Derya Zengin
Derya Zengin

Boşa harcanmış 82 yıl....

Her dev proje küçük bir adımla başlar. Rayt kardeşler dünyada ilk planörü uçurmayı başardıklarında elbette günün birinde jumbo jetler, uzay mekikleri yapılacağını bilmiyorlardı. Önemli olan, ilk adımdan sonraki adımların sayısı ve sürekliliğidir.

Türkiye'de ilk uçağın, "Made in Turkey" olarak 70 yıl kadar önce yapıldığını biliyor muydunuz? Bugün ilk uçağımızın önce umut verici başlayıp, sonra hazin biten öyküsüne yer verelim isterseniz:
Kurtuluş Savaşı'nın ardından dünyada ve Türkiye'de ekonomik sıkıntı had safhaya ulaşmıştı. Bu yüzden orduya uçak ve benzeri ihtiyaçlar ancak halkın bağışlarıyla alınabiliyordu. O yıllarda her ilden toplanan paralarla ya da zengin vatandaşların bağışı ile bir uçak alınıyor ve kuyruğuna bağışlayanın ismi yazılıyordu. O yıllarda Türkiye'nin sayılı zenginlerinden olan Nuri Demirağ'a da bu teklif sunuldu, ancak o uçak almak yerine uçakların imal edilebileceği bir fabrika yapmaya talip oldu. Yanına aldığı teknisyen ve mühendislerle birlikte seyahatlere çıkan Nuri Demirağ, Almanya, Çekoslovakya ve İngiltere'deki uçak fabrikalarını gezdi ve bilgi aldı.
Nuri Demirağ, 1936 yılı ortalarına doğru uçak fabrikası için hazırlıklara başlamış ve ilk etapta on yıllık bir program yaptı. Bir Çekoslovak firmasıyla anlaşarak İstanbul Beşiktaş'ta Hayrettin İskelesi'nde, bugün Deniz Müzesi olarak kullanılan, o zamana göre modern bir bina yaptırdı. Nuri Demirağ, Türkiye'nin ilk uçak mühendislerinden olan Selahattin Alan ile birlikte çalışıyordu. Selahattin Alan, ilk Türk tipi uçaklarının çizimini yapmış ve yapımını sağlamıştı. Nuri Demirağ ile birlikte kolları sıvayan Selahattin Alan, Türkiye'nin ilk modern uçak fabrikasını kurmaya başladı. Fabrikanın ilk siparişi Türk Hava Kurumu (THK) tarafından verildi. İlk sipariş 65 adet planör, sonrasında 10 adet başlangıç eğitim uçağıydı. Planörler, 1937-1938 yıllarında tamamlanarak teslim edildi. Bu dönemde Selahaddin Alan'ın, Eskişehir'de prototipini yaptığı, Nu D.36 rumuzuyla 24 adet uçak imal edildi. 1938 yılında, Nu D.38 rumuzlu, çift motorlu ve madeni gövdeli, 6 kişilik yolcu uçağının dizaynına başlandı.
1937-1938 yılı içinde Türk Hava Kurumu 10 okul uçağı ve 65 planör siparişinde bulundu.

İstanbul fabrikalarında yapılan ilk yerli Türk uçağı, 1941 yılı Ağustosunda Nuri Bey'in doğduğu yer olan Divriği'ye uçarak gidip gelmişti. Halkı da heyecanlandıran bu tür gösterilerin yararlı olduğunu düşünen Nuri Bey Eylül ayında 12 uçaklık bir filoyu, Bursa, Kütahya, Eskişehir, Ankara, Konya, Adana, Elazığ ve Malatya rotasında uçurarak halka kendi tayyarelerimizle göklerimizi kendimizin koruyabileceğini göstermek ve onlara inanç vermek istemiştir.


Nuri Demirağ'ın Beşiktaş'taki fabrikada yapılan ve hiç bir arıza göstermeden başarılı uçuşlarına devam eden uçakları, Türkiye'de olduğu kadar yurtdışında da büyük yankılar uyandırmıştı. Özellikle çift motorlu, barışta yolcu uçağı, savaşta istenildiği zaman eksiksiz bir bombardıman uçağı görevini görecek şekilde yapılan ve saatte 270 kilometre hıza ulaşan, 5 bin 500 metre yükseğe çıkabilen Nu D.38'in yapılması, dünya uçak sanayicilerinin dikkatini birden Türkiye'ye ve Nuri Demirağ'ın uçak fabrikasına çekmişti. Ürettiği Nu D.38 adını taşıyan çift motorlu 6 kişilik yolcu uçağı yurt dışında büyük ilgi gördü ve bu uçaklar Dünya havacılığı yolcu uçakları A sınıfına alındı. Nuri Demirağ'ın işleri giderek büyüyordu. Atölyede yapılan uçakların testleri için bir piste ihtiyaç vardı. Bu yüzden Yeşilköy'de, şu anda Atatürk Havalimanı olarak kullanılan, Elmas Paşa Çiftliği'ni satın alarak, orada 1559 dönümlük geniş arazi üzerinde, 1000x1300 metre ölçülerinde bir uçuş sahası yaptırdı. Bu sahanın üzerine bir de, Nuri Demirağ Gök Okulu, uçak tamir atölyesi ve hangarlar yapıldı. Bu tesisleri yaptıran Nuri Demirağ, "Türk'ün yaptığı uçakları elbette Türkiye'de yetişen pilotlar uçuracaktır" düşüncesiyle hareket ediyordu. Bu yüzden havacılık üzerine eğitim verecek 150 yataklı bir yurdu da bulunan 'Gök Okulu'na, üniversitede okuyan veya mezun olmuş öğrenciler alınıyor ve uçuş eğitiminin yanı sıra uçağın teknik yapısıyla ilgili eğitimler de verilerek pilot yetiştiriliyordu.
Türk Hava Kurumu, sipariş ettiği uçakların testini Eskişehir'de bulunan pistte yapılmasını istedi. Bu test uçuşunu henüz yeterli uçuş deneyimi olmayan başmühendis Selahattin Alan yapmak istedi. İniş sırasında piste hayvanların girmemesi için kazılan hendeğe düşen Selahattin Alan şehit düştü. Bu olay üzerine THK bütün siparişlerini iptal eder ve şartlara uygun değildir diye belge verir. Nuri Demirağ bütün çabalarına rağmen yetkililerin bu kararını düzeltemez. THK'yi mahkemeye veren ve zamanın Cumhurbaşkanı ve hükümet yetkililerine mektuplar gönderen Nuri Demirağ, hiçbirinden sonuç alamayınca fabrikasını kapattı ve siyasete atıldı.
İşte biz o tarihten sonra uçak siparişlerimizi hep yabancılara verdik.
Yazık değil mi? Bir adam çıkıyor fabrika kuruyor, uçak üretiyor sonra ne oluyor yıl 2010 Türkiye'de bırakın uçak üretimini araba üretilmiyor... Neden bu kadar mı aciziz, bizim mühendisimiz yok mu? Bizim uçak yapacak kalitede adamımız yok mu?
2023 için böyle bir proje varmış.
Türk Havacılık ve Uzay Sanayi, dünyanın en büyük havacılık şirketleri olan Kanadalı Bombardier ve Goodrich ile uçak ve helikopter üretmek için görüşmelere başlamış.
TAI, 2023 yılında kendi uçağını veya bir şirketle ortak uçağı üretmek istediklerini söylüyor. Cumhuriyetimizin 100. yılında bölgesel yolcu, sivil uçağımızı tasarlamış ve üretmiş olmayı hedefliyoruz diyorlar.
Yıl 1941 Türk halkı Gökyüzündeki ilk Türk uçağına el sallıyor.
Yıl 2010, Türk halkı 2023'ü düşünüp hayal kuruyor.
Koskoca boşa harcanmış 82 yıl....

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Gökyüzü Haberci Android Market'te.

GÖKYÜZÜ HABERCİ E-DERGİ

Gökyüzü Haberci'yi Facebook'ta takip edin

FİRMALAR