Dr. Suat Sarı
Dr. Suat Sarı

İETT neden özelleştirilmiyor?

İETT yani İstanbul, Elektrik, Tramvay, Troleybüs işletmesi (adı dahi eskimiş nostaljik şirket) İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin iktisadi teşebbüslerinden en büyük ciro ve araç parkı değerine sahip bu devasa kuruluşun 8554 personeli 2817 adet otobüs filosuyla yıllar boyu zarar eden belediyenin en büyük iktisadi teşebbüsü olduğunu yıllardır izlemekteyiz.
İstanbul gibi büyük bir metropolde kaliteli hizmet vermeye çalışan İ.E.T.T'nin işletme filosunda 1985-1986-1987 model 288 adet MAN otobüs bulunması ve 2817 adet otobüsünün ortalama yaşının toplu taşım filo yaşı kriterlerine göre alt seviye olan 11,6 yıl olması, anılan kuruluşun gelirlerini arttıramamaktan dolayı yatırım yapmadaki tıkanıklığını ,açıkça göstermektedir.
İETT'nin yolcu doluluk oranına baktığımızda ve halk otobüslerinden aldığı cirodan pay gelirlerini incelediğimizde bu kuruluşun zarar etmesini anlamak mümkün değildir!
Peki devletin ve global dünyanın özelleştirmelere bu kadar ağırlık verdiği bir trendde İETT neden özelleştirilmemektedir? 
Daha konforlu bir toplu taşıma işletmesi vatandaşların hakkı değil midir?
Aldığımız hizmetin kurumsal bazda olmadığı, gerek araç temizliği gerekse personel profilinden açıkça görülmektedir. İETT'nin istihdam ettiği şoförlerin vatandaş ile diyaloğunun verimli olmadığı yıllardan beri bilinen bir gerçektir! Araçların bir çoğunda bulunmayan klima sistemi (İ.E.T.T otobüslerinin %30'u klimalıdır.) özellikle yaz aylarında yolculara işkenceli bir seyahat eziyeti doğurmaktadır.
Peki ne yapılmalı?
Bu konuda bir çok ilde belediyeler tarafından özelleştirme uygulamaları 2005 yılından itibaren başlamıştır. Denizli, Gaziantep, Afyon, Tekirdağ, Trabzon, Çorum vb iller özelleştirilmiş kamu taşımalarının en önemli örnekleridir. Anılan belediyeler yıllarca zarar eden toplu taşım sistemlerini özelleştirerek bütçelerine hatırı sayılır gelirler temin etmişlerdir.
Bir çok Avrupa metropolü 2000'li yıllardan itibaren toplu taşıma sistemlerini özelleştirmişlerdir. Bu sayede halk daha modern ve konforlu hizmet alabilmekte, dolayısıyla vergilerimizden beslenen bu işletmelerin zararları önlenmekte ve oluşturulan artı değer halka okul, hastahane olarak geri dönebilmektedir.
Mevcut yapının gerek özelleştirme periyodunda gerekse özelleştirme sonrası sağlaması gereken standartlara gelince; işletmenin ortalama filo yaşı 5 yaşından büyük olmamalıdır. Ikarus ve benzeri tedavülden kalkmış çevre kirliliği yaratan eski model otobüsler süratle filodan çıkarılmalıdır. Artık başta ABD ve AB ülkelerinde kullanılmaya başlayan HYBRİD ve HİDROJEN GAZLI otobüsler filolara ilave edilmelidir. Sürücüler davranış ve sürüş eğitimleri almalı, psikoteknik testlerden geçmelidirler. Otobüsler sabah akşam trafik yoğunluğunda balık istifi yolcu taşımayla muhatap olduklarından, ilo çift katlı otobüslerle techiz edilmelidir. Engelli ve yaşlı vatandaşlar için oturma grupları tesis edilmelidir. Otobüs içlerinde yolcu ve şoför davranışları kamerayla denetlenmeli ve yolcu memnuniyet anketleri yapılmalıdır. Duraklarda dijital yolcu bilgilendirme (otobüs hatlarının varış zamanı vb) sistemi kurulmalıdır.
Ancak gözden kaçırılmaması gereken durum, özelleştirilen işi kalite ve standartlar açısından iyi denetleyemiyorsan yapılan özelleştirme peşkeş çekme olarak anılacaktır. Londra'da özelleştirilen şehiriçi banliyöleri halen fiyat ve konfor olarak halkın büyük tepkisini çekmeye devam etmektedir. Bir vatandaş olarak şehrin yöneticilerinden daha modern ve konforlu bir toplu taşıma talep ediyoruz.
Yukarıda anlatılanları haklı ve doğru buluyorsanız sizde talep ediniz. Demokrasi talebin saygıyla karşılandığı bir rejimdir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Gökyüzü Haberci Android Market'te.

GÖKYÜZÜ HABERCİ E-DERGİ

Gökyüzü Haberci'yi Facebook'ta takip edin
Bumerang - Yazarkafe

FİRMALAR