Gökyüzü Haberci e-dergi · Türkiye Haberci · Spor Vole · Airport Mizah · Doktor Sigortası

Fransa Mahkemelerinin Türkiye'deki hava aracı kazalarında yetkisi var mı?

Yaşar Öztürk Yaşar Öztürk

Şubat 2012
Fransa Yüksek Mahkemesi nihayet Varşova Konvansiyonu Kurallarını Tam Olarak Uygulamaya Başladı Daha önce Gökyüzü Haberci'de yayınlanan bir yazımda, havayolu taşıyıcılarının yolcunun ölümü veya yaralanmasıyla sonuçlanan kazalardan dolayı sorumluluklarına ilişkin davaların açılabileceği mahkemeler, diğer bir deyişle mahkemelerin yargı yetkisi konusuna değinmiştim. Bu yazıda özellikle Ocak 2003'de Diyarbakır havaalanına iniş sırasında düşen THY'nın RJ 100 uçağında hayatını kaybedenlerin mirasçıları ile yaralananların, Fransa'da THY aleyhinde Prof. Giemulla vasıtasıyla açtıkları davadan bahsetmiş, gerek ulusal mevzuatımız gerekse Varşova Konvansiyonu açısından Türkiye'de meydana gelen bir sivil hava aracı kazasından dolayı, Fransa Cumhuriyeti mahkemelerinin nasıl yetkili olabileceğini sormuştum. Türkiye'de meydana gelen ve Varşova Konvansiyonunun 1.maddesindeki kriterlere göre, uluslararası hava taşımacılığı niteliğinde olmayan bir havayolu taşıması sırasında meydana gelecek kaza sonrası hayatını kaybedenlerin veya yaralananların açacakları davaya Türk Sivil Havacılık Kanunu (TSHK), TSHK'da hüküm bulunmayan durumlarda Türk Ticaret Kanunu ve Türkiye Cumhuriyeti'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler uygulanacaktır. Varşova Konvansiyonunun 1.maddesindeki tanıma uyan uluslararası hava taşıması sayılan taşımalar sırasında meydana gelecek kazalar, ölümler, yaralanmalar, bagaj ve eşyada hasarlar, gecikmelerde ise Varşova Konvansiyonu hükümleri uygulanacaktır. Diyarbakır'da 2003 yılında düşen RJ 100'ün uçuşu uluslararası bir uçuş değildi. İstanbul-Diyarbakır iç hat uçuşu yapılıyordu. Uçak inişin son aşamasına yaklaşılırken maalesef düştü ve kaza sonucu hayatını kaybedenler, yaralananlar ve maddi zarara uğrayanlar oldu. THY, yasal olarak zorunlu olmamasına rağmen AB Direktiflerinde ve Montreal Konvansiyonunda yer alan (Her ne kadar Türkiye hala Montreal Konvansiyonunu onaylamamışsa da) düzenlemelere göre hayatını kaybedenlerin mirasçılarına ve yaralananların kendilerine avans türünde tazminat ödemesi yapmış ve mütebaki talepler için de görüşmeler yapmaktaydı. Bu kaza nedeniyle dava açma süresi (sukut'u hak süresi) sona ermeden çok kısa bir zaman önce, basında kazazedelerin yakınlarının uluslararası hava hukukunun tanınmış isimlerinden Prof. Dr. Giemulla'ya vekalet verdikleri ve onun vasıtasıyla Fransa'da THY'na karşı tazminat davası açtıkları haberi yer almıştı. Merak etmiştim, Prof. Giemulla üstadımızın Türkiye'deki hava kazası olayıyla pek ilgisini kestiremediğim Fransa mahkemelerine nasıl taşımıştı? Fransa mahkemelerinin bu olayda yargı yetkisini nereden ve nasıl aldıklarını merak ediyordum. Yaptığım kısa bir araştırma sonucunda, RJ 100 uçaklarının yapımcısının Fransa'da işyeri bulunduğu gerekçesiyle, Fransa mahkemelerinin de yetkili olacağını düşünerek bu davayı yapımcıya ve onun yanında dava arkadaşları olarak işleten firmaya da bu davayı yöneltmiş olduğunu öğrendim. Prof. Giemulla'nın tutmuş olduğu yola, Fransa Yüksek Mahkemesi 1997 yılı Kasım ayında, Pakistan Uluslararası Havayollarının işlettiği bir Airbus 300 uçağının Nepal'de 1992 yılında düşüşü sonrasında ölenlerin mirasçılarının Airbus Industries ve Pakistan International Airlines'a karşı Fransa mahkemelerinde açtıkları davalarla ilgili olarak verdiği karar sonrası, Fransa mahkemelerinin, kendilerini yargı yetkisini haiz olarak kabul etmeleri ve akabinde verdikleri kararların da Yüksek Mahkemece onanması sonucu girdiği sonucuna vardım.

Varşova Konvansiyonu'nun, kapsama alanına giren olaylarda hak sahipleri tarafından açılabilecek davalar için yetkili mahkemeleri düzenleyen 28(1) paragrafında; davacıların seçimine göre aşağıdaki mahkemelerden bir tanesinde davalarını açabilecekleri düzenlenmiştir:

1. Taşıyıcının normal olarak ikametgahının bulunduğu yer,

2. Taşıyıcının iş merkezinin bulunduğu yer,

3. Taşıma sözleşmesini yapan taşıyıcının kuruluşunun bulunduğu yer,

4. Varma yeri.

Bu maddede, eşya ve yolcu taşımasıyla ilgili taraflardan birisi aleyhine açılmış olan bir davanın açıldığı yer mahkemesinin de yargı yetkisini haiz olacağı belirtilmemektedir. Konvansiyonun 28(1) maddesinde sayılan yerlerden hiçbirisi Fransa'ya uymamasına rağmen, Fransa mahkemeleri Pakistan Havayollarına karşı, kendilerini yetkili görerek yargı yetkilerini kabul ettiler. Fransa Yüksek Mahkemesi, mahkemelerin bu kararlarını, konvansiyonda davalılardan bir tanesine karşı yargı yetkisini haiz olan bir mahkemenin, diğer davalı durumunda olan bir havayoluna karşı yargı yetkisini haiz olamayacağına dair açık bir hükmün bulunmadığı gerekçesiyle tasdik etti.

Fransa Yüksek Mahkemesinin bu kararı, Konvansiyonun 28 (1). maddesine uygun olarak verilmiş bazı hakları ihlal etmiş olduğundan, uzun yıllar eleştiri konusu oldu. Bazı alt mahkemeler, Yüksek Mahkemenin bu kararını dikkate almayarak Konvansiyonun 28 (1). maddesini davalarda uyguladılar. Fakat hava taşıyıcılarını Fransa'da dava ederek, davalarını Fransa'da takip etmek isteyen Fransız davacıları ile davanın hava taşıyıcısının iş merkezinin veya varış noktasının bulunduğu ülkede açılacak bir davaya nazaran Fransa'da çok daha yüksek meblağda tazminat almak isteyenler sürekli olarak Yüksek Mahkemenin bu kararına dayandılar ve Fransa mahkemelerinin davaya bakmaya yetkili olduğunu savundular. Bunun sonucu olarak da, alt mahkemeler de Yüksek Mahkemenin bu kararına uyarak, kendilerini davaya bakmaya yetkili olarak kabul ettiler.

Bu tartışmalı ve hukuka aykırı durum nihayet Fransa Yüksek Mahkemesinin 11 Temmuz 2006 tarihli kararı ile giderildi. Kenya Havayollarının 2000 yılında düşen uçakta hayatlarını kaybeden yolcuların aileleri daha yüksek tazminat alabilmek arzusuyla, Kenya Havayolları'nı diğer başka müşterek Fransız ve yabancı davalılarla birlikte Fransa'da dava ettiler. Yüksek Mahkemenin 1997 yılındaki kararına göre, davada yargı yetkisini kabul eden Toulouse İstinaf Mahkemesinin kararını, Fransa Yüksek Mahkemesi bozdu ve dosyayı mahkemesine geri gönderdi. Yüksek Mahkeme 11 Temmuz 2006 tarihli kararında, Varşova Konvansiyonunun 28 (1). maddesinde getirilmiş olan yargı yetkisi konusundaki hükmün uyulması zorunlu bir kural (emredici kural) olduğunu ve istinaf mahkemesinin bu madde hükmünü ihlal etmiş olduğuna karar vermiştir.

Fransa Yüksek Mahkemesinin Birinci Dairesinin bu kararı ile hukuk geri getirilmiş oldu. Konvansiyonun bu emredici hükmüne rağmen bugüne kadar, yargı yetkileri olmadığı halde, Fransa'da ikametgahı bulunan dava arkadaşının yanında dava edilmek suretiyle, doğal hakiminden başka bir hakimin huzuruna çıkmak zorunda kalan ve kendisine uygulanamayacak hukuk kurallarına tabi olarak mağdur olan, Fransa dışındaki havayolları böylece, Konvansiyon kurallarına göre yetkili olan ülke mahkemelerinde hukuka uygun biçimde yargılanma olanağına tekrar kavuştular. Geç de olsa Fransa, hava taşımacılığında hukuka döndü.

Bu vesile ile tüm Gökyüzü Haberci okuyucularının, havacıların, gökyüzü sevdalılarının Kurban Bayramını ve Yeni Yılını en iyi dileklerimle kutluyor, sağlıklı ve başarılı günler diliyorum.
YAZARIN DİĞER YAZILARI