- pagasus istanbul almaata seferi hakkında
- valizlerimi parcalanmış halde aldım
- Pegasus zararımı karşılamıyor!
- PEGASUS HAVAYOLLARI Uçaklar Çok Bakımsız ve Kirli!
- PEGASUS HAVAYOLLARI Paramla İçme Hakkım Engelledi!
- SUNEXPRESS HAVAYOLLARI Çalışanların İlgisizliği Yüzden Uçağı Kaçırdım!
- SUNEXPRESS HAVAYOLLARI Satın Aldığım Yemeği Yiyemedim!
- ATLASJET Yolcusuyla Yeterince İlgilenmiyor!
- THY Bagajlar Kayboldu!
- THY Gişe Görevlileri Türkçe Bilmiyorlar!
- ALİTALİA'da Bagajdan Hırsızlık
- THY Milleri Yüklemiyor !
- Seyahat Hastalıkları na dikkat!
- First Class'ta hamsi partisi
- Hostese havada sürpriz!
- Ali Murat Ersoy Isparta Ağır Ceza Mahkemesi'nde
- Hostesler, zayıflama derdine düştü!
- Atatürk Havalimanına övgüler yağdı
- Binali Yıldırım,İzmirlilerden destek istedi
- THY, dünyanın her yerine direkt uçmaya başladı
- THY Teknik A. Ş, 3 bin 500 işçiye 2 yıl zam yok
- Anadolu'dan şampiyon çıkacağını 5 yıl önce söylemiştik
Isparta Uçak Kazası Sonrasına Bakış (1)
Yaşar Öztürk
Uçak kazaları sonrası medyamızın, ilgili resmi makamlarımızın, insanlarımızın olaya ilgisi büyük ve alışılmışın dışında oluyor. Hemen herkes kazanın oluşu ve nedenleri hakkında yorumlara başlıyor ve bu yorumlara medyada uzun uzun yer veriliyor. Tüm gün süren yayınlar, gece sabaha kadar günlerce sürüyor. İşte Atlasjet Havayollarının World Focus Hava Yolları A.Ş.'den kiraladığı MD83 tipi yolcu uçağı, 30 Kasım 2007 günü saat 01.36'da düştükten sonra Türkiye'de olay gündemin birinci maddesine oturdu. Yazıldı, söylenildi, demeçler verildi, resmi açıklamalar yapıldı.
Medyamız olayı sürekli gündemde tuttu, olayla ilgili her konuyu irdeledi ve olayın oluşunun sorumlularını topluma takdim etmek için adeta yarıştı.
Yargısız infazlar yapıldı. Medyamızın bu davranışı ve tutumu, sivil havacılık sektörünün ve sivil havacılığın gelişimini olumsuz etkilemiştir.Sivil havacılığın öncüleri sayılabilecek ülkelerde (ABD, Fransa, İngiltere, Almanya, Hollanda vb) sivil hava aracı kazalarına medyada bizde olduğu gibi uzun uzun yer verilmez. İzleyenleri üzecek, ürkütecek, uçuş korkusuna sevkedecek, duygusal olumsuzluklara yol açabilecek yorum ve haber olmanın ötesine geçecek yayınlardan kaçınılır. Kaza haberi verilir, sivil hava aracının görüntüleri uzun uzun verilmez. Kaza sonrası ürkütücü görüntüler yayında yer almaz. Haber kısmından sonra, aracın neden düştüğü, teknik hata mı, pilotaj hatası mı olduğu üzerine yorumlar yapılmaz. Bu konular tamamen, ICAO Annex 13 hükümlerine uygun olarak oluşturulacak 'Sivil Hava Aracı Kazası veya Olayı Soruşturma Kurulu''na bırakılır. Ülkemizde de, ICAO Annex 13'e uygun olarak çıkarılan SHY-13 Yönetmeliği hükümleri uyarınca Ulaştırma Bakanlığı tarafından oluşturulacak soruşturma kurulu, sivil hava aracı kazasını soruşturur, araştırır, tüm delil ve bulguları inceleyerek değerlendirir. Bu kurulun görevine giren konuda, kimse konuşmaz ve kurulu yönlendirecek, etkileyecek konuşma ve yorumlar yapmaz.
Sivil Hava Aracı Kazası Soruşturma raporunun amaç ve mevzuu, kazanın sorumlularını bulmak değil, nedenlerini tespit etmek ve tekrarının önlenmesi için alınması gereken önlemleri tavsiye etmektir.
Sivil Hava Aracı Kaza Raporunda, olayın sorumluları ve kusur durumları belirtilmez. Mahkemelerdeki yargılamalarda da, sivil hava aracı kaza raporu kusur ve kusurlu tespiti konusunda resmi bir rapor olarak kabul edilmemekte ve konularında uzman ve tarafsız bilirkişilerden mahkemece rapor alınmaktadır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.11.2002 tarih, E:2002/13-793, K:2002/909 sayılı kararı).
30 Kasım 2007 günü Havayolu Pilotları Derneğinde (TALPA) televizyon kanallarının canlı yayınla duyurduğu TALPA yöneticilerinin basın toplantısında, saygıdeğer muhabirler TALPA yöneticileri değerli kaptanları soru yağmuruna tuttular ve bir Anglo Sakson ülkesi mahkemesindeki çapraz sorguyu çağrıştırır biçimde kaptanlar üzerinde korkunç bir baskı kurdular ve sorularda tek nihai amaç vardı 'Kaza pilotaj hatası sonucu mudur?' Kaptanlar ısrarla aynı cevabı verdiler: 'Bu sorunun cevabı için vakit henüz çok erken. Tüm delil ve bulgular toplanmalı, CVR ve FDR kayıtları incelenmeli, soruşturma kurulunun incelemelerinin sonucu beklenmeli.' Bu toplantıdan medya mensupları istedikleri cevabı alamadılar. Ama başkaları konuşmaya ve sonuca ulaşmaya çalıştılar. Somut bilgi ve bulgular olmaksızın, kaptanların, şirket yöneticilerinin, teknik elemanların, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün, Isparta havaalanında ILS hizmeti sağlamayan DHMİ'nin, uçak yapımcısı firmanın sorumluluğuna, sabotaj ihtimaline, emekli general olan pilotlardan bir tanesinin bu uçak için yeterli tecrübeye sahip olamayacağına kadar yorumlar yazılı ve sözlü basında yer aldı. Bu yorumlara da karşı cevaplar, ilgili kişi ve kuruluşlardan geldi. Onlara karşı tekrar yorumlar ve derken tam bir bilgi kargaşası. O da yetmedi, bir ABD'li hukuk firması ve onun getirdiği bir uzmanın görüşleri de işin tuzu biberi oldu.
Bu yorumlar en başta, yapılmakta olan kaza soruşturmasını olumsuz etkilemiştir. Bugün sivil havacılık kurallarının düzenlenmesinde etkin rol oynayan kuruluşlar nezdinde (ICAO, IFALPA, ECA, IATA, EASA vb) oluşturulan özel çalışma grupları, sivil havacılık emniyetinin daha iyi sağlanabilmesi ve ilerideki başka kazaların önlenebilmesi için, pilotların hava aracı kaza ve olaylarında, kasdi eylemler ve alkol, uyuşturucu etkisi altında yapılanlar hariç olmak üzere kusurlu eylemlerinden dolayı cezai takibata uğramamalarının sağlanması ve ayrıca sivil hava aracı kaza raporlarının ve CVR ile FDR kayıtlarının korunması ve uçuşla ilgili olanlara karşı cezai ve hukuki davalarda delil olarak kullanılmasının önlenmesi yönünde çalışmalarını son aşamaya getirmişlerdir. Bu düzenlemelerin getiriliş amacının temel saiki, meydana gelen kazanın oluşumuyla ilgili hiçbir bilginin ve bulgunun, kendini savunma amacıyla açıklanmamasının, gizli kalmasının önlenmesidir.
Hiç kimse gerek kamuoyunun gerekse yetkili makamların cezai ve hukuki yaptırım uygulanmasını sağlayabilecek, kendi aleyhindeki bilgi ve bulguları açıklamaz ve buna zorlanamaz da. Bu durumda ise kazanın gerçek nedeni bir sır olarak kalır ve daha sonra aynı nedenin tekrarlanmasını önleyecek tedbirler alınamaz. Medya maalesef, bir savcıdan daha rijid biçimde aşkla ve şevkle, bir sivil hava aracı kaza soruşturmasını akim bırakacak, eylemlerde bulunmuştur. Bu nedenle hava aracı kazası olduğunda, medyanın olayı sansasyonel biçimde duyurmaktan ve yapılması gereken olumlu çalışmaları aksatmaktan kaçınması gerekir.
Pilotların kaza öncesi ve sırasında ne ile karşılaştıklarını ve sorunun ne olduğunu bilmeden, pilotaj hatası ile suçlanmaları haksız ve yanlış olmuştur.
Medya mensuplarının ısrarla pilotların hatalı olup olmadığını araştırırken, pilotaj hatasını doğrular yanıtlar almaya çalışmaları ve bazı gazetelerde 4,5 dakika erken inebilmek için, kestirmeden inişe geçtiklerini manşete koymaları ve pilotları suçlamaları, iki merhum ve usta pilotu önyargı ile peşinen mahkum etmektir. Bu suçlamalar elbette kaza soruşturmasını yürütenlerin ve olayla ilgili makamların ve kamuoyunun dikkatini olması gereken yöne değil, başka yönlere sevketmiştir. Havacılık uzmanı olarak rağbet ve itibar edilerek bazı televizyon kanallarında değerli görüş ve saptamalarına başvurulan bir yazar da, asker kökenli merhum emekli general Tahir Aksoy'u taksi şoförüne benzetmiş ve 'Hiç taksi şoförüne Varan otobüsü teslim edilebilir mi?' sözlerini sarfetme talihsizliğine uğramıştır. Böyle bir benzetme, gerek yolcu uçaklarının gerekse savaş uçaklarının pilotlarının her bir tip uçak için uzun ve çok detaylı eğitimlerden ve sınavlardan geçerek eğitildiklerini bilmemekten ya da başka amaçlardan kaynaklanmaktadır. Yazar savaş uçağı pilotlarını taksi şoförüne benzetmiştir. Daha önce de İETT şoförlerine benzetmişti. Kandil Dağı bombardımanını gazetelerde okurken gayrı ihtiyari aklıma şu soru geldi; 'Kandil Dağını taksi şoförleri mi yoksa İETT şoförleri mi bombaladı?'
Rahmetli Serhat ve Tahir kaptanların pilotaj hatasının mı, yoksa başka bir teknik veya elektronik failure (akamet) veya malfunction (kötü işlev) sonucu mu kazanın olduğunu, sivil hava aracı kaza soruşturma raporunun açıklanmasından ve ayrıca daha başka uzmanların tespit ve tahlillerinden sonra belki öğrenebileceğiz. Hukukun en temel kurallarından bir tanesi, kişinin suçlu veya hatalı olduğu kanıtlanana kadar masum olduğunun asıl olmasıdır. Aksini (suçluluğu, hatalı olmayı veya kötü niyeti) iddia eden, iddiasını ispatla mükelleftir.Yoksa bu tür kişisel haklara saldırıdan dolayı şartları oluştuğunda, mahkumiyetten kurtulamayabilirler.
Uçakların işleticisi ve/veya taşıyanın ve/veya sahibinin bakımlarını yaptırmamakla suçlanması da yanlıştır, haksız bir suçlamadır.
(devam edecek)
- - Havayolu Taşıyıcısının Gecikmeden Doğan Sorumluluğu
- - Havayolu Taşıyıcısının Gecikmeden Doğan Sorumluluğu
- - Uçak Yolculuğunda Bagaj Hasarı Veya Kaybı Halinde Taşıyıcının Sorumluluğu
- - Cape Town konvansiyonu TBMM’de kabul edildi
- - 1999 Montreal Konvansiyonu Hangi Havayolu Taşıtlarına Uygulanacak? (2)
- - Uluslararası nitelikli ticari anlaşmalarda hukuki önlemler
- - ABD İhracat ve ambargo kısıtlamalarına göre havaaracı ve havacılık malzemelerinin uluslararası satış işlemleri –1
- - SHGM, Havayolu yolcularının haklarına ilişkin AB 261/2004 sayılı tüzüğe uygun düzenleme yapıyor
- - 1999 Montreal Konvansiyonu’ndaki sorumluluk sınırları yeni yılda artıyor
- - Hava taşıyıcısının sorumluluktan kurtulması – 2
- - Amsterdam kazazedelerine yardım vakfı ne yapmaya çalışıyor?
- - Amsterdam kazazedelerine yardım vakfı ne yapmaya çalışıyor?
- - Distruptive (karışıklık çıkaran) yolcu
- - 1999 Montreal Konvansiyonu
- - Isparta'da düşen TC-AKM MD-83 hava aracı kazası nihai raporuna hukuksal bakış (2)
- - Isparta'da Düşen Tc-Akm Md-83 Hava Aracı Kazası Nihai Raporuna Hukuksal Bakış
- - Havayolu gerçekten emniyetli mi?
- - Pilotları Vurmayın
- - Sivil hava aracı ithalatında ve hava aracı siciline kayıt ve tescilde akla gelmeyecek SHGM uygulamaları
- - Havayolu taşımasında kabotaj hakkının ihlali
- - Havayolu taşımalarında bagaj kuponu (senedi)
- - Havayolu taşımasında yolcu bileti (2)
- - Havayolu taşımasında yolcu bileti
- - ABD mahkemelerinde hava aracı yapımcılarına karşı, ABD dışında yaşayanların dava açması mümkün mü?
- - Türk Sivil Havacılık kanunundaki ceza hükümlerinde yeni değişiklikler 5728 sayılı kanunla yürürlüğe girdi (2)
- - Türk Sivil Havacılık kanunundaki ceza hükümlerinde yeni değişiklikler 5728 sayılı kanunla yürürlüğe girdi (1)
- - Isparta Uçak Kazası Sonrasına Bakış (1)
- - Hava Hukukunun Oluşumuna Türk Sivil Toplum Örgütlerinin Yönlendirici Katkısı 'TALPA Örneği'
- - Hava yük senedinde (Air Waybill) Bulunması Gereken Hususlar
- - Kaçırılan uçağın pilotlarının uçağı terk edişi üzerine koparılan fırtınalar
- - Sivil hava aracı kumandanının veya kaptanının yetki ve sorumlulukları (4)
- - Sivil hava aracı kumandanının veya kaptanının yetki ve sorumlulukları (III)
- - Sivil hava aracı kumandanının sorumlulukları (II)
- - Sivil hava aracı kumandanının veya kaptanının yetki ve sorumlulukları (1)
- - Havayolu taşımasında bagaj hasarı halinde yapılması gerekenler
- - Türkiye'de sivil havacılığın hukuki düzenlemesi
- - Havayolu taşıyıcısının sorumluluğu
- - ''May Day... May Day... May Day...''
- - Fransa Mahkemelerinin Türkiye'deki hava aracı kazalarında yetkisi var mı?














