- pagasus istanbul almaata seferi hakkında
- valizlerimi parcalanmış halde aldım
- Pegasus zararımı karşılamıyor!
- PEGASUS HAVAYOLLARI Uçaklar Çok Bakımsız ve Kirli!
- PEGASUS HAVAYOLLARI Paramla İçme Hakkım Engelledi!
- SUNEXPRESS HAVAYOLLARI Çalışanların İlgisizliği Yüzden Uçağı Kaçırdım!
- SUNEXPRESS HAVAYOLLARI Satın Aldığım Yemeği Yiyemedim!
- ATLASJET Yolcusuyla Yeterince İlgilenmiyor!
- THY Bagajlar Kayboldu!
- THY Gişe Görevlileri Türkçe Bilmiyorlar!
- ALİTALİA'da Bagajdan Hırsızlık
- THY Milleri Yüklemiyor !
- Seyahat Hastalıkları na dikkat!
- First Class'ta hamsi partisi
- Hostese havada sürpriz!
- Ali Murat Ersoy Isparta Ağır Ceza Mahkemesi'nde
- Hostesler, zayıflama derdine düştü!
- Atatürk Havalimanına övgüler yağdı
- Binali Yıldırım,İzmirlilerden destek istedi
- THY, dünyanın her yerine direkt uçmaya başladı
- THY Teknik A. Ş, 3 bin 500 işçiye 2 yıl zam yok
- Anadolu'dan şampiyon çıkacağını 5 yıl önce söylemiştik
Global Krize Yorum !
Suat Sarı
> Değerli okurlar, lütfen aşağıdaki tabloyu dikkatle izleyin kısa bir süre empati yaparak ailenizde veya şirketinizde bu trendde bir borçlanmanın sonucunda nereye gidebileceğinizi siz belirleyin...
> Sadece 2001 yılında halkın bankalara olan borcunun 6,5 milyar YTL bu gün ise 120 milyar YTL olduğunu
> ''2002 yılındaki dış borç miktarı: 130 milyar dolar, 2002 yılındaki iç borç miktarı: 91 milyar dolar
>
> 2005 yılındaki dış borç miktarı: 161 milyar dolar, 2005 yılındaki iç borç miktarı: 177 milyar dolar
>
> 2008 yılındaki dış borç miktarı: 262 milyar dolar, 2008 yılındaki iç borç miktarı:195 milyar dolar
> Bu borcun anlamı üretmeden yedik içtik ve şehirlerimizi çiçeklerle süsledik demektir.
> Şimdi gelelim gerçek tehlikeye 2008 yılında Özel sektör borçlarının toplam dış borç stoku içerisindeki payı 172 milyar eğer özel sektörümüz dövizin yıllarca sabit kalma avantajıyla Çin ve benzeri ülkelerden aldığı hammedeler ile yaptığı ve övündüğü ihracatı devam ettiremezse (ki uluslararası para birimlerinin artması özel sektörü çok kötü etkilemektedir.)işte o zaman işçi çıkarmalarının başladığı ve borcunu tahsil etmek isteyen ve zaten finansal sıkıntı içinde olan borç veren dış şirketlerin özel sektörümüzün üzerine kabus olacağı kaçınılmaz bir gerçektir.
>
> G7 ülkelerinin ya da USA'nın aldığı tedbirler bizim için değil kendileri içindir. Kapanan işyeri sayısı işsizlik oranlarındaki artış ve bankaların sadece küçük tüketiciyi hedef alan ve sanayi kuruluşlarına her geçen gün kıstığı krediler bankaların da reel sektörlere güvensizliğinin arttığına dair bir göstergedir. Bu durumda hızla krize doğru sürüklendiğimizi görmemek bence ya görmemezlikten gelmek veya umursamazlıktır. İhracat yapmadıkça turizm ve tarım gelirlerini arttırmadıkça reel yatırımlara dönüp dünya ticaretinde gerçek karlılığı yakalamadıkça ve cari açığımızı kapatmadıkça bizim sağlam bir ekonomiden bahsetmemiz söz konusu değildir.
> Bayramdan önce Türkiye'deki tüm bankalarda mevduata verilen faiz ile ticari kredi faizleri arasındaki fark % 2-2,5 lar mertebesinde iken bugün % 10 lara ulaşmıştır. Buda yetmezmiş gibi yıllık % 60-70 olan kredi kartı faizleri de sanki çok düşükmüş gibi fırsattan istifade %5 civarında bir çok banka tarafından arttırılmıştır.şimdi herkese soruyorum.ne oldu da mevduata verilen faiz aynı kalır iken mevduat ile ticari kredi faizi arasındaki fark 4 kat arttı.işte bunu anladığımızda ekonomiyi yönetenleri de anlayacağız
>
> Şu andaki tek gerçek 'neoliberalizm' adını verdikleri ABD Hazine Bakanlığı, IMF ve Dünya Bankası tarafından yönetilmekte olan küresel sistemin çöktüğüdür. Ve bizim ülkemiz, bu çöken sistemin içinde, etkisinde, onun parçası olan ülkelerin en önde gelenlerinden biridir.
> .
>
> 20 yıldır ABD'nin süper zenginleri, başkanları, onların kadroları, banka sahipleri, banka ekonomistleri, şirket, holding sahipleri, IMF'nin, Dünya Bankası'nın başına getirilenler, Amerikan üniversiteleri birkaçı hariç o ünlü ekonomi profesörleri, ilahlaştırdıkları eski Merkez Bankası Başkanı Alan Greenspan, 'tarih bitti' diyen ünlü düşünürleri, CEO adını verdikleri şımarık profesyonel yöneticileri ve onların 'ekonomik kukla yapıp çıkarlarından, keyiflerinden, zevklerinden, egolarından yakalayıp borçlandırarak oynattığı' Amerikan halkı, ürettiğinden daha fazlasını tüketti.
> ***
>
>
> Bir ürettiler. Üç yediler. Borçlandılar. Dolar bastılar. Borcu dolarla kapattılar.
>
> Biliyor musunuz ABD'de 'hane halkı borcu, 1974 yılında toplam 680 milyar dolardı, krizin patladığı 2008'in Ekim ayında 14 trilyon dolara çıkarak' şişti. Bir Amerikalının ortalama 13 kredi kartı olmuştu ve bu kartların yüzde 40'ının borçları sonraki aylara devrediliyordu.
>
> Tek hedef vardı. Zevkli bir hayat. Bol tüketim. Para akışını sürdürme. Bol kepçe borçlanma. Ekonomiyi ateşleme.
>
> Böylece ABD'nin ulusal borcu 1990'da 3 trilyon dolardı, bugün 10 trilyon doları geçti. Amerikan halkına bu paraları yedirenler, dünyayı da 'küresel sisteme' vidaladılar.
> ***
>
> G-7'nin (8'di, Rusya'yı attılar) buyrukçuluk yapacağı dünya da bitti. Şimdi kuralların yeniden yazılacağı yeni bir dünya doğdu. Borç al ye, 'Hamdolsun bize bir şey olmaz' fiyakası da kapandı.
> *Masal buydu ve işte bu masal 1944'de imparator ülke olmaya soyunan ABD'nin 'kendi parası dolarla' dünyayı yönetmeyi hedeflemişti. Dünya ABD için çalışacaktı, ABD'yi finanse edecekti, o dolar verip borçlanacaktı, dünyayı yönetecekti.
>
> Öyle de oldu. Yıl 2008'di.En borçlu ülke ABD'ydi.
>
> 2 trilyon dolar rezervi olan Çin ekonomisi, ABD'ye sürekli borç veren haline gelmişti. Bütün dünya ABD'yi finanse ediyordu. O da Irak'a giriyor, Afrika'yı kuşatıyor, Kafkaslar'da, Orta Asya'da, Ortadoğu'da 'petrol ve doğalgaz kaynaklarını' kontrole alıyor, yeşil kuşak stratejileri, ılımlı İslam teraneleri ve turuncu devrimlerle her bölgede 'ABD kuklası hükümetler' kurabiliyordu. Kriz patlamasaydı, yayılmacılığın son halkası 'İran' olacaktı.
>
> Bu arada aklımıza gelmişken BD tipi hafif ham petrolün Kasım teslimi varil fiyatı 70,88 dolara, Londra Brent tipi ham petrolün varil fiyatı 68,49 dolara indi. Petrolün varili 150 dolardan buraya düştü.Tüm dünyada hükümetler petrol türevlerinin fiyatlarını düşürüp halkını rahat ettirirken bizde kimsenin sesi bile çıkmıyor.
> Keşke Türkiye'nin umutlarını ve gelişmişliğini ve iyiyi, güzeli yazabilsek, ancak güneş balçıkla sıvanamıyor. Bu ülkenin topraklarında yetişmiş bir insan olarak bu gerçekleri dile getirmemizin bir vatandaşlık borcu olduğuna inanıyorum.
> Son olarak krize bir komlo teorisi getirerek yazımı tamamlamak istiyorum !
> Bu krizin suni olarak çıkarıldığını Dünyada bende varım diyen gelişmekte olan ülkelerin dev şirketlerinin üretim durgunluğu sebebiyle satış yapamaması ve borçlarını ödeyememesi halinde bu şirketlerin çok ucuza satılma operasyonunu düşünmenizi rica ederim.Bunun Türkiye ye yansıması en başta kredilerle inşa edilen tatil köylerimizin yabancılara çok ucuza satılabileceğini elde kalan en önemli yerli gücünde bu şekilde el değiştirebileceğini göz ardı etmememiz gerekir
> ABD de Barack OBAMA bir ay sonra iktidara gelip yeni uygulamalarıyla bu işe son noktayı koyarsa oyunun bittiğini düşünebilirsiniz.
> Lütfen dikkatle izleyiniz !....
> Saygı ve Sevgilerimle
>
> Suat SARI
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- - Turizm Kenti İstanbul'da Taksileri Kim Kontrol Ediyor?
- - Toplu Ulaşım Haftası-Transist 2011
- - Bu bayram kurban siz olmayın
- - 2. Karayolu Ulusal Kongresi
- - THY İçhat uçuşlarını ayrı bir terminalden yapmak zorundadır!!!
- - Bayramlarda Trafik Kazaları Önlenebilir!.... Nasıl mı ?
- - Test Edilmeyen Her Sürücü Potansiyel Trafik Anarşistidir
- - Ehliyetler Yenilenmedikçe Kazalara Devam
- - Kurnazlık, geri kalmış toplumlara özgüdür
- - Otomotiv Kartellerinin Türkiye Sevdası
- - Yeni Ekonom
- - Türkiye Hız Sınırında AB'ye Hayır Dedi !...
- - Havalimanı Terminallerinde yolcu psikolojisi ölçülüyor mu?
- - Turizm Kentinde Taksi Taşıma Hizmeti
- - Türkler neden bisiklete binmiyor?
- - İETT neden özelleştirilmiyor?
- - Karbon gazı vergisi geliyor!...
- - Türkiye Karayollarında Hız Limitleri Mutlaka Düşürülmelidir!....
- - Sigortasız sürücülere kaza halinde ödeme fonu
- - Trafik Haftası ve Trafik Sloganları
- - Türkiye'de şoför profiline bakış ve öneriler
- - Parakrasi
- - Ülkenin Zenginliği Nasıl Pazarlanır?
- - Osmanlı Cumhuriyeti
- - Bu gidişin bir ilacı yok mu? Ne yapmalı!..
- - Global Krize Yorum !
- - Sporda kurumsallaşma ve Türkiye'de kulüplerde demokrasi
- - Türkiye gerçekten gelişiyor mu?














