- pagasus istanbul almaata seferi hakkında
- valizlerimi parcalanmış halde aldım
- Pegasus zararımı karşılamıyor!
- PEGASUS HAVAYOLLARI Uçaklar Çok Bakımsız ve Kirli!
- PEGASUS HAVAYOLLARI Paramla İçme Hakkım Engelledi!
- SUNEXPRESS HAVAYOLLARI Çalışanların İlgisizliği Yüzden Uçağı Kaçırdım!
- SUNEXPRESS HAVAYOLLARI Satın Aldığım Yemeği Yiyemedim!
- ATLASJET Yolcusuyla Yeterince İlgilenmiyor!
- THY Bagajlar Kayboldu!
- THY Gişe Görevlileri Türkçe Bilmiyorlar!
- ALİTALİA'da Bagajdan Hırsızlık
- THY Milleri Yüklemiyor !
- Seyahat Hastalıkları na dikkat!
- First Class'ta hamsi partisi
- Hostese havada sürpriz!
- Ali Murat Ersoy Isparta Ağır Ceza Mahkemesi'nde
- Hostesler, zayıflama derdine düştü!
- Atatürk Havalimanına övgüler yağdı
- Binali Yıldırım,İzmirlilerden destek istedi
- THY, dünyanın her yerine direkt uçmaya başladı
- THY Teknik A. Ş, 3 bin 500 işçiye 2 yıl zam yok
- Anadolu'dan şampiyon çıkacağını 5 yıl önce söylemiştik
Ülkenin Zenginliği Nasıl Pazarlanır?
Suat Sarı
Bilindiği üzere yeryüzündeki ülkeler arasında Turizm pastasından pay kapmak için kıyasıya bir yarış devam etmektedir.Bu yarışın en önemli aktörleri kuşkusuz turizm şirketleri ve turistler olmaktadır.Kabul etmek gerekir ki Türkiye'de bulunan tatil köyleri bu pazarlama rekabetinde kaliteleriyle hatırı sayılır puanlar almaktadırlar.Özellikle Akdeniz yöresindeki tatil köyleri ve benzerleri lokasyonlar ; yemek kalitesi olarak mükemmele yakın lezzetler ve çevreci fotograflar sunmalarına rağmen,birçok tesis profesyonel işletmeciler tarafından yönetilmediği için bir gidenin bir daha gitmediği düşük seviye hizmet vermeye devam ediyor.Dolayısıyla tüm turizm ülkelerinin gerçek hedefi olan (+A) sınıf turistleri bir türlü ülkemize getirmeyi başaramıyorlar.
Ülkemizin inanılmaz tarihi eser altyapısı Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın güdük bütçesine mahkum olduğundan mevcut müze , tarihi eser benzeri yerler bakımsızlıktan ve personelsizlikten her geçen gün erimektedir.
Turiste bakış açısı bir türlü gelişmeyen esnafımız ve çalışanlarının turistik yerlerde gezen turistlere sözlü ve maddi tacizlerine hepimiz her zaman şahit olmuyormuyuz ?
Yine turistik bölgelerde sıkça rastladığımız turist taciz ve tecavüzlerinin ülkemiz imajına batıdan negatif bakış açıları getirdiği ayan beyan kabul edilen bir gerçek değilmi ?
Turistik bölgelerde belediye hizmetlerinin yetersizliği ve herşeyi yerel yönetimlerden bekleyen işletmecilerin anlayışı, cadde ve sokakları yaşanmaz hale getirmektedir. Yine bu bölgelerde yere tükürmek, çekirdek yemek, çiğnenmiş sakızları yere atmak, sigara izmariti ve benzeri şeyleri kaldırımlara boca etmek yurdum insanlarının vazgeçilmez özgürlük anlayışıdır.
Diyeceksiniz ki bunları biliyoruz da konu başlığıyla bunun ne alakası var ?
Sevgili dostlar ; yeryüzünde Türkiye kadar tarih ve doğa hazinesine sahip olmayan birçok ülke çok az bir emek harcayarak ülkemizden kat be kat daha fazla turizm geliri elde etmektedir.
Emin olun Efes ve Bergama türü tarih yapılar dünyada benzersiz eserlerdir.Gelin görünki Yunanistan'ın Akropol'ü , Efes'in ¼ ü olmasına rağmen topladığı turist , Efes'in 3 katı olabilmektedir.
Londra'da bulunan 'London Eye' isimli , Londra'yı 100 m tepeden gösteren bizdeki Lunaparklarda bulunan dönme dolap benzeri düzeneği 15 dakikalık bir biniş için 15 £ ödeyerek yılda ortalama 7.000.000 kişi kullanmaktadır.Kabaca bir hesapla yapım malıyetini bir yılda çıkaran bu duzenek yılda 250.000.000 TL ( 250 trilyon=105.000.000 £ )gelir elde etmektedir. 'Tower Bridge' yapısının makina dairesini gezmek için dahi 7 £ ödemeniz , Madame Tissaud's müzesi benzeri müzeleri gezmek için 2 saat kuyrukta bekleyip 20 £ ödemeniz, yine boş haldeki Londra Wembley stadyumunu gezmek için 15 £'u gözden çıkarmanız gerekmektedir.
İşte bunlar pazarlama dahilerinin müthiş stratejileridir.Reklamı iyi yapılan iyi işletilen , zengin sponsorlar bulunan tesisler ülkelerine milyar dolarları kazandırmaktadırlar. Ancak bir şartla eğer ülkenin medeniyet yapısı, tarih ve turizm bilinci gelişmemişse yabancıya leziz yöresel yemekler sunan ve salt garsonluk !. ile gelire odaklanmış bir ülke konumundan çıkamıyorsunuz.!.....
Ülkemizin bacasız sanayisi ve yılda 26 milyon yolcu karşılığı 21 milyar dolar döviz geliri sağlayan bu tesisler bu anlayışla daha ne kadar pazarlanacak. !...
London Eye
Ülkede yaşayanlar bu zenginlikleri korumuyorsa ve kollamıyorsa dünya standartlarına aykırı tükürük+çöp+taciz üçgenin de yaşanan bir hayat anlayışına tepki vermiyorlarsa bu zenginliklerde birgün biter ve biz kendi kendimizi ağırlayan bir hale geliriz.
Turistik tesislere bir örnek vererek yazımızı devam ettirelim;.Ocak ayında bir hafta sonu uğradığım Manavgat Şelalesi ocak ayı başında su seviyesini yükselmesi sonucu bir ara taşmış etrafındaki tesislere kadar su altında kalmış ,
kimi güneşli ve benzeri yapılar yıkılmış ve kum curufları , taşma sonrası gezi yerlerinde kalmış. Ancak işin ilginç yönü ,orada yıllardır ekmek parası kazanan esnafın, bırakınız hasarı onarmayı , etraftaki öbek öbek kum curuflarını bile temizlemeyecek tembellikte olduklarını şelaleyi gezen turislerin gözü önünde gün boyu tavla ve konken partileriyle'ağustos böceği' rolünü oynama tembelliği içinde olduklarını üzülerek izledim
Şimdi bu tesislere gelip bu yoksul görüntüyü gören turist ne düşünür ? !..
İlçeden ayrılırken turist çekmek ve ulaşımı rahatlatmak için yapılan eşi benzeri olmayan muhteşem ve bir o kadar da traji- komik bir yatırımı gözlerime inanamayarak izlemek durumunda kaldım.
Manavgat'ta şelalenin su yolu üzerinde belediyece yapılan ve anlaşılıyorki yerel seçimlerden oncesine yetiştirilen , 34 fora kazık üzerine inşaa edilen, 207 metre uzunluğundaki Türkiye'nin ilk kablolu halat köprüsü Manavgat halkının hizmetine sunulmuştu. Erinmedim ,araştırdım Belediye ve Basından öğrendiğime gore bu muhteşem köprü 11.500 TL(11,5 Trilyon=7,6 milyon USD) ye malolmuştu.
İşte bu ülkede vergilerimiz ehliyetsiz kişilerin elinde nasıl çarçur oluyor,neden dış ve içborçlarımız bu ülkenin bir kuşak sonrasını borçlu hale kılıyor,Bu köprü yerine daha basit bir köprü yapılsaydı anılan yatırım güney ve doğu Anadolu da ilkokullar yapımına harcansaydı daha verimli bir yatırım olmazmıydı ?!..Daha da önemlisi bu ve benzeri uygulamalar karşısında HALK neden suskun !......
Manavgat Köprüsü
Bu ülkenin insanlarına tarihi zenginliklerimizin değerini ve korumasını anlatacak yeryüzündeki uygar ülkelerde , yere tükürmenin , çöp atmanın , yüksek sesle konuşmanın ayıp olduğunu anlatacak bir bakan , vali , kaymakam , belediye başkanı , çıkmayacak mı ? Gözümüzün önünde tarihi değerlerimiz erirken bu işe önem veren bir bürokrat ve ülke çapında örgütlenen bir STÖ ( Sivil Toplum Örgütü ) neden yok ? Yoksa bu milletin estetik anlayışında bir sakatlık mı var. neden şehirlermiz çarpık yapılaşmaya uğramış, neden boyasız ve bacasız evler çoğunlukta ?
Apartmanlarda dahi anlaşamayan apartman sakinlerini gördüğümüzde birarada yaşama kültürüne kırmızı kart gösteren bu toplum yapısı neden yönetenleri rahatsız etmemektedir. Yoksa Orta Asya kültüründen gelmemiz kaderimizmidir.
İşte sevgili dostlar , yukarıda anlatılan öğeler , bu toplumun en önemli problemidir.TV lerde saatlerce işlenen ekonomi ve magazin konularına ayrılan saatler kadar, bu toplumun uygar medeniyetler ölçüsüne gelmesi için gerekli hal, tutum , davranış özellikleri rehabilite edilmeye harcansa inanın çok ama çok şeyi aşacağız .
Ulu önder Atatürk'ün Türk Milleti zekidir,çalışkandır sözü toplumu eğitmekten geçiyor.Daha önceki yazılarımda da sözettiğim gibi Toplumları eğitmek ,Devletin tekelinde olmalıdır. Trafik konusunda başta Almanya ve İngiltere olmak üzere 1950 lerden başlayan halka Trafik kurallarını öğretme çalışmasının biz ne kadarını yaptık ta bu ülkede Trafik kazalarının çokluğundan şikayet ediyoruz.
Bir toplumda önceliklerimizi çok iyi sıralamalıyız.Eminim toplum katmanları arasındaki insanlar arası ve şehire karşı saygısızlık toplumda bu konuları öncelikli kılacak liderlerle ve öncü STÖ lerle kırılacaktır.
Bu problemleri hallettiğimiz de ülkemizin turizm değerleri daha verimli pazarlanabilecek ve bizim olan değerlerimiz dünya turizm piyasalarında daha da katma değerli olacak, bundan da tüm ülke insanı nemalanacaktır.....
Saygılarımla
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- - Turizm Kenti İstanbul'da Taksileri Kim Kontrol Ediyor?
- - Toplu Ulaşım Haftası-Transist 2011
- - Bu bayram kurban siz olmayın
- - 2. Karayolu Ulusal Kongresi
- - THY İçhat uçuşlarını ayrı bir terminalden yapmak zorundadır!!!
- - Bayramlarda Trafik Kazaları Önlenebilir!.... Nasıl mı ?
- - Test Edilmeyen Her Sürücü Potansiyel Trafik Anarşistidir
- - Ehliyetler Yenilenmedikçe Kazalara Devam
- - Kurnazlık, geri kalmış toplumlara özgüdür
- - Otomotiv Kartellerinin Türkiye Sevdası
- - Yeni Ekonom
- - Türkiye Hız Sınırında AB'ye Hayır Dedi !...
- - Havalimanı Terminallerinde yolcu psikolojisi ölçülüyor mu?
- - Turizm Kentinde Taksi Taşıma Hizmeti
- - Türkler neden bisiklete binmiyor?
- - İETT neden özelleştirilmiyor?
- - Karbon gazı vergisi geliyor!...
- - Türkiye Karayollarında Hız Limitleri Mutlaka Düşürülmelidir!....
- - Sigortasız sürücülere kaza halinde ödeme fonu
- - Trafik Haftası ve Trafik Sloganları
- - Türkiye'de şoför profiline bakış ve öneriler
- - Parakrasi
- - Ülkenin Zenginliği Nasıl Pazarlanır?
- - Osmanlı Cumhuriyeti
- - Bu gidişin bir ilacı yok mu? Ne yapmalı!..
- - Global Krize Yorum !
- - Sporda kurumsallaşma ve Türkiye'de kulüplerde demokrasi
- - Türkiye gerçekten gelişiyor mu?














