Dr. Suat Sarı
Dr. Suat Sarı

Türkiye'de şoför profiline bakış ve öneriler

Değerli Gökyüzü haberci okuyucuları, uzunca süren bir siyasi maraton nihayet Mart 2009 'da finalize oldu. Siyaset ülke gündeminde, bir süre düşük bir tansiyon ile seyredecek "siyasetin Şoförleri de yorgunluklarını parti merkezlerinde ya TBMM'de daha az demeç vererek ya da mevsim şartlarına en uygun tatil mekanların da streslerini azaltacaklar. Peki laf "siyasetin şoförlerinden" açılmışken uzun bir süredir ara verdiğimiz Ulaşım ve Trafik arenasındaki sürücülerdeki gelişme bıraktığımız yerde midir? Üretilen yol ve kavşaklara layık bir trend oluşmakta mıdır? Öyle ya bizim kuşakların nasıl ehliyet sahibi olduklarını hangi yazılı ve sözlü sınavları ne çeşit bir ciddiyetle yaşadığımızı burada ifade etmeye gerek yok!... Şimdilerde ehliyetlerin verildiği kuruluşların bir miktar daha ciddi ve profesyonel olduklarını söyleyebiliriz. Ancak o kuruluşlarda da hızlı ehliyet almak isteyenlerin maddi güçlerinin rol oynadığını zaman zaman görebiliyoruz. Türkiye'nin AB'ye giriş sürecindeki bir takım teknik kriter ve normların ülkemizde uygulanmasına pozitif bakanlardanım.Gerek ehliyet sınavları, gerekse ehliyet sonrası uygulama ve testlerin aynı süreçlerden geçmesi gözardı edilmemesi gereken bir gerçektir. 1975 yılında aldığım ehliyetimin üzerinde 34 yıl geçmiş. Bu kadar yıldır başımdan geçmesi muhtemel bir çok olaydan dolayı aynı performansta araç süreceğimi kim söyleyebilir? Bu durumun olumsuzluğundan, birçok kimseye verilecek zararları engellemek adına 5 yılda bir araç sürücülerine birtakım testler uygulanamaz mı? Şimdi tüm bu açıklamalardan sonra 18.887.354 adet ehliyet sahibi Türk sürücüsünü (3.072.429 adedi bayan) geçmişten kalan kötü sürüş özelliklerinden nasıl arındıracağımız kalıyor. Bu sorgulanmayan alışkanlıklar gayri profesyonel sürücüler için Türkiye karayollarını kendileri için sinyalizasyonsuz, tahdit levhasız, polissiz, şeritsiz ralli cenneti yapmakta, bunun belgesi de aşağıdaki istatistiki bilgiler olmaktadır. İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri 23-29 Mart 2009 tarihleri arasında yapılan trafik denetimlerinde, 39 bin 706 araçtan trafik kurallarını ihlal eden 29 bin 289 sürücü hakkında işlem yaptı. Buna göre; 8.782 araç sürücüsü kırmızı ışıkta durmadı. 8.235 araç sürücüsü yasak yere park etti. 2.937 araç sürücüsü emniyet şeridini ihlal etti. 1.660 sürücüsü seyir halinde cep telefonuyla konuşurken yakalandı. 212 araç sürücüsü alkollü araç kullandı. 191 sürücü görüşü engelleyici süs eşyası taktı. 63 sürücü araçlarına azami toplam ağırlıkların üzerinde yükleme yaptı. 29 sürücü korsan taşımacılık yaptı, 57 motosiklet sürücüsüne ehliyetsiz araç kullanmaktan, 51 sürücüye de Motosiklet kullanırken koruma başlığı takmamaktan ceza kesildi. 76 taksi sürücüsü de kısa mesafeli yolcu almamaktan ceza aldı. 31 sürücüye taşıma sınırı üzerinde yük almak veya dingil ağırlıklarını aşacak şekilde yük yüklemek, 67 sürücüye azami toplam ağırlıkların üzerinde yükleme yaptırmaktan cezai işlem uygulandı. Şimdi final resmi okuyoruz; Türkiye, 5 yılda 21 bin 721 kişiyi trafik canavarına kurban verdi. 2002-2007 arasında 2 milyon 782 bin 948 trafik kazası meydana geldi. Kazalarda 719 bin 592 kişi yaralandı, 21 bin 721 kişi öldü. Kazalarda 3 milyar 933 milyon 40 bin 724 maddi hasar tespit edildi. Araç ve sürücü sayısı; 2007'de 2002'ye kıyasla arttı. Araç sayısındaki artış oranı yüzde 40,4 sürücü sayısındaki artış ise yüzde 22.8 oldu. Sevgili okurlar, yukardaki rakkamlar bu ülkenin enflasyonunu ve gelişmişlik düzeyini çok çarpıcı bir şekilde bizlere anlatmaktadır. Bu kadar İSRAF EKONOMİSİ ÜRETEN toplumda enflasyon kaçınılmazdır.!.... Zaten bu görüntü sürücünün topluma ve Devlete saygısızlığının bir göstergesi değil mi? Devlet nizamının olduğu ülkelerde neden bu oranlar daha düşük. Tüm bu veriler bizi iki kez düşünmeye davet etmelidir. Öneri: 2 yıllık bir program dahilinde özel sektörle işbirliği yaparak ve hatta trafik muayene istasyonları devreye sokularak Türkiye çapında tüm sürücülere Psikoteknik sürüş ve dikkat testleri uygulanmalıdır.Tüm sürücüler acil yardım eğitimine haiz olmalıdır. RTÜK kanalıyla her TV kanalı her gün 10 dakika müddetle Emniyet genel müdürlüğünün trafik ceza fonlarından hazırlayacağı, trafik kurallarını anlatan filmleri yayınlamalıdır. Şehirdeki billboardlar kanalıyla trafik kuralları sürücü ve yayalara hatırlatılmalıdır. Toplu taşım araçlarının uygun yerlerinde çarpıcı trafik sloganları yayınlanmalıdır.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Gökyüzü Haberci Android Market'te.

GÖKYÜZÜ HABERCİ E-DERGİ

Gökyüzü Haberci'yi Facebook'ta takip edin
Bumerang - Yazarkafe

FİRMALAR