Gökyüzü Haberci e-dergi · Türkiye Haberci · Spor Vole · Airport Mizah · Doktor Sigortası

Havayolu taşıyıcısının sorumluluğu

Yaşar Öztürk Yaşar Öztürk

Şubat 2012

İstanbul Barosu avukatlarından değerli meslektaşım Murat Hazinedar ile telefonda görüşürken, bu konuda kendi başına gelen olaydan bahsetmiş ve İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin havayolu şirketini manevi tazminata mahkûm eden kararının, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi tarafından onaylandığından bahsetti. Kararı okumam için lütfedip bana faksla gönderdi. Yargıtay tarafından onan mahkeme kararı, daha önceki yazımızda bahsettiğimiz mahkeme kararlarından daha değişik bir gerekçeyi de içerdiğinden, okuyucularımızın ve özellikle hava hukuku tatbikatçılarının bilgisine bu karar içeriğini sunmak istedim.
Dava konusu olay, Av. Murat Hazinedar ve ailesinin 16.5.2003 tarihinde İstanbul'dan Kayseri'ye hafta sonu tatili için gitmek üzere önceden satın almış oldukları biletlerle uçağa binmek üzere Yeşilköy havaalanında taşıyıcı havayolunun bankosuna check-in işlemleri için başvurduklarında, over-book nedeniyle uçakta yer kalmadığından bahisle uçağa kabul edilmemeleri, Kayseri'de yaptırılan rezervasyonların iptali ve güzel bir hafta sonu tatilinin suya düşmesi ve kocaman bir hayal kırıklığından ibarettir.
Bu olay ve hayal kırıklığı, stres, üzüntü nedeniyle uçurulmayan Hazinedar ailesi, havayolu şirketine karşı İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesinde 2003/1258 Esas sayılı maddi ve manevi tazminat davasını açarlar. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı yolcular haklı bulunur ve maddi tazminat talebi aynen ve manevi tazminat talepleri de kısmen kabul edilir.
Mahkeme kararının gerekçesi aynen aşağıdadır:
'... Davacılar hafta sonu tatili için almış oldukları uçak biletleri ile .....adlı otelde rezervasyon yaptırıp 16-19.5.2003 tarihi arasında konaklama bedeli olarak 708.000.000.-TL ödemiş ve bu ödemenin geri iade alınmadığı anılan otel müdürlüğü yazısından anlaşılmıştır. Over-book uygulaması nedeniyle davalı havayolu şirketinin bu uygulamadan mağdur olanlara tazminat ödediği bir sözleşme niteliğinde olan uçak biletinde ' Over-book yapılan uçuşlarda dayanışma sistemi' başlıklı bölümde açıkça tazminat ödemesi yapılacağı belirlenmiştir. O halde davalı davacının gerçekleştiremediği tanık beyanları ile sabit olan tatil ücretini ödemekle yükümlüdür.
Manevi tazminat istemine gelince:
Manevi giderim mal varlığı dışındaki hukuksal değerlere yapılan saldırılar nedeniyle meydana getirilen eksilmenin giderilmesi olup amacı ise çekilen acıları yeterince dindirmek, yaşanan olaydan duyulan üzüntüyü hafifletmek ve ruhsal dengeyi sağlamaktır. Bu amacın gerçekleştirilmesi için de zarar görenin mal varlığının çoğaltılması öngörülmüştür. Hukuksal değerlerde meydana gelen ve para ile ölçülemeyen eksikliklerin doğrudan doğruya karşılanması olanaksızlığı bunların zarar kavramı dışında tutulması için bir gerekçe yapılamaz. Borçlar Kanununun 49.maddesi şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir hükmü yer almaktadır. Madde kapsamına göre davacıların dava hakkı bulunduğu kanaatine varılmıştır. Kişisel varlıklar kişiliğin çeşitli görünümlerinden başka bir şey değildir. Kişinin yaşamı, sağlığı, beden ve ruh tamlığı, düşün uğraşısı, onur ve ünü, resmi, gizliliği, saygınlığı, atalarına karşı taşıdığı saygı duygusu gibi varlıkların bütünü kişiliği oluşturur.İşte Medeni Kanunun 24 ve Borçlar Kanununun 49. maddelerinde kişisel varlıkların korunması amaçlanmıştır. Kişinin duygu yaşantısı ve düşünce dünyası kendi iç onur ve kişiliği, uğraşı, erkinliği kişisel varlıklar olup yasaca korunmaktadır. Somut olayda da davacılar ailece yapmayı planladıkları bir tatilin, davalı kurumun uygulaması sebebiyle üzerlerine düşen tüm yükümlülükleri harfiyen uygulamalarına karşın yerine getirememişlerdir. Bu da davacıların (ruhsal) durumlarında ister istemez bir üzüntü yaratacaktır. Bu nedenle mahkememizce BKnun 49.md koşulların(ın) oluştuğu düşünülmüş, davacıların planlayıp da gerçekleştirmedikleri programlarının onlar üzerinde ister istemez üzüntü yarattığı kabul edilmiş, bu nedenle bu üzüntünün giderilmesi amaçlanarak makul bir manevi tazminata da hükmetmek gerekmiştir.
Zira davalı havayolu kurumu kendi beyanlarında da açıkladığı üzere uygulamayı yalnızca uçuşların boş koltuklarla yapılmasını engellemek amacıyla yaptığını belirlemiş ve maddi tazminat kısmını kendi sözleşmeleri ile kabul etmiştir. Şirketin bu uygulamada mağduriyeti aza indirgemek için hiçbir çaba harcamadığı da görülmektedir. Yalnızca şirket karını düşünmüş, bu uygulamadan zarar görecek yolcuların iptal ettikleri plan ve programları nedeniyle manen üzüntü çekecekleri konusunda hiçbir düşünce taşımamıştır. Toplanan deliller değerlendirilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1 – Davanın kısmen kabulüne, 708.000.000.-TL. maddi, her bir davacı için...........................TL. den olmak üzere toplam.................TL. manevi tazminatın dava tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont faizi ile birlikte tahsiline, davacılara ödenmesine...........Yargıtay yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup anlatıld.26.7.2005'
Mahkemenin bu kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 22.01.2007 tarih ve 2005/13765 Esas, 2007/619 Karar sayılı kararıyla onanmıştır.
Daha önceki yazımızda yer alan İstanbul 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.11.2003 tarih ve 2002/383 E., 2003/1311 K. Sayılı kararında, İzmir'den İstanbul'a seyahat etmek için bilet almalarına karşın, havayolu yetkililerince uçaktaki koltuk sayısından fazla bilet satılmış olmasından dolayı uçakta yer olmadığından seyahatlerinin engellendiğini, davalı havayolu taşıyıcısının taşıma sözleşmesine aykırı bu tutumunun seyahat haklarına tecavüz oluşturduğunu, zamanında seyahat edememelerinin Anayasanın 23. maddesine ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan seyahat özgürlüğüne müdahale niteliğinde olduğunu ileri sürerek manevi tazminat isteyen davacıların talebi haklı bulunmuştur. Mahkemece kararda, '..uçak yolculuğunun asıl tercih sebebinin çabuk seyahat olmasına rağmen, davalının sırf kendi uçaklarının tüm koltuklarının dolu olmasını temin için uçak kapasitesinden fazla bilet satmak suretiyle davacıların zamanında seyahatlerini yapamamalarına neden olmak suretiyle ağır kusurlu olduğu, hiçbir kusurları olmamasına rağmen sırf davalının ağır kusuru nedeniyle 2 saat 20 dakika gibi bir süreyle davacıların seyahatlerini geç yapmış olmalarının onların seyahat özgürlüğüne ve kişilik haklarına açıkça saldırı niteliğinde olduğu için davacılar için ayrı ayrı ......TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline' şeklinde ifade olunan gerekçeyle davalı havayolu şirketi yolculara manevi tazminat ödemeye mahkum edilmiştir. Mahkemenin bu kararı Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 28.06.2005 tarih, 2004/8899 Esas, 2005/6840 Karar sayılı kararıyla onanmıştır.
1965 yılından bu yana havayoluyla seyahat eden bir yolcu olarak, over booking kurbanı olmaktan kaçınmak isteyen yolculara, kendi yöntemimi naçizane tavsiye etmek isterim. O da uçuş saatinden çok önce havaalanına gelip bir an önce check-in yaptırıp, biniş kartını almaktır. Bunun yanında daha kolay yeni bir yöntem de, internet üzerinden check-in yaptırmak.



YAZARIN DİĞER YAZILARI