Gökyüzü Haberci e-dergi · Türkiye Haberci · Spor Vole · Airport Mizah · Doktor Sigortası

Amsterdam kazazedelerine yardım vakfı ne yapmaya çalışıyor?

Yaşar Öztürk Yaşar Öztürk

Şubat 2012

(Geçen Ayın devamı)
Bireysel Yardım,
Yaralanmalarda kişisel yardım için uzman kurumlar :
Beer Advocaten, Amsterdam. SAP Advocaten, Amsterdam.
Vakıf daha sonra bu avukatlık bürolarının sahalarında ne kadar uzman olduklarını ve kazazedelere THY ve yapımcı firma Boeing'e karşı taleplerinde, sigorta şirketleriyle görüşmelerinde yardımcı olabileceklerini ve Vakıf'ın avukatlarının kazadan hemen sonra THY avukatlarıyla ilişkiye geçerek kazazedelere 5000 Euro'luk bir ön ödeme yapılmasını sağladıklarını anlatıyor. Daha sonra Boeing'e karşı açılacak dava için Amerikalı avukatların tekliflerine evet demenin pek akıllıca bir şey olmayacağını, Amerikalı avukatlar vasıtasıyla ABD'de dava açmanın riskli ve pahalı olabileceğini, öncelikle THY ve sigorta şirketleriyle Hollandalı avukatlar (Vakıf avukatları) vasıtasıyla görüşmeler yoluyla gerekli tazminatların alınmasının daha kolay ve avukatlık ücreti olarak daha ucuza mal olabileceğini anlatıyorlar. Vakıf'a göre Amerikalı avukatların alınacak tazminatın %33'ünü ücret olarak istemeleri çok yüksekmiş, oysa ki Hollandalı avukatların saat ücreti esasına göre çalıştıkları için daha az ücret alacaklarmış (kaç saat çalışacaklar, ya tazminat miktarını aşan bir toplam çalışma saati çıkarsa ne olacak), kazazedelerin alacağı tazminatın %33'ünün avukatlara ücret olarak gitmesi haksızlıkmış. Vakıf, kazazedelerin Amerikalı avukatlarla ABD'de dava açma yoluna gitmesini değil, öncelikle THY ve sigortacılarla görüşmelerin başlatılmasını ve bu görüşmeler sonucu sağlanacak anlaşma ile tazminatların alınmasını öneriyor. Kazazedelere bazı avukatlık firmaları tarafından yapılan tekliflerin kabul edilmemesini öneriyor Vakıf. Ve 23 Haziran 2009 tarihinde kazazedelere gönderdiği bir mektupla, örnek hesaplamalar yapmış ve anlaşmayla daha kısa sürede, daha yüksek tazminat alınacağını vaat ediyor, vekaletname istiyor.
Vakıf'ın çalışmalarından çok açık biçimde çıkan sonuç; Vakıf kazazedelerin tazminat dava ve taleplerinin, görüşmelerinin kontrolünü elinde tutmak istiyor. Kazazedelerin bireysel değil topluca, yani Vakıf vasıtasıyla hareket etmelerini, THY ve sigortacılarla yapılacak görüşmeleri kazazedeler namına Vakıf'ın yapmasını, A.B.D.de dava yoluna gidilmemesini amaçlıyor. Vakıf'ın THY ile yapacağı görüşmeler sonrasında çok daha yüksek miktarda tazminatlar alınabileceği, Kaza Araştırma Kurulunun kesin raporunun 2010'da sunulacağı ve bundan sonra Boeing'in sorumluluğu kesinleşirse, o zaman Boeing'i de kapsar biçimde total bir anlaşma sağlayacaklarından bahsetmesi ve her halükarda dava yoluna gidilmesini önlemeye çalıştığı izlenimini vermektedir. Vakıf'ın bu çalışmaları için, Haarlemmeer Belediyesinden katkı aldığını ve THY'dan da alacağını söylemiş olması sanırım bir şeyler çağrıştırıyor insana.
Vakıf avukatlarının THY avukatlarıyla temasa geçerek, kazazedelere THY'nın 5000 Euroluk ön ödeme sağlaması, Kayseri RJ100 kazazedelerine THY'nın 25.000 USD ön ödeme yaptığını hatırlayınca, ovünülecek bir şey olmaktan öte, bazı kazazedelerin tepkisine sebep olduğu biliniyor.
Bu Vakıf'ın çalışmalarını destekleyen Haarlemmeer Belediyesi, uçağın düşüşünden sonra kurtarma çalışmalarını yapmak için kaza yerine 45 dakika geç gelen, ağır yaralılara değil, hafif yaralılara öncelik veren, kokpitte kurtarılmayı bekleyen, el sallayıp imdat isteyen pilotlara 9 saat sonra ulaşan, ağır yaralıları hastanelere geç götüren ve tıbbi müdahalelerde gecikmeye sebep olan kurtarma ekibini istihdam eden, kurtarma-yardımdan sorumlu olan kuruluştur. Vakıf'ı desteklemektedir. Vakıf'ın yolcuların tazminat talepleri ile ilgili yardım çalışmaları arasında, Haarlemmeer Belediyesinin adı hiçbir şekilde geçmemektedir. 23 Haziran 2009'da açıklama yapan Hollanda İçişleri Bakanlığı ve daha önce bir dergide yayınlanan yazısında polis şefi Mierlo'da yaralıların kurtarılmasında hata yaptıklarını kabul etmişlerdi. İşte bu hatayı yapan sorumlu kuruluş, Haarlemmeer Belediyesi'dir.
Uçağın yapımcısı Boeing Inc.'den kazazedeleri uzak tutmak için adeta bir uğraşı verildiği izlenimi var Vakfın açıklama ve çalışmalarında. Adeta hukuki ihtilafın çözümleneceği yer 'forum' Hollanda'da tutulmak isteniyor. Bu kaza ile ilgili olarak Mayıs ayında Amerikalı ve Hollandalı meslektaşlarla Amsterdam'da yaptığımız toplantılarda, Hollandalı meslektaşlarımız (ki Haarlemmeer Belediyesine karşı yürütülecek hukuki prosedürü takip edecekler), kazazedelerin tazminat davalarını muhakkak surette A.B.D.'de açması konusunda hem fikirdiler ve A.B.D.'de dava açılmasını en kuvvetli biçimde savunanlardı. Haarlemmeer Belediyesine karşı açılacak ve özellikle sorumluların cezalandırılması amacını güden davanın ise açılabileceği tek yerin Hollanda olduğu açıktır. En yüksek tazminatın alınabileceği yerin A.B.D. olduğunu artık dünyada bilmeyen kalmadı. Vakıf'ın, Kaza Araştırma Kurulu'nun kesin raporunu 2010'da sunabileceği ve bu raporda eğer Boeing'in sorumluluğu kesinleşirse, o takdirde Boeing'i de içeren  total bir anlaşma sağlanmasından bahsetmesini anlamak da bana zor geliyor. Zira hava aracı kaza araştırma raporlarında, kazanın sorumluları saptanmaz. Bu raporlarda kazanın nedenleri, bulgular araştırılır ve saptanır. Boeing'in veya THY'nın ya da radio altimetrenin üreticisinin sorumluluğu bu raporda tespit edilmez. Bu raporun konusu ve amacı, ilerideki başka faciaları önleyebilmek için kazaya nelerin neden olduğunu saptamak, ilgililere gerekli tavsiyelerde bulunmak ve gerekli önlemlerin alınmasını sağlamaktır.  Boeing'in veya THY'nın ya da üçüncü kişilerin sorumluluğunu ve oranlarını sadece ve sadece mahkemeler saptar. Bu davaların görüleceği yer mahkemesi, tüm delilleri ve bulguları değerlendirip uzman bilirkişiler vasıtasıyla, kazaya sebep olan sorumluları saptar ve kararını verir. Vakıf'ın, kaza raporuna göre Boeing'in sorumluluğundan bahsetmesini anlamak mümkün değil. Aklıma tek gelen ihtimal, burada bazı kuruluşların ve bazı şeylerin dikkatlerden uzaklaştırılmaya çalışıldığıdır. Vakıf'ın ısrarla Hollandalı avukatların bu davada görevlendirilmesini tavsiye etmesini anlamak da dikkati çeken bir başka husus. Kazazedeler davayı Hollanda'da açacaksa, Hollandalı bir avukatın görevlendirilmesi çok doğaldır. A.B.D.'de veya Türkiye'de ya da İngiltere'de görülecek bir dava, tahkim, uzlaşma için Hollandalı avukat görevlendirmenin amacını ben pek anlayamıyorum.
Sonuç olarak; TK1951 kazasının hemen ardından kazazedelere yardım gibi ulvi ve insani bir amaçla kurulan '25 Şubat 2009 Uçak Faciası Kazazedeleri Vakfı'nın, Amsterdam'da kazazedeler için pek de iyi şeyler yaptığını düşünemiyorum.

YAZARIN DİĞER YAZILARI