın adamları olan aşçıbaşı Fethi Ramazan Yılmaz, şefler Rıfat Akarman ve
İbrahim Aydın, garson Ali Mert. 30 yıldır Viyana Kervansaray'ı sahiplenmişler,
kendi mekanları gibi işletiyorlar.



Hiçbir şey kolay olmuyor. Atilla Doğudan, 'Mutfak sahnedir.
Artistlerimiz olan aşçılarda her zaman spotların altındadır. Amacımız en
kaliteli şekilde insanları eğlendirmektir' diyor ve Formula yarışlarının
catering'ini nasıl aldığını şöyle anlatıyor:



1992 yılında Macaris'tan Formula'sında hizmet veren firma
yarışlara çok az bir zaman kala fiyatı artırınca, iş bize teklif edildi. Ve çok
kısa bir süre içinde yapmamız istendi. Hiç para gözetmeksizin, gümrüklerin
kapalı olmasına rağmen, o dönemde 2 bin kişinin yemeğini, çantalarla ve değişik
araçlarla taşıyarak, alnımızın akıyla tamamladık Formula'yı.



Ondan sonra da diğer Formula'lar bize verilmeye başlandı.



İşte THY ile ortak bir yemek firması kuran Turkish
DO&CO'nun büyük öyküsünün kısaca özeti.