Çetin Özbey
Çetin Özbey

Ben söylemiştim ya?



Eski bilgisayarımı toparlarken bu dosyaya rastladım. Daha
önce bu konuyu Gökyüzü sayfalarına koymuş muyduk hatırlayamadım. Tekrar olsa
bile bir şeyler anlatıyor. Bilmem sizler ne düşünürsünüz?



Küçücük bir çocuk. Haşarımı haşarı. Yerinde duramıyor.
Zekâsına güveniyor ve de çalışmıyor. 
Aile hiperaktif diyor, çevre başka türlü isimlendiriyor bu
hareketliliği. Öğretmeni ışık görmüyor, okul müdürü diğer öğrenciler için iyi
örnek teşkil etmediğini düşünüyor. Ya aile alıyor okuldan ya yönetim onu uzaklaştırıyor.
Bu çocuk için söylenilenler ise hep aynı. "Adam olmaz..." Zaman zaman bu
görüşler doğru çıkar. Ama tersini de görebilmek mümkün.



Ben söylemiştim ya, diyenleri çok gördük. Siz hiç "ben
tersini söylemiştim, yanıldım" diyeni gördünüz mü? Zannetmem. Hele aşağıdaki
örneklemeler için, işte olmaz denilmesine rağmen olanlardan bir kaçı.



Müzik tarihinin en büyük isimlerinden biri olan Beethoven'in
keman tutuşunu gören müzik öğretmeni onun için müzisyen olamaz demişti.



 Buharlı motor
çarkının patentini alarak büyük bir başarıya imza atan George Westinhouse
yaşıtlarına göre yeteneksiz ayrıca da çalışmayı sevmeyen biri olduğu gerekçesi
ile okuduğu kolejden atılmıştı.



 Michigan Port Huran
ilkokulu öğretmeni ailesinin başarısız olduğu için okuldan aldığı öğrencisi
Thomas Edison için "O beyinsiz çocuk hiçbir işte başarılı olamaz" demişti. Bu
gün bizi onun buluşu aydınlatıyor.



Walt Disney için gazetenin editörü "onda zerre kadar resim
kabiliyeti yok" demişti. O yılmadı. Halen zevkle izliyoruz.



 Günümüzün en tanınmış
basketbolcusu Michael Jordan'ı okul takımının çalıştırıcısı yetenekli olmadığı
ve de boyunun kısa olmasından ötürü okul takımına almamıştı. Kendi hırsı ve
annesinin ona duyduğu güven ve destek onu bu günkü konumuna getirdi.



 Enrico Caruso'nun
müziğe başladığı yıllarda ders olmak için başvurduğu öğretmen "Sesin pencere
kenarından giren rüzgârın ıslık sesine benziyor demiş ve bu nedenle ona ders
vermeyi reddetmişti. Sonuç Caruso dünyanın en büyük tenorlarından biri
oldu. 



Margaret Michelle'in "Rüzgâr Gibi Geçti" adlı romanının
basımı tam 39 kez yayıncılar tarafından reddedildi. Yılmadı 39'ncu başvurusunda
bir yayıncı kitabı bastırmayı kabul etti. İlk basımı takiben kaç kez yeniden
basıldı bilmiyorum.



Bilmem bu söze benim kadar kızan var mıdır? "Ben söylemiştim
ya."



Bir iş yapmaya kalkarsınız. Karşınıza biri çıkar size bu
işin böyle yapılmaması gerektiğini size söyler. İnsan her zaman aynı ruh
halinde olmaz ya. Dinlemeyeceğiniz tutar. Oysa ki genelde insanları dinleyen,
söylenilenleri değerlendiren bir kişiliğiniz vardır. Bu defa o işi kendi
bildiğiniz gibi yaparsınız. Sonuç başarılı olmaz. Üzüntünüzün doruk noktasında
bir insan dikilir şartmış gibi karşınıza. "Ben sana söylemiştim ya"



Çek vur. Haklı olmaya haklı ama insan her zaman
kaldıramıyor, hakkı teslim etmeyi de her zaman beceremiyor galiba. İnat etmek,
işin peşini bırakmamak gerekir. Vazgeçmemek, yeniden denemek gerekir. Olmaz ise
bir kez daha, ta olana kadar. Yukarıdaki örneklemelerin tümünün yaşamında
yaptıkları işe inatla işe asılmak, bıkmadan usanmadan aynı konuda çalışmak var.



İbni Sina'nın "Kendinin ne olduğunu bilen insan, bazı
kendini bilmezlerin onun hakkında söylediklerinden etkilenmez" sözü insanın
çalışma azminin önüne hiçbir şeyin geçmemesi gerektiğini anlatıyor.



YAZARIN DİĞER YAZILARI
Gökyüzü Haberci Android Market'te.

GÖKYÜZÜ HABERCİ E-DERGİ

Gökyüzü Haberci'yi Facebook'ta takip edin
Bumerang - Yazarkafe

FİRMALAR