Gökyüzü Haberci e-dergi · Türkiye Haberci · Spor Vole · Airport Mizah · Doktor Sigortası

Bozcaada mükemmeldi!

Kenan Erçetingöz Kenan Erçetingöz

Şubat 2012

Her zaman olduğu gibi cennet gibi ülkemizde maalesef bazen tatiller ızdıraba dönüşüyor. İşi-gücü olan ve bayram ertesi işinde olması gereken insanlar saatlerce kuyruklarda, arabaların içinde beklemek zorunda kalıyorlar.
Oysa Bozcaada inanılmaz güzel, keyifli, doğal ve romantik bir yer. Uzun uzun anlatmam gerekiyor Bozcaada'yı. Birçok ünlü Bozcaada'dan taş ev almış bile.
Bir şarap diyarı Bozcaada... Harika şarapları, harika insanları, harika restoranları ve harika küçük otelleri olan, kum plajları, gün batımı manzarasıyla nefis bir ada.
Ama dediğim gibi keyif bazen ızdırap oluyor. Oysa her şey önceden düzenlense, feribot park yeri olmayan merkeze ineceğine bir km. dışarıda daha müsait bir alana boşaltsa arabaları çok daha iyi olacak ama olmaz. İlla sıkışıklık olacak, kuyruk olacak, kavga çıkacak. Tatiller, bayramlar rezil olacak.
Neyse efendim, yazmakla düzelmez bu işler. Kafaların değişmesi lazım. Bozcaada gibi turistik bir yerde restoran ve otel tuvaletleri hala alaturka ise diyecek hiçbir şey yok zaten. Bir feribot Japon turist geldi bayramda. Tuvalete girince yüzlerindeki ifadeyi çok merak ettim doğrusu.
Bozcaada'nın Ship a Hoy'u sayılan Polenta Cefa'de bile tuvaletler alaturka. Olacak şey değil. Acilen Bozcaada'ya alafranga tuvaletler nerede bulunuyor diye bir guide yapmak lazım!
Bozcaada'nın hemen öne çıkan popüler mekan ve olaylarını özetlersek; meydandaki Polente Cafe, Rüzgar Gülleri'nin olduğu yerde gün batımını seyretmek, Kaikias Oteli, Mitos Restoran ve Çamlıbağ Şarapları.
Şarap deyince tabii ki Reşit Soley'i unutmamak lazım. Bozcaada'nın en meşhuru Reşit Soley ve Corvus Şarabı ama adada fazla sevilmiyor kendisi. Yani ada halkı Reşit Soley'i sevmiyor. Şarapları fazla pahalı sattığından şikayetçiler. Oysa ada şaraplarının ucuza satılmasını istiyorlar.
Bozcaada'ya gelmişken ve gündem olmuşken Reşit Soley'in şarap fabrikasına gitmemek olmaz diyerek kalkıp gittik. Kendisi Londra'daymış. Şarap tadım bölümünde işini sevmeden yapan, asık suratlı bir hanımefendi yaptı şarap sunumlarını. Fazla bir bilgisi yoktu bayanın. Soğuk bir tadım oldu. Yani kafamdaki Reşit Soley imajına tadım bölümü uymadı!
Ayrıca, ada halkının dediği gibi kalitesine göre şaraplar çok pahalıydı.
Küçücük bir mekanda yapılan ve benim her gün uğrayıp saatlerce kaldığım Çamlıbağ Şarapları, özellikle 2002 Cabernet Sauvignon, Corvus'tan çok daha güzeldi. Tabii bana göre...
İLHAN ŞEŞEN
KOVULMUŞ!
CNN Türk'te program yapan sevgili dostumuz Mehmet Yaşin'in programında, Bozcaada ve lezzetleri vardı. Bozcaada'ya gitmeden önce fikir edinme açısından çok iyiydi ama programı izleyip gidince hayal kırıklığı yaşadım. Çünkü Mehmet Yaşin'in tavsiye ettiği 'Lipsos buhulama' mevsimi olmadığı için yokmuş.'Ahtapot mücverini' bilen restorancı çıkmadı. Tandırcı Karadut restoran ise öğleden sonra kapalıydı. Yani bu üç lezzeti de tadamadık Bozcaada'da...
Tadamadığımız başka bir lezzet ise Adnan Polat'ın tavsiye ettiği vodka-gelincik likörü. O da mevsimi olmadığı için yoktu.
Mevsimi olmayan başka bir mekan ise Salahane denilen gecce kulübü... İnanılmaz güzel bir yer ama bombuştu.
Her zaman dolu ve adanın modern yüzü olan mekan ise Kaikias Oteli ve onun cafe'siydi.
Mimar İsmail Beydili ve eşi Handan Hanım'ın sahibi olduğu otel ve cafe harika bir yer.
Kaikias'ın hikayesi kısaca şöyle;
Mimar İsmail Bey'in eşi Handan Hanım, yıllar önce adaya yerleştirilen 11 aileden birisinin çocuğu. Kaikias, Kuzeydoğu Rüzgar Tanrısı demek. 20 odalı otelin suit odasında her yıl bir şair kalıyor (Cevat Çapan, Eray Canberk, İlhan Berk, Refik Durbaş) ve Ağustos'un ilk cumartesi, yazar Haluk Şahin denetiminde ilyada okuması yapılıyor.
Kaikias'da hem ortamdan, hem de sahiplerinin misafirperverliğinden çok keyif aldım. Otelin her tarafı tarih kokan objelerle dolu. Kurtuluş Savaşı'nda kullanılmış silahlar, Osmanlı dönemi top gülleleri ve silah koleksiyonu, yüzlerce 1750 ve 1890 yılları arası felsefe ve tıp kitapları koleksiyonu ve 33 parçalık ikona koleksiyonu mevcut.
Cafe'de yaptığımız kahvaltı ise dillere destandı. Hamur işleri ve reçeller tamamen kendi imalatları ve yöreye özgü şeyler.
Şimdi adanın ihtiyacı olan rum mezeleri ve İtalyan karışımı bir restoran için eski bir taş ev satın alınmış bile. Size daha önce tavsiye ettiğim Kadıköy'deki Fauna Restoranı'nın sahibi ile anlaşmışlar. Bozcaada'da çok özel bir restoran açacaklarmış. Hayırlısı olsun.
Bozcaada'da bir çok ünlü ev almış. Böyle olunca fiyatlar da katlanmış. Ha Türkbükü'nde ev aldınız, ha Bozcaada'da. Fiyatlar aynı seviyede gibi...
Bu arada ev alan ünlülerden Uğur Dündar, yan arazideki koyun sürüsü sebebiyle mikrobik ortam oluştuğu için evini satıvermiş. Ama Ayşe Arman, İlhan Şeşen, Sumru Yavrucuk, Ege, Barbara Pensoy ve daha bir çok ünlünün evi var.
İlhan Şeşen fazla içki alıp sorun çıkardığı için, ada sakinleri İlhan Şeşen'in evini almak ve İlhan Şeşen'i adadan uzaklaştırmak istemişler. O da evini satışa çıkarmış.
Yani böyle de bir durum var. Ada fiyat konusunda Türkbükü gibi ama eğlence konusunda sakin ve huzurlu.
3-4 günlük sakin bir ortam arıyorsanız Bozcaada'yı, Mitos Restoranı'nı, Kaikias Otel'i, Polente Cafe'yi, Çamlıbağ Şarapları'nı, Vahit'in Yeri'ni, Rüzgar Gülleri'nde gün batımını tavsiye ederim.