Derya Zengin
Derya Zengin

Havalimanının yeni yüzü

Atatürk Havalimanında dur durak yok sürekli kendini yeniliyor.
İlk önce Duty Free, şimdi de eski adıyla Flags baştan aşağı yenilendi.
Duty Free, bu yenilenmenin karşılığını en iyi şekilde alıyor birçok ödül alarak emeklerinin karşılığını görüyor.
Bence eski Flags yeni Restro; Eat'n Fly'ı da yakın zamanda bu ödüllere ortak olacaktır.
Dizaynı harika olmuş, eski yemekhane ya da kafeterya havasından hiçbir şey kalmamış lüks bir restoranda yemek yiyor gibi hissediyorsunuz kendinizi yemek çeşitleriyle, görselliğiyle önce gözünüz doyuyor sonra da mideniz. Çok başarılı buldum emeği geçen herkesi tebrik ediyorum.
Şimdi bence birde Dış Hatlar Gidişte Pasaporttan sonra yer alan yemek bölümlerinin bir elden geçirilmesi gerekiyor çünkü çok basık ve boğucu bir ortam insanın içinden yemek yemek gelmiyor.
Yenilemeler bununla sınırlı değil aslında, TAV ile Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü'nün (DHMİ) imzaladığı ek sözleşme uyarınca İstanbul Atatürk Havalimanı İç ve Dış Hatlar Terminali genişletilecek ve ek açık otopark yapılacak.
Atatürk Havalimanı Gelişim Projesi için öngörülen yatırım tutarı yaklaşık 36 milyon Avro, bu yılın ilk çeyreğinde imzalanan TAV İstanbul prefinansman sözleşmesi kapsamında elde edilen finansman bu harcamaları yapmak için yeterli seviyede olduğundan, proje ek bir finansman ihtiyacı doğurmayacak.
Yolcu salonlarının sayısının ve CIP Servis olanaklarının artması, hizmet kalitesinde fark yakalanması hedefleniyor. Ayrıca, İç Hatlar Terminali'nde 9 olan yolcu köprüsü sayısı 15'e çıkarılıyor. Dış Hatlar Terminali ise 18.000 metrekare genişletilecek ve havayolu ile bilet satış ofislerinin sayısı da genişletme çalışmalarıyla birlikte artacak.
Yani şuan baştanbaşa 40 dk da ancak geçtiğiniz Atatürk Havalimanını 1,5 saatten önce gezemeyeceksiniz. İstanbul'a yakışan bir havalimanı olma özelliğini hiçbir zaman elinden bırakmayacak olan Atatürk Havalimanı kendini yenilemeye, geliştirmeye son hız devam ediyor.
    HHH
Pilotlar ve Havaİş
Bilindiği gibi; 25.8.1971 tarihli 1475 sayılı Temel İş Kanunu'nda (5. Madde) olduğu gibi, 22.5.2003 tarihinde kabul edilen 4857 sayılı İş Kanunu'nda (4. Madde) da 'deniz hava taşıma işlerinde ve iş ilişkilerinde bu kanunun hükümleri uygulanamaz' hükmü gereği uçarak görev yapan pilot, uçuş mühendisi, kabin memuru ve yükleme operatörü gibi personel, iş kanunu kapsamı dışında tutulmuştur.
İşveren ve çalışanın yasal durum ve haklarıyla uyuşmazlıklara ilişkin yasal boşlukların yanı sıra tüm gelişmiş ülke uygulama ve yasalarına aykırı şekilde, uçucular Türkiye Cumhuriyeti'nde bir iş kolu olarak görülmemektedir.
Yılların konusudur bu... Haklarımız yok diye pilotlar uzun zamandır söylenir durur. Haklılarda büyük, zorlu, gözde meslekler olmalarına rağmen Türkiye Cumhuriyeti'nde bir iş kolu olarak görülmüyorlar. TALPA Başkanı Sevgili Tuna Kaptan konuyu çözme yolunda büyük adımlar atmıştı. Şimdi TALPA yönetimi değişti yeni TALPA Başkanı Ziya Kaptan'da tabiî ki aynı konu üzerinde çalışmalara devam ediyor. Gazetecilere bir yemek verdi geçtiğimiz günlerde vurucu ve o kadar da üzücü açıklamalar yaptı.
"Hayvan haklarının olduğu ülkemizde bizi koruyan, kollayan bir yasamız yok. Üstelik bizi koruyacak yasanın çıkarılması için her türlü zorlukla karşılaşıyoruz" dedi.
Bu cümleyi düşününce hem ne kadar gerçek hem de ne kadar acı diyorum kendi kendime. Havacılığı neredeyse baştan yazan Ulaştırma Bakanımız Binali Yıldırım, bu konuda neden duyarsız kalıyor ve pilotlarımızı mağdur ediyor anlamış değilim. Yaptığı yenilikler ve aldığı kararlarla Türkiye havacılığını adeta baştan yarattı Bakanımız.
Geçtiğimiz günlerde çok ilginç bir şey daha öğrendim Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül'ün babası Kayseri Tayyare Fabrikası'ndan usta başı olarak emekli olmuş.
Havacılığın ailesinden geldiğini ve havacılık merakını anlatan bir makale okudum, tayyare hikayeleri dinleyerek büyümüş meğer Cumhurbaşkanımız.
Kale Grubunun, Kale Havacılık Tuzla tesislerinin açılışını da bu nedenden hem keyifli hem buruk yaptığını düşünüyorum. Açılışta Havacılık sanayinin, Türkiye'de 1927'lere dayandığını, 1927'de Kayseri'de Atatürk'ün talimatıyla tayyare fabrikası kurulduğunu ve 2. Dünya Savaşı'ndan sonra Türkiye'nin bu alanda hızını kaybettiğini ifade ederek havacılık sektörünün ilk kurulduğu yıllarda dünyayla aynı seviyede yarışan ve ilerleyen, daha sonra bundan vazgeçen Türkiye'nin bir uçak sanayi geçmişi bulunduğunu dile getirdi. Gül, eskileri hatırlayarak babasının o dönemde yapılan uçakların yurt dışına satıldığını, daha sonra nasıl tamir edildiğini ve Türkiye'de üretilen hassas malzemelerin bu uçaklarda nasıl kullanıldığını kendisine anlattığını da belirtti.
Savunma sanayi ve havacılık alanında iş yapmanın kolay olmadığını, güçlü bir irade ve politik kararlar gerektirdiğini biliyoruz. Kale Havacılığın bu yatırımları en iyi şekilde değerlendireceğine eminim.
Kale Havacılık tesislerinde dünyanın en önemli savunma ve havacılık sanayi projeleri için üretim yapılacak. 18 bin metrekare kapalı alan üzerinde inşa edilen ve bir buçuk yılda tamamlanan akıllı binada hizmet verecek olan Kale Havacılık için toplam 50 milyon dolar harcandı.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Gökyüzü Haberci Android Market'te.

GÖKYÜZÜ HABERCİ E-DERGİ

Gökyüzü Haberci'yi Facebook'ta takip edin
Bumerang - Yazarkafe

FİRMALAR