Gökyüzü Haberci e-dergi · Türkiye Haberci · Spor Vole · Airport Mizah · Doktor Sigortası

Havayolu taşımasında yolcu bileti (2)

Yaşar Öztürk Yaşar Öztürk

Şubat 2012

Geçen sayıda yer alan yazımızda ifade ettiğimiz üzere yolcu bileti, yolcu ile taşıyıcı arasında oluşturulmuş olan taşıma sözleşmesinin yazılı bir kanıtını oluşturmaktadır ve düzenlenip yolcuya verilmemiş olması halinde Varşova Konvansiyonunda yer alan sorumluluk sınırlarının uygulanamaması gibi sonuçlara yol açacaktır.


Yolcu bileti, bir taşıma belgesi olma fonksiyonunun yanı sıra bir muhasebe belgesi olma fonksiyonuna da sahiptir. Yolculuk ücreti, acentalara ödenecek komisyon, servis bedeli adı altında alınan ücret, Katma Değer Vergisi oranını ve miktarını gösterir ve yolcunun yapmış olduğu ödemenin bir makbuzudur. Biletin çeşitli fonksiyonları nedeniyle, elektronik bilet uygulaması başlamadan önce değişik renklerde muhtelif kuponlar içermekte idi. Her kupon üzerinde onüç haneli rakamla, taşıyıcı kodu, form kodu, bilet seri numarası gibi bilgiler de bulunmaktaydı.


Yolcu biletini kim düzenleyecektir?


Gerek Türk Sivil Havacılık Kanunu (TSHK) 107. maddede gerekse Varşova Konvansiyonu (VK) 3.maddesinde, yolcuya bir bilet düzenlenerek verilmesi gerektiği düzenlenmiştir. TSHK 107. maddede bileti taşıyıcının düzenleyerek yolcuya vermesi gerektiği açıkça ifade edilmişse de Varşova Konvansiyonunda bileti kimin düzenleyeceği belirtilmemiştir.


Hava yolculuğunun ilk yıllarından 60'lı yılların ortalarına kadar, özellikle seyahat acentalarının yaygın olmadığı ülkelerde, havayolu biletleri taşıyıcılar tarafından, bilet satış büroları vasıtasıyla düzenlenmiştir. Havayolu taşımacılığının gelişmesiyle birlikte seyahat acentalarının kullanımı ve havayolu şirketlerinin birbirlerini temsili ve bazı hatlarda da uçulacak parkurları bölüşerek bilet düzenlenmesi yaygınlaşmıştır. Bunun sonucu olarak da, biletler filli taşımayı gerçekleştirecek taşıyıcı tarafından değil, onun yerine seyahat acentaları, tur operatörleri ve ardıl taşımaların yer aldığı taşıma sözleşmelerinde de taşıma sözleşmesini yapan başka bir havayolu tarafından bilet düzenlenerek yolcuya verilmektedir. Biletin seyahat acentaları veya tur operatörleri tarafından düzenlenmesi halinde, acenta veya operatör taşıyıcıyı temsilen hareket etmektedir. Başka bir havayolu tarafından, bir havayolunun biletini düzenleyerek yolcuya vermesi halinde, bileti düzenleyen havayolunun fiili taşımayı gerçekleştirecek havayolunun acentası olarak hareket ettiğini söylemeliyiz. Bileti düzenleyen acenta veya havayolunun, biletin düzenlenmesi sırasında yapacak olduğu hata veya eksiklikler, hukuken aynen fiili taşıyıcıya yansıyacaktır. Örneğin; bilette yer alması gereken duraklama noktası veya aktarma yerinin gösterilmemiş olmasının Varşova Konvansiyonuna tabi olup olmama ve sorumluluk sınırları yönünden etkisi fiili taşıyıcı üzerinde olacaktır.


Biletin verilmesi


TSHK. 107. maddede ve VK 3. maddede, biletin yolcuya verilmesi gerektiği belirtilmektedir. Biletin verilmesi, sadece düzenlenme anlamında değildir. Düzenlenip, yolcuya fiilen verilmesi gerekmektedir. Elektronik bilet uygulamasından önce, biletin kuponlarıyla birlikte tam olarak yolcuya verilmesi, özellikle yolculuk için gerekli olan ve hava aracına binmeden önce taşıyıcının alması gereken kuponların tam olması, taşıyıcının yolcuyu hava aracına kabul etmesinin esaslı şartlarından olarak uygulamada aranmakta idi. Uçağa biniş kartının (boarding card) içine koyulan yolcu kuponunun, biniş kapısına gidene kadar kaybedilmesi nedeniyle birçok yolcunun uçağa kabul edilmediği hala hatırlardadır.


Biletin yolcuya verilmesinden, biletin mutlak surette yolcunun kendisine verilmesi anlaşılmamalıdır. Bilet yolcuyu temsilen, yolcuyu temsile yetkili kişilere de verilir. Örneğin; evli çiftlerden birisi, küçük çocuğun anne veya babası, sekreteri gibi.


Biletin yolcuya verilmesi gereken zaman için, ne TSHK'da ne de VK'da açık bir hüküm yoktur. Ancak VK.nun 3/2 ve TSHK.nun 107/2. maddelerindeki ifadeden, biletin en geç yolcu uçağa binmeden önce yolcuya verilmiş olması gerektiği anlaşılmaktadır. Bileti yolcu uçağa binmeden önce yolcuya verilmez ve yolcu uçağa kabul edilirse, VK.3/2 ve TSHK. 107/2 hükmüne göre, taşıyıcı Varşova Konvansiyonunun taşıyıcının sorumluluğunu kaldıran veya sınırlandıran hükümlerinden yararlanamayacaktır.


Yolcunun elektronik bilet almak istemesi halindeyse, elektronik biletin yolcunun, elektronik ortamda yolcuya gönderilmesi ve yolcunun elektronik posta kutusuna ulaşmasıyla, biletin yolcuya verilmiş olduğu kabul edilmelidir. Burada önemle belirtmek gerekir ki, internet ortamında alınan elektronik biletlerin birçoğunda, bilette akdolunan havayolu taşımasının Varşova Konvansiyonunda koyulmuş olan sorumluluğa ilişkin kurallara tabi olduğu kayıtlarının yer almadığı gözlenmektedir.      


Grup biletlerinin, tur organizatörüne veya rehberine verildiği zamanlarda, yolcunun biletlerde yer alan kayıtları yolcunun ancak bilet kendisine verildiğinde öğrenmesi mümkün olacağından, biletin yolcuya verildiği zaman da, yolcuya fiilen biletin ulaştığı an olarak kabul edilebilir. Nitekim New York Yüksek Mahkemesi, Manion v.Pan Am 1 davasında, tur rehberine verilmiş olan biletleri grubun her bir mensubuna fiilen verilmiş olarak kabul etmemiştir. Keza Alabama Yüksek Mahkemesi de, her bir yolcu için ayrı bilet düzenlememiş olan taşıyıcının sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanamayacağına hükmetmiştir.2  


Biletteki kayıtların okunabilir olması                             TSHK.107 ve VK 3. maddede, bilette yer alan kayıtların okunabilir büyüklükte ve kolaylıkta olması gerektiğine ilişkin herhangi bir hüküm yoktur. Bugüne kadar Türkiye'de karşılaşılmamış olmasına karşın, ABD'de ve Avrupa ülkelerinde bu konu sık sık gündeme gelmiş ve mahkeme kararlarında yer almıştır.


ABD'de Boryk v. Aerolineas Argentinas3 davasında, bilette yer olan sorumluluğun sınırlandırılmasına ilişkin yazının çok küçük harflerle yazılmış olmasını yetersiz kabul eden US District Court (Bölge Mahkemesi) kararını Temyiz Mahkemesi, yazı karakterinin küçüklüğünün ilgisiz olduğunu, zira yolcuya sorumluluk konusunda sözlü olarak bilgi verilmiş olduğunu belirterek bozmuştur. Bu konuda Hakim Brennan'ın' ..kayıt gerekliyse, elbetteki bir minimum yeterlilik standardı olmalıdır. Herkes şüphesiz, bir kaydın yazı olarak ancak büyüteçle okunabilir durumda olması halinde, bu kaydın hiç var olmadığı konusunda mutabık kalacaktır'4 sözleri uygulamayı çok iyi anlatmaktadır. Yargıtayımızın biletler için değilse de, genel olarak poliçeler ve kredi sözleşmeleri gibi hukuki belgelerde yer alan gecikme faizi, sorumsuzluk veya sorumluluk kayıtları gibi konulardaki yazıların okunamayacak derecede küçük yazılmış olması halinde bu kayıtları geçersiz sayan kararları mevcuttur. Yolcu biletlerinin de, aynı kapsamda olduğunu söyleyebiliriz.


Biletteki kayıtların, biletin neresinde ve hangi şekilde yazılacağına ilişkin olarak da VK ve TSHK'da açık hüküm yoktur. Ancak tatbikatta bu kayıtların biletin arka sayfasında, aşağısında veya bilete eklenmiş kağıtlarda yer alabileceği kabul edilmektedir. Hatta bir ABD mahkemesi, bilette olmayan ancak biletin içine koyulduğu zarfın üstünde yer alan sorumluluk sınırı kaydını geçerli saymıştır. Ancak bu görüş hava hukukçuları arasında kabul görmemiştir. Zira Konvansiyonun 3.maddesi hükmü gayet açıktır.'...bilette bulunması gereken...' denilmektedir, biletin zarfında değil.


Biletteki kayıtlar hangi dilde yazılmalıdır?


Doktrinde ve tatbikatta bilette yer alan kayıtların hangi dilde düzenlenmesi konusu da mahkemelerde gündeme gelmiştir. Genel olarak bu kayıtların, yolcunun anadilinde düzenlenmesine gerek yoktur. Her şeyden önce bu maddi olarak mümkün değildir. Bu konu yine bir ABD mahkemesinde tartışma konusu olmuş, davacı avukatları müvekkilleri yolcu Mahmoud'un anadilinin Arapça olduğunu ve bilette yer alan sorumluluğun sınırlı olmasıyla ilgili kayıtların İngilizce yazılmış olması nedeniyle yolcu yönünden bağlayıcı etkisi olmadığını savunmuşlardır. Ancak mahkeme Varşova Konvansiyonunun kaydın sadece muayyen bir şekilde yapılmasını aradığını, muayyen bir dilden bahsetmediğini, yolcuların çoğunun anlayabileceği bir dilde yazılmış olmasının ki bu dilin de İngilizce olduğunu, yolcunun bu dili tam olarak anlayamamasının taşıyıcının sorunu olmadığını belirterek bu savunmayı kabul etmemiştir.5 Bununla beraber ulusal mevzuatın kayıtların taşıyıcının ulusal dilinde yazılmış olmasını emrettiği hallerde, biletin o ülkede satılması ve ulusal kanunun uygulandığı devletten uçuşun başlaması durumunda, taşıyıcı başka bir dünya dilinde bu kayıtları yazma mecburiyetinde olmayacaktır.6


 


 


1Manion.v. Pan Am,  15 Avi 18,337 and 105 Misc 2d927 (zikreden Schmid, Warsaw Convention, 7)


 2 Newsome v. TIA, 20 Avi 17,360 ve 1987 AL 156 No.36 ( zikreden Schmid, Warsaw Convention , 7)


 3 Boryk v. Aerolineas Argentinas, 11 Avi 18,041 ( zikreden Schmid, Warsaw Convention, 9)


 4 Molitich v. Irish International Airways, 11 Avi 17,396 ve ACLR No.310, US District Court, SDNY, aff'd 11 Avi 17,893, US Court of Appeals ( Schmid, age.8)


 5 Mahmoud v. Alitalia and KLM, 17 Avi 17,598 ve 1985 ZLW 146, US District Court, SDNY, 1981 (zikreden Schmid, age.9)


  6 21.12.1975 tarihli Fransa Kanununun 1.maddesi ; Vandelay c. BA davası, 1979 RFDA 97, Tribunal de Grande Instance de Paris; O'Rourke v. Eastern Airlines davası, 16 Avi 18,367 and 1985 ZLW 158, US District Court, EDNY. ( zikreden Schmid, age, 10)

YAZARIN DİĞER YAZILARI