Çetin Özbey
Çetin Özbey

THY ile Pembe Bulutlar Üzerine

Türk Hava Yolları kökenli dostlara açık mektup. Hepimiz uzun seneler Türk Hava Yolları çatısı altında birlikte yaşadık. Bu günkü THY'lilere eskiyi anlatmanın fazla bir faydası yok. Aslında birkaç kez denedim. İnanmadılar. İnanamadılar. Rahmetle anıyorum, bir Argun Yelutaş'ın, daha aşağı unvanlılardan bir Fikret Okandan ağabeyimizin bizlere sıcak, kardeş misali yaklaşımlarına, bir Oktay Coşar'ın babalığını, Filiz İçten'in ablalığını akılları almadı. İnanmak istemediler. Yadırgamadım. Çünkü yaşamadılar. Yadırgamadım çünkü o insanları tanımadılar. Hep çalışıp, hem eğlenirdik sözümü ciddiye almadılar. Biz, eski charter'da nöbet bilmezdik. Gelen ekibin işinin yoğunluğunu görünce kendimiz kalırdık onlara, arkadaşlarımıza destek olmak için" sözünü nöbetten kaçmak için mesainin bitmesini bekleyen insanlara anlatmanın zorluğunu anladım ve vazgeçtim bu anlatımlardan. Nöbetçi Müdürümüz Fikret ağabeyimizin Cumartesi günü sergilenen yoğun bir çalışmadan sonra nöbetine rastlayan ilk Çarşamba günü (o gece hiç uçak olmazdı) ekibe "Gençsiniz, burada sabaha kadar pinekleyeceğinize haydi gidin Çınar'a müzik dinleyin. Saat 03.00'de gelip, sabaha karşı iç hatların kontuarlarına destek olun "deyip, hangi talihsizin nöbetçi kalacağını sorduktan sonra bize birde araç tahsis ettiğini gençlere anlatmayı ise hiç düşünmedim. Nasıl olsa inanmayacaklardı. İlhan Tufan ağabeyimizin başmüdür olduğu gün bizi yemeğe davet edip, gecenin 01.00'nde evimize bıraktığını, araçtan inerken ise saat 07.30 iyimi, geçerken sizi alırım, müdürlerle eğlenmenin karşılığı budur işte diyerek gülüp gaza bastığını ve de sabah onu 07.25'de evimizin önünde arabasında beklerken gördüğümüze nasıl inansınlar ki? Akman Soyer ağabeyimiz ile inatlaşıp, iç hat ekibini dış hatlara, dış hatlarda çalışan ekibi ise iç hatlara taşıyıp "bakalım, kim daha iyi yapacak dış hatları" diye gecikme istatistiği tuttuğumuz günleri ne takip eden dönemler ne de bu gün için hayal edebilmek bile mümkün değil. Bunlar hep anımsadığımız, bir araya gelince hep konuştuğumuz güzelliklerden şu anda aklıma gelenlerden bazıları. Geçenlerde bir ağabeyimizin ofisinde konuşuyorduk. Kendisi THY'li değildi. Ama camiaya yakın biriydi. Laf döndü, dolaştı Yönetim Kurulu eski Başkanımız Cem Kozlu'nun kitabına geldi. Belli ki okumuştu. Kitabın güzel yerlerinden bahsetti. Bize görüşümüzü sordu. "Kendisine yakın çalışmamdan ötürü bildiğim kadarı ile Sn. Kozlu'nun THY ile ilgili pek çok güzel hatırası da var. Bunların çoğundan bahsetmemişler kitapta ki çoğundan öğretici öğelerde çıkar. Son kısmı ile ilgili olarak hiçbir şey söylemek istemiyorum, tercihlerini bunları yazma yönünde kullanmışlar. Cem Kozlu beyin deyimi ile "Bellekleri ile ona yardımcı olanlar" ise bu konuda herhalde fikirlerini söylememişler "Zira bu insanların bir ikisinin kara kutu kayıtlarının kitapta yayınlanmasından hoşnut olmadıklarını biliyorum" türü bir iki laf ettim ve konu kapandı. Bir iki saat sonra, ayrılmak üzere iken, peki bu güzel hatıraları biliyorsan neden sen yazmıyorsun diye bir sualle karşılaştım. Cevabım "Cem beyin güzel anıları var şeklindeki ifadem üzerine bunu söylüyorsanız, onları yazmak bana düşmez. Benim kişisel hatıralarım ise yavan kalır, böyle bir kitabı doldurmaz" şeklinde oldu. Aldığım cevap güzeldi. Sana "Bellekleri ile yardımcı olacak kimse yok mu?" Pek bulunmaz dedim, fazla düşünmeden. Ağabeyimiz; her ne ise siz yazarsanız, yayınlanma konusunu da ben hallederim dedi ve bizi uğurladı. Acaba doğrumuydu? Yaparmıydı? Bilemiyorum. Bu görüşmenin üzerinden yaklaşık 3 ay geçti. Zaman zaman aklıma geldi, acaba bunu biz yapamazmıyız diye düşündüm. Sonra aklıma sizler geldiniz. Hepimizin güzel yaşanmışları ve güzel anıları var Türk Hava Yolları ile ilgili. Acaba bunları birleştiremez miydik? Acaba hepimizin güzel anıları bir araya gelse insanlara Türk Hava Yollarının bir döneminin güzelliklerini okuyacak olanlara yaşatamaz mıydık? Bir kitapta hepimizin güzel anılarını toplayamaz mıydık? Geçen süre içinde hep bunu düşündüm. Şimdi sizlere sesleniyorum. Bu kitabın ilk veya ikinci sayfasında, yazarı bölümünde hepimizin, "bellekleri ile katkıda bulunan" herkesin isimleri yer alacak. Benim ismim ancak derleyen vb. bir konumda geçer. Bu anılar hiçbir şekilde belirli insanları, belirli dönemleri karalamak için bir araya getirilmeyecek, bu tür hatıralar bu kitapta yer almayacak. Şu bana bunu yaptı. Bu da şunu yapmıştı. Bu kitapta böyle şeyler bulunmayacak. Elimize bu tür anılar ulaşsa bile kitapta onlara yer verilmeyecek. Amaç Türk Hava Yolları'nın güzelliklerini paylaşmak. Kitapta yer alacak tüm anılar pembe renkli mi olacak. Evet. Peki yaşanmışlar arasında kötü anılar yok mu? Tabii ki var. Bu kötü, siyah anıların üzerinden geçen seneler onları yavaş yavaş grileştirmiş, hatta beyazlaştırmıştır bile. Sonuçta THY'den uzak olduğumuz senelerin hepsini onları düşünerek geçirmedik ya. Yaşandılar ve bitti. Türk Hava Yollarında iz bırakabildik mi? Geçen günler ve yönetimler bu izleri silebildiler mi? Bilemiyorum. İstiyoruz ki bu kitaptaki anılar önümüzdeki senelere izlerimizi kazısın. Malum yazılar silinir ama kazımadan oluşan izler ise kaybolmuyor. 100 yaşındaki ağaca 40 sene önce yazılmış olan "Seni Seviyorum" yazısının kaybolmadığı gibi. Evet, bizler hepimiz Türk Hava Yollarını seviyoruz bildiğim kadarı ile. Bizim sevgimize pembe anılar yakışıyor. Çoğumuz, çok şeyimizi Türk Hava Yollarına borçluyuz diye düşünüyorum. Evimizi, çocuklarımızın bu günlere gelmesini vb. Grilikler ve siyahlıklar bu güzelliklerle uyum sağlamaz. Eğer bu konuda benimle aynı görüşleri paylaşıyorsanız, lütfen üşenmeyiniz, anılarınızı bana mailleyiniz. (cetin_ozbey@yahoo.com) Öncelikle bunları bir görüp, okuyup bir araya getirelim. Sonra aramızdan üç kişi seçelim ve gönderilerinizden oluşan ve derlenen metni bu üç kardeşimiz de okusun. İsterseniz her anının her yaşanmışın altına gönderenin ismini yazalım. Bu konudaki görüşlerinizi bekliyorum. Mail adresini bulabildiğim tüm arkadaşlarımıza bu mektubu mail olarak da göndereceğim. Konu ile ilgili olarak bana ilk ulaşan sualin cevabı. Bizler ayrıldıktan sonra THY'ye giren veya şu anda THY çalışmasını sürdüren kardeşlerimiz bu kitaba katkıda bulunabilirler mi? Tabii ki. Zevk alırız. Onlarında katkısını almak bizleri mutlu eder. Anıların rengi değişmedikçe, bu kitaba katkıda bulunmanın kişisel sağlığa bir zararı da olmayacaktır. Bilmem anlatabildim mi? Yayınlanması bana ait diyen ağabeyimiz sözünde durur mu? Bilemiyorum. Ama göreceğiz. Olmaz ise başka birini bulacağız, o da olmaz ise başka bir yayınevini deneyeceğiz. Yeter ki elimizdeki malzeme iyi olsun. Sevgi ve saygılarımla. THY ile başlamışken. Charter'da bir gece nöbeti. Hafta ortası bir günün gecesi. Tarife de o gece uçak yok veya az. Amirlik odasında nöbetçi ekip bir araya gelmiş. Sohbet koyu. Candan Kural arkadaşımız vardı. Davudi sesi ile konuşma tarzını halen unutmam. Bazı kelimeleri uzatarak kendine has bir üslup ile konuşan, koltukta yatar gibi oturan çok konuda başı çeken arkadaşlarımızdan biri. Kapı açılır ve içeri sivil kıyafetli bir pilotumuz girer. Ve kendisini tanıtır. Ben; yeni Yer İşletme Başkanı....... Candan yatar gibi oturduğu koltuktan hafifçe doğrulur, Hoş geldiniz de, siz terminale hangi kapıdan girdiniz diye sorar. Yeni Başkanımız, sualin nedenini anlamamasına rağmen yandaki bagaj arabası girişini gösterir. Candan'ın cevabı Başkan dahil hepimizi kopartır. "Olmadı, .... Kapıdan girip doğru tuvaletlere gidecektiniz. Buraya kadar gelmenize gerek yoktu. Oradan çıkınca "Bu tuvaletler neden pis" diye bağıracaktınız. Böyle yapsaydınız biz anlardık ki üst seviyede biri gelmiş, koşar yanınıza gelirdik." Cevabı biter bitmez, sanki söyleyen kendisi değilmiş gibi, toparlandı ve Hoş geldiniz..... bey, ben Candan Kural diye kendini takdim etti. Dilinde kemik olmayan, nüktedan, güzel bir arkadaşımızdı. Allah selamet versin. Sağlıklar diliyoruz. Yeni Başkan mı ? Çok Ciddi bir adamdı. Çok da medeniydi. Yanılmıyorsam birkaç ay sonra ayrıldı görevden. Ondan sonra gelen yeni Başkan, Charter'a yan kapıdan girip, ofise gelip kendini takdim etmedi. Onunla da başka bir şekilde tanıştık.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Gökyüzü Haberci Android Market'te.

GÖKYÜZÜ HABERCİ E-DERGİ

Gökyüzü Haberci'yi Facebook'ta takip edin
Bumerang - Yazarkafe

FİRMALAR